Adnan Karakaya Yazdı: Yeni Bir Hikaye Yazılıyor
Yeni Bir Hikaye Yazılıyor
Bayram öncesi, CHP’nin 38. Olağan Kurultayı ile 21. Olağanüstü Kurultayı’nın iptali istemiyle açılan davada çıkan “tedbirli mutlak butlan” kararı, siyaset kulislerini kelimenin tam anlamıyla hareketlendirdi. Kararın ardından her kafadan ayrı bir ses çıkarken, CHP Edirne il örgütü net bir duruş sergiledi ve bir kişi hariç tüm delegelerden kurultay yapılması için imza topladı.
O tek istisna, Uzunköprü’nün kızı Özlem Becan oldu. Son seçimde her şeye rağmen Özgür Özel ve ekibi tarafından aday gösterilmiş olsa da kendince Kemal Kılıçdaroğlu’na olan vefa borcunu ödemeyi seçti. Nihayetinde koskaca kadın, kendi kararını kendisi verecektir; hayırlısı olsun.
Öte yandan Edirne’nin eski milletvekilleri, il genel meclis üyeleri, belediye meclis üyeleri ve eski başkanlarının neredeyse tamamı Özgür Özel’e desteklerini açıkça beyan ettiler. “Türkiye’nin birinci partisi olarak, demokratik değişim talebinin önünü tıkamak ve toplumda umutsuzluk yaratmak isteyen odaklara, vesayet heveslilerine karşı dimdik ayaktayız. Halkın sandığa yansıyan iradesini hiçbir anti-demokratik müdahaleye teslim etmeyeceğiz” diyerek dik bir duruş sergilediler. Bu da onların tercihi, ona da hayırlısı olsun.
Gelelim benim görüşlerime… 1978 yılından beri aktif siyasetin içindeyim ama bugüne kadar hiçbir genel başkanı Kılıçdaroğlu’nun son dönemdeki hali gibi görmedim. Kemal Kılıçdaroğlu’nu adeta bir intikam duygusu bürümüş durumda; bu yüzden sağduyulu hareket edemiyor. Kendisi de etrafındakiler de son iki yıldaki dışlanmışlığın rövanşını almak için her fırsatı değerlendirip her yola başvurmaktan çekinmiyor.
Şimdi herkesin merak ettiği soru şu: CHP’de yeni bir parti mi doğuyor?
Ankara’da derin analizleri seven deneyimli siyasetçilerden edindiğim izlenimlere göre; birileri hakim düzene karşı bir hamle yaptı ve onların planlarını bozdu. CHP operasyonu öne çekilerek, olası bir erken seçim öncesinde Özgür Özel ve ekibinin yeni bir hikaye yazmasına adeta fırsat verildi. Bayramda Ankara’da yaşananların tamamı, genel merkez kapılarının zorlanmasına kadar, bu amaca hizmet etti.
Eğer seçim bir yıl sonra olacaksa, bu yaşananlar mevcut sisteme karşı olanların stratejik bir hamlesi olarak okunabilir. Özgür Özel ve Mansur Yavaş ikilisi, yeni bir parti kursalar da kurmasalar da 100 bin imzayla alternatif bir çıkış yaparak büyük bir dalga yaratabilirler.
Eğer yukarıda yanılıyorsam ve senaryo tersine gelişiyorsa durum şudur: İktidar, baskın bir seçime hazırlandığı için CHP operasyonuna hız verdi. Saray danışmanlarının zaman zaman çıtlattığı gibi kasım ayında bir baskın seçim yapılacaksa, Özgür Özel ekibinin toparlanmasına fırsat verilmek istenmiyor. Bu dönemde yeni anayasa ile cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi iktidarın avantajına olacak şekilde revize edilecek; bu planın koltuk değnekleri ise DEM ve Kılıçdaroğlu’nun kontrolündeki CHP olacaktır. Her iki senaryoda da devlet içindeki yapıların analizlerine kulak veren siyasetçilere göre kaybeden kesinlikle Kılıçdaroğlu olacak.
