Yusuf Şahin Yazdı: İslâmda İlmin Faziletleri-5

İSLÂM’DA İLMİN FAZÎLETİ: (5)

İlim amellerin en faziletlisidir. Bu faziletinden dolayıdırki ilim; dünya ve ahiret saâdetinin anahtarı olarak kabul edilmiştir.
Dünya, Peygamber Efendimizin ifadesiyle, “âhiretin tarlası” ve Allah’a giden yolun başlangıcıdır”.
İlim ve “hikmet müminin kaybolmuş malıdır; onu nerede bulursa alır”.
İslâm dininde ilim, Allah`ın rızasını kazanmak ve amel etmek için öğrenilir.
İnsanoğlu için gerçek hayat, ilim ve irfanla kâim olacağından, öğrenmeyi ve öğretmeyi ihmâl edenler, hayatta dahi olsalar ölü sayılırlar.

Şakik-i Belhi:
Büyük İslâm âlimi Şakîk-i Belhi hazretleri uzun yıllar okuttuğu talebesi Hâtem-i Esam’a  sordu:         
- Kaç senedir benden ilim tahsil ediyorsun?
Hâtem:   
- Otuzüç senedir.
Şakik:           
- Bu müddet zarfında benden neler öğrendin?
Hâtem:          
- Sekiz mes’ele öğrendim.
Şakik:         
- İnnâ Lillâhi ve innâ ileyhi râci’ûn! ömrüm seninle  geçtiği halde benden ancak sekiz mesele mi öğrendin?
Hâtem:         
- Evet Hocam, ben yalan konuşmayı sevmem, ancak sekiz şey öğrenebildim.
Şakik:           
- Bu öğrendiğin sekiz şey nedir? Söyle dinleyelim.
Hâtem:                           
- Birincisi; halka baktım, herkes kendine bir arkadaş, bir dost seçmiş.
Herkesin dostu, kabre kadar arkadaş oluyor. Definden sonra çekip geliyor.
Düşündüm, ben öyle bir dost bulmalıyım ki, devamlı arkadaşım olsun, kabirde de beni yalnız bırakmasın.
Böyle bir arkadaş ise ancak sâlih amel olurdu. Ben de onu seçtim.        
-  Güzel seçmişsin. Diğerlerini de söyler misin?          

– İkincisi; halka baktım, çoğu nefsinin hevâsına esir olmuş.
Halbuki, Allah Teâlâ Kur’ân-ı Kerîm’de:
‎وَأَمَّا مَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّهِ وَنَهَى النَّفْسَ عَنِ الْهَوَى فَإِنَّ الْجَنَّةَ هِيَ الْمَأْوَى  
“Ama kim Rabbinin azametinden korkup da kendini kötülükten alıkoymuşsa, varacağı yer şüphesiz cennettir.”
Kur’ân-ı Kerîm’in hak olduğunu bildiğim için nefsi emmareye muhalefet ettim. Ona esir olmadım, onunla mücadele edip Hakkın emrine boyun eğmek mecburiyetinde bıraktım. Nefsim kötülük işleyemez hâle geldi.        
- Allah seni mübarek etsin! Üçüncüsünü de söyle!    

- Üçüncüsü; halka baktım, dünyanın faydasız meşgalesi içinde boğulmuş, didinip duruyorlar.
Bir şey kazandık zannederek onunla seviniyorlar.
Halbuki Kur’ân-ı Kerîm’de:
‎مَا عِندَكُمْ يَنفَدُ وَمَا عِندَ اللّهِ بَاقٍ وَلَنَجْزِيَنَّ الَّذِينَ صَبَرُواْ أَجْرَهُم بِأَحْسَنِ مَا كَانُواْ يَعْمَلُونَ
“Sizde olanlar tükenir ama, Allah katında olanlar sonsuzdur, tükenmez. Sabredenlere ecirlerini, yaptıklarından daha güzeli ile ödeyeceğiz. buyuruluyor.
Senelerdir kazandıklarımın tükenmemesi için, âhıret azığı olarak hep baki kalmak üzere Allahü Teâlâ’ya emânet ettim. Yani dîne hizmet eden müesseselere ve diğer hayır hasenata verdim.
- Çok güzel etmişsin, dördüncüyü de söyle!  

