Ahmet Şükrü Kılıç Yazdı: Kurtlar Vadisi Pusu, Asıl Selçuk Üniversitesinde…

Kurtlar Vadisi Pusu, Asıl Selçuk Üniversitesinde…

Türkiye, bir televizyon dizisine hangi istihbaratın kimler tarafından taşındığını konuşuyor. Konuşulsun. Devletin mahrem bilgisinin senaryoya dönüşmesi elbette araştırılmalıdır. Fakat bir diziye ulaştırılan bilgiyi merak eden toplum, devletin askerî ve yargısal kadrolarını etkileyen bir üniversite yapılanmasına aynı ilgiyi göstermiyorsa ekrandaki kurguya bakarken yaşanmış hakikati kaçırıyor demektir.

Selçuk Üniversitesinde hazırlanan 17 Mayıs 2017 tarihli komisyon raporuna dayandırılan bilgilere göre yaklaşık 5 bin asker tezsiz yüksek lisans yaptı. Bunların 4 bin 300’ü İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesindeki programlardan diploma aldı, 590’ı daha sonra TSK’dan ihraç edildi. Aynı raporda yüksek lisans veya doktorasını tamamlayan 2 bin 198 kamu görevlisinin ihraç edildiği, ihraç edilen 904 kişinin ise lisansüstü eğitimini sürdürdüğü belirtildi.

Meseleyi yalnızca tezsiz yüksek lisansla sınırlamak eksik kalır. Selçuk Üniversitesinin lisans, yüksek lisans ve doktora programlarından geçen isimlere bakıldığında askerî yapılanmadan yargıya, kritik soruşturmalardan UYAP’a kadar uzanan geniş bir hat görülüyor.

Ömer Halisdemir’in vurduğu Tuğgeneral Semih Terzi, Genelkurmay Personel Başkanı Korgeneral İlhan Talu ve Akıncı Üssü Komutanı Tuğgeneral Hakan Evrim, Selçuk Üniversitesinde İnsan Kaynakları Yönetimi alanında tezsiz yüksek lisans yaptı. Yurtta Sulh Konseyi ile ilişkilendirilen isimler arasında Murat Aygün, Ahmet Bircan Kırker, Murat Koçyiğit ve Mehmet Şahin de Selçuk Üniversitesi mezunuydu.

Metin İyidil, Murat Soysal, Halil İbrahim Yıldız, Mustafa Yılmaz, Bekir Koçak, Cemalettin Doğan, Adnan Arslan, Arif Settar Afşar, Şenol Alkış, Cemal Akyıldız, Kemal Mutlum, Timurcan Ermiş ve İshak Dayıoğlu da bu üniversitenin lisansüstü programlarından geçen general ve amiraller arasındaydı. Mustafa Yılmaz’ın aynı üniversiteden iki ayrı tezsiz yüksek lisans diploması bulunuyordu. Her ismin yargı dosyası ve kesinleşen hukukî durumu ayrıca değerlendirilmelidir; fakat bu kadar ismin aynı kapıdan geçmesini basit bir tesadüfle açıklamak mümkün müdür?

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunları Vedat Dalda ile Seyfettin Mermerci ise Ergenekon, OdaTV, Poyrazköy, KCK, Cüppeli Ahmet ve futbolda şike dosyalarında görev aldı. Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ hakkında tutuklama kararını veren nöbetçi hâkim Vedat Dalda’ydı. Böylece aynı üniversitenin mezunları bir tarafta ordunun terfi basamaklarında yükselirken diğer tarafta ordunun eski Genelkurmay Başkanı hakkında karar veren kürsüye oturuyordu.

Üniversitenin yargı yapılanmasındaki izi mahkeme salonlarıyla da bitmiyordu. Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığını 8 Mart 2011 ile 12 Haziran 2014 arasında yürüten Mesut Orta, Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde doktorasını tamamladı. “Bilişim Suçları ve Elektronik Delillerin Toplanması, Muhafazası, Değerlendirilmesi ve Sunulması” başlıklı çalışmasıyla 2015 yılında hukuk doktoru oldu.

Mesut Orta’nın yönettiği birim, mahkemelerin ve savcılıkların bütün bilgi akışını taşıyan UYAP’ın merkezindeydi. Soruşturma, arama, yakalama ve el koyma kararlarının işlendiği sistemin başında Selçuk Üniversitesinde doktora yapan bir isim bulunuyordu. Orta, daha sonra FETÖ’nün yargı yapılanmasına ilişkin davada “Silahlı terör örgütüne üyelik” suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Selçuk Üniversitesinde doktorasını tamamlayan eski Kara Kuvvetleri Adlî Müşaviri askerî hâkim albay Mehmet Emin Yapar da 15 Temmuz sonrasında kamu görevinden çıkarıldı. Böylece Selçuk’taki akademik hat, sivil yargının bilgi merkezinden askerî yargının müşavirlik makamına kadar ulaşıyordu.

Şimdi soralım. Bir diziye birkaç devlet bilgisinin taşındığı şüphesi günlerce konuşuluyorsa, binlerce askerin aynı üniversiteden diploma aldığı, darbe teşebbüsünün kritik isimlerinin bu programlardan geçtiği, kumpas davalarının hâkimlerinin burada yetiştiği, UYAP’ın başındaki ismin burada doktora yaptığı bir yapı neden ülke gündemine Kurtlar Vadisi kadar giremiyor?

Kurtlar Vadisi bir diziydi. Oyuncuları rollerini oynadıktan sonra evlerine dönüyordu. Selçuk Üniversitesindeki hikâyenin oyuncuları ise Genelkurmay karargâhına, tugaylara, hava üslerine, askerî müşavirliklere, adliye saraylarına ve UYAP’ın merkezine dağıldı.

Diziye istihbarat akışı araştırılsın. Fakat FETÖ’nün askerî ve yargısal aktörlerini aynı akademik durakta buluşturan bu üniversite hikâyesinin dikkat çekmesi için ille de dizisinin mi çekilmesi gerekiyor?

Kaynak: Ahmet Şükrü Kılıç
Bir Yorum:
İyi ayakta duruyoruz bu kadar ihanete, bu kadar gaflete ve uyuzluğa rağmen.
15 Temmuz çok iyi bir fırsatı getirmişti ama demokrasi, hukuk guguk derken o da uçtu gitti.
Tevfik Yaşar Tekeli

Admin Ali Süzen
Sosyal Medya

Admin Ali Süzen

1953 yılında Edirne'de doğdu. İstanbul Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu. 11 yılı lise müdürlüğü olmak üzere 25 yıl öğretmenlik yaptı ve 2001 yılında Milli Eğitim Bakanlığı'ndan emekli oldu. Üniversite yıllarından beri hobi olarak çeşitli yerel ve ulusal basında köşe yazarlığı yaptı. İlk kitabı olan 'BAŞARI HİKAYELERİ' 14 Haziran 2018'de yayımlandı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.