Ahmet Kemal Yazdı: Küçük İşlerin Adamı
KÜÇÜK İŞLERİN ADAMI
Bendeniz küçük işlerin adamıyım.
Büyük işler başımı döndürüyor nedense.
Ürkütüyor.
“Kocaman(!)” meselelerin gölgesinde kalmış, basit ama hayatî problemleri çözen o sessiz kahramanları kendime daha yakın hissediyorum.
Hatta daha çok saygı duyuyorum.
Mesela ömrü boyunca memleketi kurtarıp duranlardan daha çok “bir yetimin gönlünü alanları takdir ediyor, yaz ya da kış penceresinin önüne gelen kuşlarla dost olan o zarif kalplileri daha çok seviyorum.
Sessizce bir fakiri kollayıp bunu hiç kimseye çaktırmadan icra edenlere imreniyorum.
Yüz yıldır ekosistemi kurtaran formülleri üretmekle meşgul “pek yoğun” bilim adamı ya da siyasetçileri değil de üç kuruşa aldığı bir fidanı evladıyla birlikte nereye dikeceğini konuşan babaya daha çok hürmet ediyorum.
Dünya’ya huzur ve güven reçeteleri sunanlar sıkıcı ve çekilmez geliyor bana.
Büyük nutukları sevmiyorum.
Beylik cümlelerden hoşlanmıyorum.
Sözlerin bile en sadesi, sesçe az, anlamca çok olanları ilgimi çekiyor.
Belki de şiirde sadeliği, sanatta muhataba saygılı olan icrayı beğenmem bu yüzden.
Bendeniz küçük işlerin adamıyım.
Bütün insanlığı kurtarma iddiasında olanlara değil, kendi insanlığını kurtarma mahfiyetinde olanlara hayran oluyorum.
Bir türlü sahip olamadığım tevazuyu şık bir elbise gibi üzerinde taşıyanlara meftun oluyorum.
Yüksek yüksek standların, elektronik kasaların, kusursuz hesap yapan barkot okuyucuların arasında kaybolmaktansa, bir kilo şeker istediğimde hak geçmesin diye bir kilo elli gram veren bakkal amcaya o elli gramlık hakk hukuk duygusu için teşekkür etmeyi daha asil buluyorum.
Dev üniversitelere eyvallah ama minik öğrencisine hayatı boyunca lazım olacak bir bilgiyi veren, ona öğrenme ve çalışma azmi aşılayan o ilkokul öğretmeni başımın tacı.
“Bak evladım, çağ bilim ve teknoloji çağı değil; ahlak çağıdır” diyen amcaların hepsini babam biliyorum.
Çocuklarını okula hazırlayan anne, “para üstünü unuttun abi” diyen kalfa, çöp kutusu bulana dek çöpünü elinde dolaştıran delikanlı daha onurlu, daha şık geliyor.
Alın teri, helal lokma, geceyi bölen secde, secdesini saklayan alın, başkası için yapılan habersiz dua, kalp kırmaktan korkan kalp benim en büyük kutsallarım.
Küfürsüz bir ağız, sigarasız bir hayat, yalansız bir dünya, dümensiz bir düzen, tok gözlü ticaret, kibirsiz bir iman, çalışkan bir nesil en büyük hayallerim.
Bilmem anlatabildim mi?
Galiba öğrendikçe, gün geçtikçe, yaşadıkça ve yaşamı tanıdıkça hayallerim büyüyor, beklentilerim küçülüyor.
Kalabalıklar indinde suni şöhretlere kapılmaktansa nefsinin terbiyecisi, ruhunun tek kişilik meşhuru, Rabbinin sessiz bir kulcağızı olmayı arzu edenlerin peşindeyim.
Evvelce mühim bildiğim dertler, kaygılar, endişeler birer ikişer önemsizleşiyor.
Keşke gözümüzde çok büyüttüğümüz şu koca Dünya’yı da küçültüp avucumuza alabilseydik!
Neyse, küçük işler adamıyım vesselam.
Kaynak: Ahmet Kemal
- Ahmet Kemal Yazdı: Küçük İşlerin Adamı - Ekim 10, 2026
- Dr. Ebubekir Sofuoğlu Yazdı: Diyanet Ne Yapmak İstiyor? - Ekim 10, 2026
- Becan, ‘Sandıkta Ortaya Konulan Millet İradesi Siyasi Pazarlıklara Konu Edilemez!’ - Ekim 9, 2026