- Dördüncüsü; halka baktım, kimisi şerefi, akrabasının çokluğunda görüyor, kimisi kibirlenmekle şeref sahibi olacağını zannediyor, kimisi soyu ile iftihar ediyor.
Halbuki Kur’ân-ı Kerîm’de:
           إِنَّ أَكْرَمَكُمْ عِندَ اللَّهِ أَتْقَاكُمْ
  “… Şüphesiz, Allah katında en değerliniz, O’na karşı gelmekten en çok sakınanızdır…”buyuruluyor.
Bu Âyet-i Kerîme’ye baktım da takvâ sahibi olmayı seçtim.          
- Çok güzel yapmışsın. Beşinciyi de söyle!..

- Beşincisi; halka baktım, bazısı mal ve makam sevgisi yüzünden birbirine haset ve buğzediyorlar. Halbuki Kur’ân-ı Kerîm’de:
نَحْنُ قَسَمْنَا بَيْنَهُم مَّعِيشَتَهُمْ فِي الْحَيَاةِ الدُّنْيَا
“Dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında biz paylaştırdık.”
Taksimatın ezelde yapıldığını ve bunu kimsenin değiştirmeye gücünün yetmiyeceğini bildiğim için hiç kimseye haset etmedim.
Hak Teâlânın taksimatına razı oldum. Kimseye buğzetmeden helâlinden kazanmağa çalıştım.         
- Ne iyi yapmışsın ve ne iyi söylüyorsun. Altıncısını da söyle!           

– Altıncısı; halka baktım, bazıları nefsâni garaz ve şeytani vesveseler yüzünden birbirine düşmanlık ediyor.
Halbuki Allahü Teâlâ:
إِنَّ الشَّيْطَانَ لَكُمْ عَدُوٌّ فَاتَّخِذُوهُ عَدُوّاً
“Şeytan şüphesiz sizin düşmanınızdır; siz de onu düşman tutun…”
Şeytanı kendime düşman bildim. Onun hilesine aldanmamağa çalıştım. Allahın emrine uyarak doğru yolda yürümeğe gayret ettim.      
- Güzel etmişsin, ey Hatim! Yedinciyi de söyle!         

– Yedincisi; halka baktım. Bazısı dünyevi ihtiyaçlarını kazanmak için nefsine esir düşerek haram ve şüpheli şeylerden kaçamıyorlar. Allahü Teâlâ;
وَمَا مِن دَآبَّةٍ فِي الأَرْضِ إِلاَّ عَلَى اللّهِ رِزْقُهَا
“Yeryüzünde yaşayan bütün canlıların rızkı ancak Allah’a aittir…” buyuruyor.
Bu bakımdan harama el uzatmadım.
Rızkımın helâl yoldan gelmesine çalıştım. Yaratılış gayeme uygun olarak kulluk vazifeme devam ettim. 
- Güzel etmişsin, Sekizinciyi de söyle ey Hatim!.       

– Sekizincisi; halka baktım. Kimi malına mülküne, kimi mesleğine, kimi sanatına, kimi bileğine güveniyor.
Kimi diplomasına, kimi oğluna-kızına, kimi kendine bırakılan mirasa güveniyor. Hasılı herkesin güvendiği bir şey vardır.
Halbuki Kur’an-i Kerim’de;
               وَمَن يَتَوَكَّلْ عَلَى اللَّهِ فَهُوَ حَسْبُهُ
“… Allah’a güvenen kimseye O yeter…” buyuruluyor.
Bu Âyet-i Kerîme’ye baktım ve Allaha itimat edip O’na güvendim. O bana kâfi gelir, O ne güzel bir vekildir dedim ve tevekkül ettim.                                            
- En güzelini yapmışsın ey Hatim!
Allah-u teâlâ seni muvaffak etsin.

Hakikaten dört kitapta mevcut olan ilim ve marifetin bu sekiz temel üzerinde bulunduğunu gördüm.
Bu sekiz usûl ile amel eden kimse dünya ve âhıret sâadetini kazanmış olur.
Allah-u Teâlâ seni mübarek kılsın, ey Hatim!
Rabbımız bizlere ve cümle MÜslümanlara Hâtem-i Esam gibi tahsil ve manevi hazzı tadan ve de yaşayanlardan eylesin…
15.09.2026
Kaynak: Yusuf Şahin
Emekli Müftü
Orhangazi/Bursa

Admin Ali Süzen
Sosyal Medya

Admin Ali Süzen

1953 yılında Edirne'de doğdu. İstanbul Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu. 11 yılı lise müdürlüğü olmak üzere 25 yıl öğretmenlik yaptı ve 2001 yılında Milli Eğitim Bakanlığı'ndan emekli oldu. Üniversite yıllarından beri hobi olarak çeşitli yerel ve ulusal basında köşe yazarlığı yaptı. İlk kitabı olan 'BAŞARI HİKAYELERİ' 14 Haziran 2018'de yayımlandı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.