Ben birinci olasılığı, yani Özel’in önünün açılması hamlesini daha güçlü görüyorum. Çünkü “Mutlak Butlan” kararından hükümetin bile haberi yoktu; karar çıkınca telaşa kapıldıklarını gördüm. Başka bir üst akıl süreci böyle kurguladı, çünkü sahaya yeni bir aktör gerekiyordu ve o aktör Özgür Özel oldu. Hükümetin haberi ya da rızası olsa, Özgür Özel’in meclise yürümesine, Tomaya binmesine, Güvenpark’ta yüz bin kişiyi toplayıp Anıtkabir’e yürümesine müsaade edilir miydi? Karşı çıksalar, ilk seçimde Özgür Özel’in oylarını yüzde 80’e fırlatacaklarını gayet iyi biliyorlardı.
Edirne halkı, hemşehrisi Özgür Özel’in tam kadro arkasında olduğunu net bir biçimde gösterdi. Edirne, Balkanlar’dan taşınan o hür ve demokrat ruhun merkezidir. Burada siyaset yapanların arkasına alması gereken güç, genel merkez koridorlarının icazeti değil, kitlelerin bilgeliğidir. Kaldı ki Genel Başkan Özgür Özel de bizler gibi Selanikli bir ailenin çocuğudur.
Unutulmamalıdır ki bugün sadece sol seçmen değil; merkez sağ kökenli, ailesinde demokrat gelenek barındıran büyük bir kitle de bu adaletsizliğe ve anti-demokratik müdahalelere karşı ses yükseltiyor. Trakya’nın sağduyulu insanı, adaletsizliğin karşısında her zaman birleşmeyi bilmiştir. Edirne CHP örgütü de Ankara rüzgarına göre pozisyon almak yerine tabanın sesine kulak vermiştir. Halkın vicdanında karşılığı olmayan hiçbir plan Trakya topraklarında tutmaz. Gün, geçmişe takılıp kalan hırsların günü değil; Mansur Yavaş’ın da işaret ettiği o geniş demokratik mutabakatı yerelde inşa etme günüdür.
James Surowiecki’nin dediği gibi: “Kitlelerin bilgeliği; çok sayıda bağımsız insanın kolektif kararlarının, uzmanların yargısından daha isabetli sonuç doğurmasıdır.”
Ankara’da masa başında ne hesap yapılırsa yapılsın, Edirne halkının ve Türk milletinin kolektif bilgeliği o hesapları bozacaktır. CHP tabanı kurultayın kısa sürede yapılacağına inanıyor, ancak mevcut yapı tarafından dışlanırlarsa yeni bir partiye de sıcak bakıyorlar. Elbette öncelik her zaman CHP’dir.
Benim fikrimi soracak olursanız, bu süreçten yeni bir partinin çıkması güçlü ihtimaldir. Çünkü ülkede hâlâ altı oku görüp de oy vermeye mesafeli duran ciddi bir kitle var ve Özgür Özel ekibi de muhtemelen bu gerçeğin farkında. Muhalefet çizgisine geçen Özel ve arkadaşlarının yeni bir partiyle yola devam etme ihtimali oldukça kuvvetli. “Kayyum” konumuna düşen Kılıçdaroğlu’nun ise seçmendeki bu duygusal kopuşu nasıl önleyeceğini hep birlikte göreceğiz.
Kaynak: Adnan Karakaya
- Adnan Karakaya Yazdı: Yeni Bir Hikaye Yazılıyor - Haziran 10, 2026
- Prof.Dr. Osman Çakmak Yazdı: ‘Acentacılık’ ve ‘Ekonomik İşgal’ Kodları - Haziran 10, 2026
- Cem Murat Yazdı: Resimdeki kişi Bitlis’in kadim ilçesi Ahlat’ın AK Partili Belediye Başkanı… - Haziran 10, 2026

