Mehmet Ali Abakay Yazdı: Küçüklerin Mezarı Yüreklere Sığmaz

Küçüklerin Mezarı Yüreklere Sığmaz

Şehir araştırmalarımızda kimi isimlerin mezarlarını yerinde görmek gerekir. Adres elbette mezarlıklardır.

Ünlü bir yazar, şair, devlet adamı, eğitimci,…

Bazen küçük mezarlar vardır, göze çarpan.

Kitabesi dikilmemiş taze mezarlar.

Yaşayacak ömrü kısa olan çocuklar.

Bir mezara sahip olmakla övünmeli, ne kadar acı duysa da anneler, babalar.

Peki yıktırılan yapıların enkazında kalanlar.

Bombalanan köylerde, ilçelerde, şehirlerde âilece yok edilenler…

Açlıktan, susuzluktan ölenler…

Çocuklarının mezarları olanlar sevinmelidir.

Onlar, çocuklarını doktora götürmüşlerdir.

Tedavî yolları tükenmiştir.

Nihayetinde veren almıştır.

Çağın vahşetinde hayattan kopartılan çocuklar için ne demeli?..

Evinde beslediği hayvanı için her şeyi yapanlar!..

Açlıktan, susuzluktan bir deri bir kemik kalan çocuklar için ne düşünürler?..

Şehri inşâ eden insanın hayatına bir değer verilmeyince şehirler ölür, küçük çocuklar gibi, sessiz sedasız.

Şehirlere ağlamamak elde mi?

Yıktırılıp harap edilen şehirlere ağlayışımıza anlam veremeyenlerin hayatları mana taşır mı?

Yaşlısı, hastası, engellisi, çocuğu, genci, kadını, erkeğiyle toplu yok edilen insan ölünce şehir, insansız kıymet taşır mı?

Herkes ektiğini biçecek, kuşkusuz.

Kinle nefretle insan kıyımlarını gerçekleştirenler, unutmamalı ki toprağa düşen insanın günahsızlığı sebebiyle katledilmesi mazlûmun bedduasının gerçekleşmesinin delilidir.

Küçük çocuklara ağlayanlar, annelerini ve babalarını, kardeşlerini, büyüklerini neden anmaz?

Çocuklar doğmadan ölür, kimi coğrafyalarda anneleriyle beraber.

Kimine üç- dört yaş büyük kardeşleri bakar, yetim ve öksüz….

Dünyanın dört bir yanında durum farksız.

Dilini, ırkını bilmediğim, toprağına ayak basmadığım, mazlûm insana her zulmü reva görenleri dost bilmenin, zalimin zulmüne ortaklık olduğunu söylesek mi?

İnsan olmayınca şehir, şehirler olmayınca hayat anlamını kaybetmiyor mu?
Kaynak: Mehmet Ali Abakay

admin
Sosyal Medya

admin

1953 yılında Edirne'de doğdu. İstanbul Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu. 11 yılı lise müdürlüğü olmak üzere 25 yıl öğretmenlik yaptı ve 2001 yılında Milli Eğitim Bakanlığı'ndan emekli oldu. Üniversite yıllarından beri hobi olarak çeşitli yerel ve ulusal basında köşe yazarlığı yaptı. İlk kitabı olan 'BAŞARI HİKAYELERİ' 14 Haziran 2018'de yayımlandı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.