İsa Kılıç Yazdı: Dost’ca… ” Karanlığı Fark Etmek “
Dost’ca…
” Karanlığı Fark Etmek ”
İnsan bazen karanlıkta kaldığı için değil, karanlığı aydınlık ”zann’’ettiği için kaybolur.
Çünkü karanlıkta olduğunu bilen insan ışık arar.
Ama karanlığına “ışık” ismini veren insan artık aramayı bırakır.
Nefsin en büyük oyunlarından biri insana sadece kötülüğü sevdirmek değildir; kendi yanlışına hayran bırakmaktır.
İnsan bazen cehaleti bilgi zanneder.
Kibrini karakter zanneder.
Merhametsizliğini güç zanneder.
Yalanlarını akıllılık zanneder.
Her şeyi ölçen aklını bile, kendisine o aklı Veren’den bağımsız görmeye başlar.
İşte en ince perde burada iner.
Çünkü insan göz görmemeye başladığında tedavi arar.
Ama körlüğünü “en keskin görüş” zannederse, kim ona göz aratabilir?
Hakikate kapalı bir kalbin en büyük problemi soru sormaması değil; cevapları bildiğini zannetmesidir.
Kendini tamamlanmış gören insan gelişmeyi bırakır. Kendi nefsini hakem yapan insan, sonunda kendi arzularının mahkûmu olur.
İnsan “Ben Allah’ı aramıyorum” diyebilir; bu açık bir duruştur. Ama daha tehlikelisi şudur:
“Ben zaten her şeyi biliyorum.”
Çünkü tevazunun olmadığı yerde hakikat kök salamaz.
Boş bardak temiz suyla doldurulabilir.
Ama ağzına kadar bulanık suyla dolu bir bardak önce boşalmayı kabul etmelidir.
İşte bazı kalplerin ve zihinlerin meselesi budur.
Karanlıkta yürüyen düşebilir ve ışığın önemini anlar; ama karanlığı ışık sanan, düştüğünde bile neden düştüğünü anlamaz.
Bu yüzden insanın duası sadece “bana ışık ver” değil:
“Bana ışık sandığım karanlıkları fark ettir.” olmalıdır.
Hayırlı cumalar dilerim……dost.
Kaynak: İsa Kılıç
- Hikaye/Zarife Yurt Akbaş Yazdı: Boş Mevzular! - Ağustos 7, 2026
- İsa Kılıç Yazdı: Dost’ca…” Karanlığı Fark Etmek “ - Ağustos 7, 2026
- Devlet Konservatuvarı Özel Yetenek Sınavı Kılavuzu Yayımlandı - Ağustos 7, 2026


Muhteşem, kısa ve öz bir makale olmuş!
Tebrik ederim.
Ali Süzen