Gündüz Demirhan Yazdı: Tarihçiler Bana Kızacak, Abdulhamid Han Hayranları Belki Daha Fazla Kızacak ama Bazı Gerçeklerin Söylenmesi Gerekiyor!

Tarihçiler Bana Kızacak, Abdulhamid Han Hayranları Belki Daha Fazla Kızacak ama Bazı Gerçeklerin Söylenmesi Gerekiyor!
Tarihçiler bana kızacak, Abdulhamid Han hayranları belki daha fazla kızacak ama bazı gerçeklerin söylenmesi gerekiyor. Çünkü tarihi gerçekler ile Payitaht Abdulhamid gerçekleri çok farklı yerlerde bulunuyor ve şu sözü hatırlatmak adına yazıyorum; ekonomiden anlamayan Müslüman Osmanlı’yı yıllarca Yahudi bankerler yönetti. Bu Yahudi yönetiminin en azılı dönemi de Abdulhamid Han döneminde oldu.

İnanmıyorsanız, yazdıklarımın hepsini araştırabilirsiniz. Araştırmak ve sorgulamak artık çok kolay. Paylaşımı kopyalayıp bir yapay zekaya yapıştırın ve doğruluğunu sorun ve gerçekleri öğrenin.

Sokrat ne demişti? Yönetim ile ilgilenmeyen akıllıları, yönetim ile ilgilenen aptallar yönetir. Erbakan da bu sözü almış ve “ekonomi ile ilgilenmeyen Müslüman’ı, ekonomi ile ilgilenen siyonist yönetir“ şeklinde güncellemişti.

Bu gerçek günümüz Türkiye’sinde yaşandığı gibi geçmişte Osmanlı’da da aynen yaşanmıştı.

Osmanlı öncelikle borçlanırken işi bilmiyor ve tefecilere, komisyonculara çok büyük meblağlar ödüyordu. Yıllarca borçlanılmadı ama en sonunda 1855’te bir anlaşma imzalandı. Mısır bölgesi vergisi, Suriye ve İzmir gümrükleri gelirleri borçlara teminat olarak gösterildi.

Borçlanma nasıl olmuş ve ne hale gelmişti. Rakamları akılda kalması için yuvarlak hesap yazıyorum.

240 milyon Osmanlı lirası borçlandığı halde, tahvillerin düşük fiyattan satılması ve komisyoncuların yüksek pay alması yüzünden Osmanlı devletinin eline 127 milyon Osmanlı lirası geçmişti.

1 Osmanlı lirası 7,216 gram ağırlığında 22 ayar altından oluşuyordu. Osmanlı ekonomiden o kadar anlamıyordu ki, altın bazında yüzde 88 faizle borçlanmıştı.

Sonra Abdulhamid Han’ın kendi ifadesiyle “devlet içinde devlet” kuruldu.

Duyunu Umumiye yani genel borçlar idaresi içinde Reji İdaresi ve kolcuları diye özel silahlı tahsilat birimi oluşturuldu.

Reji İdaresi sıradan bir şirket değildi. Osmanlı’nın dört bir yanında; memurları, depoları, fabrikaları, müfettişleri, silahlı kolcuları, bazı bölgelerde atlı birlikleri ve deniz deniz güçleri vardı.

Sadece tütün ekimi, planlaması ve tahsilatı ile yetkilendirilmişlerdi ama bu bahane ile bütün Duyunu Umumiye yani borçlar idaresi denetimi ve tahsilatına bakıyorlardı. Maaşlarını Osmanlı ödüyordu. Taşra çalışanlarını genelde silah kullanan çeteciler, eski mahkumlar ve idarecilerini de Rum ve Ermeniler oluşturuyordu.

Reji İdaresi Abdulhamid ile 1881’de başlayıp, Cumhuriyet’e kadar sürdü.

İlginç bir veri; Reji İdaresi kolcuları çiftçiler arasında çıkan kanlı çatışmalarda 1883-1902 yılları arasında 20.000’den fazla kişi ölmüştü.

Daha fazla şaşıracağınız bir ayrıntı; çiftçinin ürün üzerinden ödediği aşar yani ondalık zekat vergisi 6’da 1 vergisi olmuştu. Aşarı doğrudan kolcular toplamıyordu. Mültezimlerin, Duyunu Umumiye adına hesap ve tahsilatı sırasında kolcular müdahil oluyordu. Gerekçe de, ya tütün bulundurmak ya da yasadışı başka bir faaliyette bulunmakla suçlamaktı.

