Süleyman Tuğrul Yazdı: “Bu Kadar Mehir Olur mu Hocam?!”

“Bu Kadar Mehir Olur mu Hocam?!”

İkindi Namazı’nı kıldık… Bir genç fotoğraftaki listeyi gösterip “Bu kadar mehir olur mu hocam?” dedi… “Kabul edersen olur, sana kalmış…” dedim… Sonra epeyce sohbet ettik…

Genç yedi senelik memur… Memleketinde görücü usulü kız istemeye gitmişler… Kız tarafı bu listeyi kendilerine vermiş… Babası da erkekliği elden bırakmamak için kabul etmiş… Dolayısıyla oğlan da kabul etmek zorunda kalmış… O yörede adet böyle imiş… Başlık parası da varmış ama ondan vazgeçmişler…

İki taraf takıların düğünden sonra bozdurup ev alınması konusunda anlaşmış… Ancak zaman geçtikçe bu liste genci rahatsız etmeye başlamış… İster istemez bir güvensizlik oluşmuş… Durumu kızın ailesine söylemiş… Cevap “Kabul etmeseydiniz…” şeklinde olmuş ve hiçbir şekilde geri adım atmamışlar… Sadece takılar iki buçuk milyon tutuyormuş… Evin eşyalarının tamamını da erkek tarafı alacakmış…

“Sen bütün bunları karşılayabilecek misin?” diye sordum… “Karşılamaya karşılarım ama bu şekilde olmaz hocam… “ dedi…

Anladığım kadarıyla varını yoğunu ortaya koyup yapacaklar ancak akıllarında şu soru var: “Ya işler yolunda gitmezse…”

İşte mesele de bu…
“O zaman çok yıpranırsın…” dedim…

Ona şöyle akıl verdim: “Verebileceğin kadarını mehir olarak kabul et ve onlara açıkça söyle… Diğerlerini de eğer güveniyorsan ve de kızı çok seviyorsan al…”

İşin garibi çok fazla güveni de yok…
“Galiba bitecek…” dedi…
Şahsen ben olsam sırılsıklam aşık değilsem böyle bir riske girmezdim…
Gerçekten çok riskli…
Çünkü bizim kültürümüzde takı genellikle kadının hakkı olarak kabul ediliyor ve kolay kolay vazgeçmiyorlar…
Bir açıdan haklı da sayılırlar…
Ancak olan varını yoğunu ortaya koyan erkeğe oluyor…
Bir de işin mahkeme süreci ve nafaka boyutu var ki gencin adeta geleceğini ipotek altına almış oluyor…
Yeniden evlenmesi imkansız hale geliyor…

Böyle adet olmaz…
Bu adetler evlenmek isteyen gençleri evlilikten soğutuyor…
Evliliği kolaylaştırmak lazım…
Dinimizin bizden istediği de budur…
Evliliğin ilk adımında bunlar konuşulursa devamında yaşanacak sorunları tahmin etmek zor değil…
Bu konuda maalesef ciddi sorunlarımız var…

Kaynak: Süleyman Tuğrul

 

Admin Ali Süzen
Sosyal Medya

Admin Ali Süzen

1953 yılında Edirne'de doğdu. İstanbul Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu. 11 yılı lise müdürlüğü olmak üzere 25 yıl öğretmenlik yaptı ve 2001 yılında Milli Eğitim Bakanlığı'ndan emekli oldu. Üniversite yıllarından beri hobi olarak çeşitli yerel ve ulusal basında köşe yazarlığı yaptı. İlk kitabı olan 'BAŞARI HİKAYELERİ' 14 Haziran 2018'de yayımlandı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.