Basından Seçmeler/Murat Kırçı Yazdı: Ana Muhalefet Lideri Recep Tayyip Erdoğan
Ana Muhalefet Lideri Recep Tayyip Erdoğan
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz günlerde yine “Faizin olduğu yerde bereket olmaz” dedi.
Doğru söyledi.
Ancak bu sözleri duyunca ister istemez şaşırdım. Çünkü sanki konuşan, 23,5 yıldır ülkeyi yöneten Cumhurbaşkanı değil de yıllardır iktidarı eleştiren bir ana muhalefet lideriydi.
Bir an için şöyle devam edeceğini düşündüm:
“Ey AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan! 23,5 yıldır bu ülkeyi yönetiyorsun. Yıllarca faizle mücadele sözü verdin. Bugün ise çiftçi, esnaf, emekli ve işçi tarihin en ağır faiz yükü altında eziliyor. Madem faizin olduğu yerde bereket yok, o halde bu ülkeyi 23,5 yıldır kim yönetti?”
Hatırlayalım…
Bir dönem “Faiz bir dünya gerçeğidir” denildi.
Bir dönem “Nas” denildi.
Bir dönem faizler düşürülürken ekonominin şahlanacağı söylendi.
Bugün ise yeniden “Faizin olduğu yerde bereket olmaz” deniliyor.
Peki millet ne görüyor?
Çiftçi borçlu.
Esnaf krediyle ayakta durmaya çalışıyor.
Emekli temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor.
Gençler ev sahibi olmayı hayal bile edemiyor.
Bankalar ise tarihî kârlar açıklıyor.
Millet şimdi haklı olarak soruyor:
Faizin olduğu yerde bereket yoksa, 23,5 yıldır uygulanan ekonomi politikalarının hesabını kim verecek?
Üstelik aynı günlerde Meclis’e sunulan varlık barışı düzenlemesi de ayrı bir tartışmayı beraberinde getiriyor.
Yurt dışındaki para, döviz, altın, hisse senedi ve diğer varlıkların Türkiye’ye getirilmesine yeni imkânlar tanınıyor. Belirli şartlar altında vergi avantajları sağlanıyor, hatta uzun vadeli yatırım taahhüdü verilmesi durumunda verginin sıfırlanabilmesinin önü açılıyor.
Burada millet adına şu soruyu sormak gerekiyor:
Faizin bereketini sorgulayanlar, ülkeye gelecek bu varlıkların bereketini de sorgulayacak mı?
Eğer bereket sadece ekonomik bir kavram değil de ahlaki bir mesele ise; bu varlıkların kaynağının helal ve meşru olup olmadığı konusunda da aynı hassasiyet gösterilecek mi?
Alın teriyle kazandığı maaşın vergisini daha eline geçmeden ödeyen vatandaş için sıkı kurallar uygulanırken, büyük servetler için çıkarılan özel düzenlemeler milletin vicdanında soru işaretleri oluşturmuyor mu?
Bereket sadece çiftçinin kullandığı kredide mi aranacak?
Bereket sadece esnafın ödediği faiz oranlarında mı sorgulanacak?
Yoksa ülkeye giren her türlü servetin kaynağı, üretime katkısı ve topluma faydası konusunda da aynı hassasiyet gösterilecek mi?
Çünkü bereket; sadece faiz karşıtı cümleler kurmakla gelmez.
Bereket adaletle gelir.
Bereket üretimle gelir.
Bereket şeffaflıkla gelir.
Bereket, emeğin ranttan üstün tutulmasıyla gelir.
Bugün Türkiye’nin ihtiyacı yeni sloganlar değil, 23,5 yılın samimi muhasebesidir.
Millet artık sözlere değil sonuçlara bakıyor.
Ve şu soruyu sormaya devam ediyor:
Madem faizin olduğu yerde bereket yok…
Madem bereket bu kadar önemli…
O halde 23,5 yıldır bu ülkeyi kim yönetiyor?
Çünkü iktidarın görevi muhalefet yapmak değil, millet adına hesap vermektir.
Kaynak: Murat Kırçı
- Cem Murat Yazdı: Fenerbahçe Kongresi tahmin edildiği gibi gergin başladı… - Haziran 6, 2026
- Basından Seçmeler/Murat Kırçı Yazdı: Ana Muhalefet Lideri Recep Tayyip Erdoğan - Haziran 6, 2026
- Cem Murat Yazdı: Rahmi Koç’un Dün Yaptığı Rezillik..! - Haziran 6, 2026

