Basından Seçmeler/Ersin Çelik Yazdı: Şule’yi Neden Hâlâ Affedemiyorlar?

Şule’yi Hâlâ Neden Affedemiyorlar?
Kendisi hakkında Ekşi Sözlük’te edilen hakaret ve iftiralar arasına sıkışmış şu karşıt malumat, aslında o köhne zihniyetin itirafı olarak kısmen doğru: “Siyasal İslam’ın ve gericiliğin bayraktarlarından…”

Evet, o bir bayraktardı. Vefatının ardından yazılanlar ise mide bulandıracak kadar seviyesiz, büyük bir nefretin sonuçlarındandı.

‘Huzur Sokağı’ kitabı binlerce gence dokunan Merhum Şule Yüksel Şenler’in hayatını anlatan diziyi izlerken “Vay be…” dedim.

Bir mücadele insanının hayat hikâyesi günümüze ancak bu kadar başarılı taşınabilirdi. Ancak dizi, tabii platformunda yayınlanır yayınlanmaz malum bir kesimin linçine uğradı. Şule Yüksel Şenler’e duyulan o bitmeyen öfkeden bu kez nasibini alanlar, onun mücadelesine ekranlarda hayat veren oyuncular oldu.

Peki ama nedir bu dinmeyen öfkenin nedeni? Dizide de işleniyor: 1960’larda başı açık, modern bir kadın ve yazar kimliğiyle var olurken örtünmeyi seçiyor ve bir rol model olarak Anadolu’yu karış karış dolaşıyor. Bu arada hakkında sayısız dava açılıyor; aleyhinde suç duyurusunda bulunan güya çağdaş kadın derneklerini zihnen felç eden savunmalar yaparak hem hukuk önünde beraat ediyor hem de milletin kalbinde güç kazanıyor. Akabinde hapse atılıyor. Türlü eziyetlere, susturmalara ve medya operasyonlarına maruz kalıyor. Ama önüne geçemiyorlar.

O sebeple; dirisine, ölüsüne, dizisine, talebelerine ve hatta onu canlandıran oyunculara duyulan öfke bugüne ait değil. Yetmiş yıllık kurumsal bir kinin kuşaktan kuşağa taşınmış hâlini sergiliyorlar.
Dönüp bakacak olursak; Şule Yüksel Şenler çok rahatsız etti onları.

Zira o, sonradan örtünmeyi seçmişti, dönemin kültürel iktidarına teslim olmamıştı, Anadolu’nun kızlarına, inançlarıyla kamusal hayatta var olabileceklerini gösteren bir meşale yakmıştı. En önemlisi de sadece yazmadı, yazgısını yaşadı.

Aslında dertlerinin Şule Hanım olmadığını biliyoruz.
Dertleri; başörtülü kadınların üniversite kapılarında ağlatıldığı günlerden bugüne uzanan büyük toplumsal dönüşüm.

Türkiye değişti. Ama bazı çevrelerin hırsı hiç dinmedi. Yıllarca koruduklarını sandıkları ideolojik barikatlar yıkıldığı için, Şule Yüksel Şenler’i bir türlü affedemiyorlar.

Sizce de öyle mi?
Ersin Çelik
*** ****** *** *** ******
Niçin böyleler?
Arpa çok fazla, saha çok geniş, hürriyet denen nevale sonsuz.. En önemlisi de “TAŞLAR BAĞLI, İTLER SERBEST”
Bağlayan da lüzumsuz merhamet sahibi 20 yıllık hükümet.
Hal böyle olunca cesur olan onlar, korkan da biz oluyoruz. Aksi halde AKPliler kızıyor.
Tevfik Yaşar Tekeli
Kaynak: Ersin Çelik

Admin Ali Süzen
Sosyal Medya

Admin Ali Süzen

1953 yılında Edirne'de doğdu. İstanbul Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu. 11 yılı lise müdürlüğü olmak üzere 25 yıl öğretmenlik yaptı ve 2001 yılında Milli Eğitim Bakanlığı'ndan emekli oldu. Üniversite yıllarından beri hobi olarak çeşitli yerel ve ulusal basında köşe yazarlığı yaptı. İlk kitabı olan 'BAŞARI HİKAYELERİ' 14 Haziran 2018'de yayımlandı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.