Yani kanun filan tanımayan bir özel ordu adına zekatı bile kafire ve tefeciye ödüyorduk.

Reji İdaresi kolcuları, yabancı devletlerin ve Düyunu Umumiye desteğini arkalarına aldıkları için yerel mülki idarecileri ve Osmanlı kolluk kuvvetlerini tanımama eğilimindeydiler. Zaten Osmanlı polis ve jandarmasından ve maliye çalışanlarından daha fazla silahlı güçleri vardı. Maaşlarını da Osmanlı ödüyordu. Yabancı ülke vatandaşı olanlara 2 bin Sterlin, Osmanlı vatandaşı olanlara da 1200 Sterlin maaş ödeniyordu.

Ve şaşıracağınız bir ayrıntı daha; Reji İdaresi kolcuları Adana’da karakol bile basmışlardı. Karakola girmişler ve arama yapmışlardı. Gerekçe, asker tütün kullanıyor ve tütünü reji idaresinden almadığı iddiasıydı.

TEKEL adı işte böyle konulmuş ve gelişmişti.

Reji İdaresi Kolcuları, Ordu ve Bafra’da adam kaçırmışlar ve tahsilatı bu şekilde şantaj ve tehdit ile yapmışlardı. Osmanlı arşivlerine girmiş böyle olaylar da vardır.

Şimdi böyle ahval ve şerait içinde, kim Abdulhamid Han denilen şahsı sevebilir? Zamanında yaşayan hiç ama hiçbir aydın kişi ve alim Müslüman işte bu nedenle Abdulhamid’i sevmemişti.

Siz olsanız sever miydiniz?

Ve şunu da unutmayın; Osmanlı önce ekonomi olarak işgal edilmişti.

Ya şimdi durum çok farklı mı? İşte bu nedenle yıllardır cezalar almak adına, dostlarımdan ve arkadaşlarımdan ideolojik olarak ayrı düşmek adına küfürbaz ve isyankar olmadım mı? Bu nedenle tefeci ekonomisi denilen illetin anasına avradına ve bütün uygulayıcılarına her gece uyumadan önce sövmeden rahat edemiyorum ve sinirlerim bozulmadı mı?

Geçmişte yaşananlar geleceğin aynası değil midir? Ey AKP’li andaval tefeci yalakaları… Bir düşünün bakalım bu gidişat nereye, bu servet transferinin sonu ne olacak? Hani faizcilik Allah’a savaş açmak gibiydi? Dininiz Allah’a savaş açmak mı oldu? Sizi gidi embesiller güruhu…

Kaynak: Gündüz Demirhan

Admin Ali Süzen
Sosyal Medya

Admin Ali Süzen

1953 yılında Edirne'de doğdu. İstanbul Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu. 11 yılı lise müdürlüğü olmak üzere 25 yıl öğretmenlik yaptı ve 2001 yılında Milli Eğitim Bakanlığı'ndan emekli oldu. Üniversite yıllarından beri hobi olarak çeşitli yerel ve ulusal basında köşe yazarlığı yaptı. İlk kitabı olan 'BAŞARI HİKAYELERİ' 14 Haziran 2018'de yayımlandı.

One thought on “Gündüz Demirhan Yazdı: Tarihçiler Bana Kızacak, Abdulhamid Han Hayranları Belki Daha Fazla Kızacak ama Bazı Gerçeklerin Söylenmesi Gerekiyor!

  • Eylül 3, 2026 tarihinde, saat 18:10
    Permalink

    Osmanlının tefecilere borçlanması Mısır seferi ile başlar…Abdulhamid zamanına gelinceye kadar borçlar katlanarak büyümüştür. Alınan borçların sorumlusu da Abdulhamid değildir…
    Tarihte her imparatorluğun arkasında ekonomik çıkarlar olmuştur. Her imparatorluk yahıdilerin kazançları için kullanılmıştır. İhtiyaç kalmadığında da yok edilmiştir…Osmanlının başına gelen İspanya ve Portekizin de başına gelmiştir…
    Cebrail Gabriel Ayaz

    Yanıtla

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.