Mehmet Ali Abakay Yazdı: Şehir Sevdalısı Ne Demek?

Şehir Sevdalısı Ne Demek?

Şehre sevdalı kesilmek, herkesin harcı değil.

Sanal ortamda paylaşımlara bakıldığında herkesin şehir sevdalısı iddiası sôz konusudur.

Sevda, sevdiği için her şeyden vaz geçmedir.

Kerem’in Aslı’ya, Mecnun’un Leyla’ya, Ferhad’ın Şirin’e, Mem’in Zin’e tutulması sevdanın misalidir.

Bir kimsenin şehrine saygısı, sözle ölçülmemeli.

İş Adamı ise şehrine yaptığı yatırım ve istihdam bunun için ölçüdür.

Eğitimci ise yetiştirdiği öğrencilerin şehre kattığı değerdir.

Yazar ise yazdığı kimi kitaplarda şehrinden bahsetmesidir.

Şair ise şiirlerinin bazısında şehrinden söz etmesidir.

Araştırmacı ise şehrine ait değerlere, eserlere gereken dikkâti çekip, dünden bugüne gelenin korunarak yarına miras bırakılacak şekilde aktarılmasıdır.

Fotografçı ise alanıyla şehrine dair merkez, ilçe ve köy bazında elinden geleni yapmasıdır.

Günümüzde şarkıcı- türkücü- sinema ve dizi oyuncusu, doğduğu ve büyüdüğü şehre bir şeyler katmışsa yaptığı şehre vefa borcudur.

Kendisine “Iş Adamı” dedirten bazı kesimin mal ve mülk övüncü içinde saygı beklemesi düşünülemez.

Kimi siyasetçinin vekil seçildiği şehre gelişinde, yüzlerce araç ile karşılanma isteği çiğlik, kendisine fazla saygı ve itibar gösterilme arzusu tarifi zor durumdur.

Şehrin bir futbol takımının maçlarına seyirci olmak, formasını giymek şehrin sevdalısı kılmaz, şahsı.

İşletmesine şehir adını vermekten öteye gitmeyenin gayesi ismini öne çıkarmaksa ne demeli?

Şehre hizmeti geçmeyenlerin kurmuş oldukları derneklerle vakıflar, yılda birkaç toplantı ve resmî ziyaretle şehri sahiplenme iddiasında bulunamaz.

Müzikli-eğlenceli toplantılarla kutlamalarda bol sıfırlı çekler yazma, kişinin şehrini sevdiğini gôstermez.

Yemek sektörüİşletmesinde şehrin ismini sakatadla, peynirle, köfteyle, içecekle,ekmekle ön plâna çıkarandan şehir âşığı çıkmaz.

Kendi şehrine imkânı varken, hanla hamamı, köprüyle okulu bırakın bir çeşme dahi yapmayanı anmayın.

İsmi bulvara, caddeye, sokağa, kurumlara, kuruluşlara verilen birçok ismi biliriz, şimdi bir anlam ifade etmiyor.

Şehir üzerinde tahakküm aracı olan bir husus, şehri görmemiş, şehirle alakasız isimlerin şehre yakışmadığıdır.

Bunun üzerinde düşünmek ve durmak gerekir.

Bu isimler şehre ne kazandırdı?

Bulvara, kavşağa, caddeye, sokağa, oraya, buraya ismi verilenler şimdi tanınıyor mu, biliniyor mu, hatırlanıyor mu?
Kaynak: Mehmet Ali Abakay

Admin Ali Süzen
Sosyal Medya

Admin Ali Süzen

1953 yılında Edirne'de doğdu. İstanbul Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu. 11 yılı lise müdürlüğü olmak üzere 25 yıl öğretmenlik yaptı ve 2001 yılında Milli Eğitim Bakanlığı'ndan emekli oldu. Üniversite yıllarından beri hobi olarak çeşitli yerel ve ulusal basında köşe yazarlığı yaptı. İlk kitabı olan 'BAŞARI HİKAYELERİ' 14 Haziran 2018'de yayımlandı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.