Fabrikaların atık sularını tekrar değerlendirmelerinin mümkün olduğunu ve bunun için sistemlerin olduğunu belirten Prof. Dr.Tecer, şöyle devam etti:
“Atık suların arıtımı ve geri kazanılmasıyla alakalı günümüz teknolojileri mümkün. Bunlardan bir tanesini biz üniversite olarak da geliştirdik, uygulaması var. Daha konvensiyonel sistemlere göre daha fizibil ve daha etkin sonuç alabiliyoruz. Ama sadece bununla sınırlı değil. Membran sistemler, ileri biyolojik arıtmadan çıkan suların tekrar kazanılmasına yönelik sistemler var. Yatırım ve işletme maliyeti açısından biraz pahalı gibi gözüküyor olmakla birlikte bunun alternatif maliyetini düşürmemiz lazım. Yani suların tükenmesi, yer altı suyu seviyelerinin çok daha derinlere inmesi, buradan su temin edilmesi, atıkların arıtılması, bu atık suların çevreye verdiği zararı da düşündüğümüz zaman atık su geri kazanım tesislerinin maliyetiyle alternatif maliyetleri kıyaslamamız lazım. Buna göre bakmamız lazım. Bunun için de her zaman söylüyoruz bir zihniyet değişimine ihtiyacı var. Burada yaşayan her birey ve faaliyet gösteren firmaların sahibinden yetkilisine kadar herkesin çevreden kazandıklarımızla çevreyi tahrip etmememiz gerektiği yönünde bir zihniyet değişimine ihtiyaç var. Yani parayı kazanabiliriz, burada yiyip içebiliriz, yaşamımızı sürdürebiliriz ama doğayla dengeli bir yaşam kurma üzerine bir zihniyet dönüşümü gerçekleştirmezsek bugünü kurtarırız. Yarın, 10 yıl sonra, 20 yıl sonra evlatlarımıza bırakacağımız bu vatan topraklarında çok daha telafisi olmayan çevre sorunlarıyla, çevre felaketleriyle karşı karşıya geliriz ki bugün Marmara’da yaşadığımız müsilaj sorunu aslında yılların biriktirdiği bir çevre sorunudur. Buna böyle bakmamız gerekiyor.” (Sputnik)