Edirne Kulisi/ M. Ali Terzioğlu Yazdı: “Zulüm Bizdense Ben Bizden Değilim!”

“Zulüm Bizdense Ben Bizden Değilim!”

Rachel Corrie’ye (1979-2003) ait bu söz, aşağıda yazacaklarımın özeti gibi aslında…

Bazıları diyor ki, ‘kırk yılda bir Edirneli Rektör atandı onu da siz yıpratmayın!’

Yada, ‘karşı mahalle’ hırlısına hırsızına ar namus tanımayanına her türlü pisliği yapan, yaşayanına bile sahip çıkarken siz, kendi mahallenizden birini adeta her fırsatta yerden yere vuruyorsunuz, yapmayın bunu. Karşı mahalle ile uğraşın!

İlk bakışta cazip bir düşünce gibi geliyor değil mi?

Ama, ‘İslâm’ bu değil! İslâm, bizdense -her ne yaparsa yapsın sahip çıkın- demiyor!

Nedir, İslâmda ilke: “Sizden biriniz bir kötülük görürse onu eliyle düzeltsin, gücü yetmiyorsa diliyle (sözle) düzeltsin buna da gücü yetmiyorsa kalben bugz (kınama-yaptığı işten nefret etme) etsin. Bu ise imanın en zayıf noktasıdır”.

“Kuvvetli müslüman zayıf müslümandan hayırlıdır.”

Yani, gördüğü kötülüğü eliyle düzeltebilecek durumda olan müslüman diliyle düzeltebilenden, diliyle düzeltebilen de kalben bugz edenden hayırlıdır.

Eğer, güç-iktidar sizde olduğu halde liyakate önem vermezseniz, layık olmayanı -eş dost ahbap çavuş ilişkileri sayesinde- hak etmediği bir makama getirirseniz, bizim de eleştiri hakkımız elbette daima bakidir.

Bizim İslami geleneğimizde, devlet başkanına bile ‘eğer yamulursan yanlış yola-yollara saparsan seni bu kılıcımızla hak yola getiririz’ anlayışı hakimdir.

Yani, hiç ama hiçbir kimse ‘lâ yüs’el-sorgulanamaz-eleştirilemez’ değildir.

İmdi, bu ilkeler doğrultusunda meselelere baktığımızda, herkes kendi kapısının önünü temizlerse o sokak ve dolayısıyla mahalle tertemiz, yaşanılır bir hal alır, değil mi değerli dostlar?

Amerikalı aktivist Rachel Corrıe’nin, terörist devleti İsrail’in, Gazze’de Filistinlilere uyguladığı zulüm, soykırım karşısında rahatını terk edip ABD’den kalkıp İtrail’e gidip yanında misafireten kaldığı Filistinli doktorun evinin buldozerlerle yıkılmasına engel olmak için santim geri adım atmayışı ve o orada iş makinesinin altında can vermesi de size bir şey ifade etmiyorsa benim size söyleyecek hiçbir sözüm yoktur.

Oysa siz, bu yiğit ve sözünün eri kadının, “zulüm bizdense ben, bizden değilim!’ sözünü tersine çevirip ‘zulim bizdense görmemezlikten gelirim’ demiş olmuyor musunuz?

“Hırsız, yolsuz liyakatsiz bizim mahalledense bir gözünü değil, iki gözünü de kapat, hakka ve hakikate kör ve dilsiz ol” demek durumunda kalmış olmuyor musunuz?

Bu mudur sizin İslam anlayışınız, İslam bunu mu emrediyor?!!

Pes doğrusu..!

Osmanlı’nın, son ikiyüz senesine bakarsanız bu anlayışın hakim olduğunu ve sonrasında da koca bir devletin yok olup gittiğini görürsünüz!

Acı ama gerçek budur!

Biz, kendi içimizden çıkardıklarımızı eleştiremiyorsak, yanlış yaptıklarında onları alaşağı edemiyorsak insanlığımızı sorgulamalıyız.

Beni hoş görün sevgili okurlarım.

Bugün size ‘Edirne Kulisi’ sunamadım.

Bunun için üzgünüm ama içim o kadar doluydu ki, sizlere içimi döküp rahatlatmaya çok ihtiyacım vardı.

Beni sabırla dinlediğiniz-okuduğunuz için sizlere ne kadar teşekkür etsem azdır.

Sizin gibi değerli ve dost dinleyicilerim olduğu için çok şanslıyım.

Sağ olun, varolun.

Esen kalın!

Kaynak: M. Ali Terzioğlu, 02.08.2026-Edirne

 

etiketler:#kulis,#edirnekulisi,#terzioğlumali,#islam,#rachel,#corrie,#Müslüman,#etikdeğerler

Admin Ali Süzen
Sosyal Medya

Admin Ali Süzen

1953 yılında Edirne'de doğdu. İstanbul Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu. 11 yılı lise müdürlüğü olmak üzere 25 yıl öğretmenlik yaptı ve 2001 yılında Milli Eğitim Bakanlığı'ndan emekli oldu. Üniversite yıllarından beri hobi olarak çeşitli yerel ve ulusal basında köşe yazarlığı yaptı. İlk kitabı olan 'BAŞARI HİKAYELERİ' 14 Haziran 2018'de yayımlandı.

One thought on “Edirne Kulisi/ M. Ali Terzioğlu Yazdı: “Zulüm Bizdense Ben Bizden Değilim!”

  • Ağustos 2, 2026 tarihinde, saat 23:19
    Permalink

    Azizim Ali Bey, dilinize , gönlünüze sağlık.. Bence başlık hariç, anahtar cümleniz şudur: “Biz, kendi içimizden çıkardıklarımızı eleştiremiyorsak, yanlış yaptıklarında onları alaşağı edemiyorsak insanlığımızı sorgulamalıyız.”
    Aslında “eleştirmiyoruz”, “alaşağı edemiyoruz”, hatta “Sen/siz ne yapıyorsun/uz?” diyen de yok artık.
    Merhum Âkif’in deyişiyle “Hayır umulur mu böyle bir gecenin sabahından?”
    Bilvesile selam ve muhabbetlerimi sunarım. Hayırlı geceler.
    Dr. Ahmet Günşen

    Yanıtla

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.