Hüseyin Özcan Yazdı: Odysseus/Odyssey Filminin Düşündürdükleri

Odysseus/Odyssey Filminin Düşündürdükleri
Evlatlarım vesilesiyle dün sinemada Odysseus/Odyssey filmini izledim.Macera filminden ziyade insanın nefsiyle, aklıyla, iradesiyle ve adalet arayışıyla yaptığı uzun yolculuğun sembolik bir anlatımına şahit oldum.Bu filmi “eve dönüş hikâyesi” olarak okumak eksik kalır.İnsanın kendine dönüş yolculuğu olarak okudum acizane.
Odysseus’u izlerken aslında bir yolculuğu değil, insanın kendisiyle savaşını izliyoruz. Bu vesileyle Odysseus’un sadece antik bir destan değil; her çağdaki insanın karakter, irade ve ahlâk sınavını anlatan zamansız bir eser olduğu hakikatini de idrak etmiş oluyoruz.
Her durak bir imtihan, her fırtına bir arzu, her canavar nefsin başka bir yüzü.Film, aklın tek başına kurtuluş olmadığını; hırsın, kibrin ve ölçüsüz arzuların en büyük felaketleri doğurduğunu anlatıyor. Gerçek kahramanlığın dünyayı fethetmek değil; nefsini, öfkeni ve ihtirasını yönetebilmek olduğundan dem vuruyor.Filmde insanın en büyük düşmanının nefis olduğu; nefsin tatlı çağrıları olarak betimlenen sirenlerin insanı felakete sürüklediği,lotus yiyenlerin konforu amaç haline getirip iradesini uyuşturduğu,kiklop(tek gözlü dev)figürüyle de bencillik ve güç sarhoşluğunun insanı nasıl felakete götürdüğü vurgulanıyor.Ayrıca ölçüsüz hırs,Truva atı hilesiyle hilenin olumsuz sonuçları,gecikse de adaletin er ya da geç yerini bulduğu,büyük dönüşümlerin uzun yolculuklarla yani sabırla gerçekleştiği,liderliği,bilgeliği,olgunlaşmayı ve öze dönüşü de bir film ancak bu kadar iyi anlatabilirdi.
Hülasa;nsan hayatı, dışarıdaki engelleri aşmaktan çok içerideki nefsi terbiye etme yolculuğudur. Akıl, sabır,etik değerler ve adalet insanı evine(yaratılış fıtratına)ulaştırırken; kibir, hırs ve ölçüsüz arzu onu yolundan çıkarır. Gerçek kahramanlık, düşmanı yenmek değil, güç eline geçtiğinde bile kendini kaybetmemek ve nefsin istekleriyle başa çıkabilmektir.
Aslında Dede Korkut Kitabı,Battalnâme,Danişmendnâme,Mantıku’t-Tayr, Saltuknâme,Evliya Çelebi Seyahatnâmesi (fantastik unsurları sinemaya çok uygun olabilir,)Kutadgu Bilig,Kabusnâme
gibi kaynaklardan doğru senaryo, güçlü karakterler ve yüksek prodüksiyonla ortaya çıkacak eserler; sadece gişede değil, tüm insanlığın kalbinde de iz bırakabilir.Ne zaman böyle prodüksiyona imza atacak yiğit veya yiğitler bulunur? Dört gözle bekliyorum…

Kaynak: Hüseyin Özcan

Etiketler: #film,# Odysseus/Odyssey,#nefs,#nefisterbiyesi,#etikdeğerler,#yaratılışfıtratı

Admin Ali Süzen
Sosyal Medya

Admin Ali Süzen

1953 yılında Edirne'de doğdu. İstanbul Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu. 11 yılı lise müdürlüğü olmak üzere 25 yıl öğretmenlik yaptı ve 2001 yılında Milli Eğitim Bakanlığı'ndan emekli oldu. Üniversite yıllarından beri hobi olarak çeşitli yerel ve ulusal basında köşe yazarlığı yaptı. İlk kitabı olan 'BAŞARI HİKAYELERİ' 14 Haziran 2018'de yayımlandı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.