Ali Süzen Yazdı: Her Kandilde, Her Bayramda Mutlaka Arar, Kutlardı…
Her Kandilde, Her Bayramda Mutlaka Arar, Kutlardı…
Bu kandilde ve ondan öncekinde aramayınca ben aradım ama telefonu cevap vermiyordu…
Meğerse artık ona ancak ‘Fatiha’lar ulaşabilecekmiş..!
O’nu, 90’lı yılların başlarında tanımış ve kalbim kaynamıştı: Sakin, dürüst bir kişiliği vardı. Nişancıpaşa Mahallesi, Su Deposu altında göçmen konutlarında sade ama bahçeli küçük bir yer evinde oturuyordu, babadan kalma.. Ona olta balıkçılığını rahmetli babası öğretmişti.. O da bana…
Çok kez balığa gittik onunla.. Kimi Su Akacağı Köyü yakınında Tunca Nehrine, kimi Meriç’e kimi Süloğlu veya Kayalı Barajına…
Yılandan çok korkardı.. O yüzden gece kalmak istemezdi, akşamın geç saatlerinde dönerdik.
DSİ’den emekli idi.
Neredeyse benden çok emekli maaşı alıyordu ama DSİ’de yaptığı iş, çay ocağı garsonluğu idi…
Maddi sıkıntısı olduğunda, ‘hocam 5 tane makaralı oltam satılık, küsmesi de takılı.. Uygun fiyata vereceğim yabancıya gitmesin!’ der, hiç ihtiyacım olmadığı halde bana satardı. Borç para verme teklifimi kabul etmezdi.
Aile boyu pikniğe gitmek istediğimizde onu da alırdım. Çünkü, su kenarından başka bir yerde piknik yapmak hiç hoşuma gitmiyordu.
O, ne yapar eder, o günkü balık ihtiyacımızı giderir ve oracıkta hep birlikte yerdik.
Utangaç bir yapıya sahipti.
Derken, talihsiz bir evlilik yaptı: Bir kız ve bir erkek evladı oldu. Anneleri, ne yazık ki, kötü kadındı. Evliyken başka biriyle ilişkisi vardı ve onları terk etti.
Kahroldu tabi bu durum karşısında…
Çocuklar küçüktü. Sevgi Evleri (Yetiştirme Yurdu)’na vermek zorunda kaldı.
Sonra, koruyucu aileye verildi çocuklar…
Bayramda seyranda beni arar, çocukları için hediye (kıyafet vs) temin ederdik…
Dünyada rahat yüzü görmedi bu arkadaşım: Sabri Tuna
Umarım, ahirette görür.🤲🤲🤲
Allah, taksiratını affetsin, amin!
Kaynak: Ali Süzen, 25.08.2026-Edirne
Not: Bir olta balıkçılığı günü sonunda yorgunluk çayı içtiğimiz mekanda, bu fotoğrafı çekmemi istemişti. (Ali Süzen)

