Oğulcan Doğan Yazdı: Huzur, Her Şeyi Kontrol Edebilme Gücünde Değil; Kontrol Edemeyeceğin Şeylerin Sınırını Çekip Geri Adım Atabilmekte!

Huzur, Her Şeyi Kontrol Edebilme Gücünde Değil; Kontrol Edemeyeceğin Şeylerin Sınırını Çekip Geri Adım Atabilmekte!

Kalem Suresi’ni baştan sona bitirip kapağı kapattığımda, daha önce hiç fark etmediğim çok daha derin bir omurga çarptı beni:
Kontrol çılgınlığı ve had bilmezlik.
Farkında mısınız; sabahtan akşama kadar her şeye müdahale etmeye, her süreci kendi istediğimiz hızda ve şekilde oldurmaya çalışıyoruz.
Trafiğin akışından yanımızdaki insanın duygusuna, geleceğin belirsizliğinden geçmişin pişmanlığına kadar her şeyin dizgini elimizde olsun istiyoruz.

Suredaki bütün savrulmaların kökeninde bu hadsiz kontrol arzusu var:
Bahçe sahipleri doğanın, iklimin ve rızkın akışına müdahale edip yoksulun payını “garantiye” almaya çalıştı; ellerinde kül kaldı.
Müşrikler adaletin terazisine müdahale edip “Ahiret varsa en iyi pay yine bizimdir” diye kural yazmaya kalktı; mantıkları çöktü.
Hatta bir peygamber (Hz. Yûnus) bile insanların hidayet takvimine müdahale edip, süreci kendi öfkesiyle vaktinden önce sonlandırmaya kalkınca nefessiz kaldı.

Günlük hayatımıza bakalım:
Bir projeye emek veririz ama sonucun ertesi gün çıkmasını dayatırız.
Birini severiz ama onun bağımsız bir birey olduğunu unutup zihnimizdeki kalıba sokmaya çalışırız.
İşler ters gittiğinde teslim olup durumu anlamak yerine, “Ben bunu nasıl çözerim?” paniğiyle oraya buraya saldırıp düğümü daha da kördüğüm ederiz.
Biz akışı yönetmeye çalışırken hayat bize sürekli şunu fısıldıyor:
Sen sadece eyleminden sorumlusun; neticenin, insanların ve zamanın sahibi sen değilsin.

Bütün surenin benim üzerimde bıraktığı en taze ve dokunulmamış iz şu oldu:
Huzur, her şeyi kontrol edebilme gücünde değil; kontrol edemeyeceğin şeylerin sınırını çekip geri adım atabilmekte.
Çabanı ortaya koy, niyetini temiz tut ve sonra ellerini o süreçten çek.
Kendi sınırını bilip kâinatın direksiyonuna geçme küstahlığını bıraktığında;
Ne bahçen kuruyor, ne için daralıyor, ne de kaskatı kesiliyorsun.
Kalem zaten yazdı; sana düşen sadece kendi satırını lekelemeden yürümek.
Kaynak: Oğulcan Doğan

Admin Ali Süzen
Sosyal Medya

Admin Ali Süzen

1953 yılında Edirne'de doğdu. İstanbul Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu. 11 yılı lise müdürlüğü olmak üzere 25 yıl öğretmenlik yaptı ve 2001 yılında Milli Eğitim Bakanlığı'ndan emekli oldu. Üniversite yıllarından beri hobi olarak çeşitli yerel ve ulusal basında köşe yazarlığı yaptı. İlk kitabı olan 'BAŞARI HİKAYELERİ' 14 Haziran 2018'de yayımlandı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.