Hakan Lalebaş Yazdı: Sahte Yağ Değil, Alın Teri Hırsızlığı!

Sahte Yağ Değil, Alın Teri Hırsızlığı!
132 Kez Yakalanan Bir Sahtekar Varken, Biz Neden Hala Zeytin Topluyoruz?

Ben Manisa’da zeytin ağacının dibinde büyümüş, hasat zamanı elindeki nasırı, sıkım zamanı üzerindeki zeytin karasını onur madalyası gibi taşıyan bir üreticiyim.

Geçen hafta yine haberlere düştü. Bursa’da bir firma, aynı isimle 132. kez sahte zeytinyağı listesinde. 71 farklı marka kurmuş, 71 farklı etiket basmış, memleketi sahte yağa boğmuş.

132 kez!

Ben bir kez borcumu geciktirsem kapıma icra geliyor. Bu adam 132 kez milletin sağlığını, benim ekmeğimi çalmış ve hala piyasada.

Bu artık tağşiş değil, bu düpedüz hırsızlıktır.

Bizim hikayemiz şöyledir
Bir litre gerçek natürel sızma için 5 kilo zeytin toplarsın. Sabah ezanından önce ağacın altına düşen çadırı serersin. Soğukta, yağmurda toplarsın. Çuvalı sırtlarsın. Yağhaneye götürürsün, soğuk sıkım dersin, asidi 0,8’in altında tutmak için uğraşırsın. 475 bin ton ile Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdığımız o zeytini, 200 bin tonunu zor tükettiğimiz bu memlekette para etsin diye beklersin.

Karşındaki sahtekar ne yapar? Aydın’da jandarmanın çevirdiği kamyonette olduğu gibi 5 bin 300 litre pamuk yağını boyar, zeytin aroması katar, 5 litrelik tenekeye doldurur. Maliyeti 30 lira, satışı 400 lira.

O 400 liraya satılan her teneke, benim çocuğumun rızkından çalınan paradır.

Devletimiz ceza kesiyor mu? Kesiyor. Bir depoya 1 milyon 834 bin lira ceza kesildiğini okuyoruz. Ama soruyorum size, 132 kez yakalanan bir adama 2 milyon ceza ne ifade eder? O bir günde o parayı sahte etiketle çıkarıyor.

5996 sayılı Kanun diyor ki, 3. kez yakalanırsa savcılığa suç duyurusu yapılır. İyi de bu adam 132 kez yakalanmış. Biz kaçıncı savcılığı bekliyoruz?

Buradan Tarım ve Orman Bakanlığımıza ve vicdan sahibi herkese sesleniyorum

Bu işe para cezası yetmez. Bu işin adı “gıda terörü”dür.
Ticari hayattan men edilmelidir. Bir kez tağşiş yapan, ömür boyu gıda üretememelidir. Hapis cezası ertelenemez ve paraya çevrilemez olmalıdır. O markaların arkasındaki dağıtım ağı, e-ticaret siteleri de aynı suçtan yargılanmalıdır.
Biz gerçek üreticiler olarak laboratuvar raporumuzu, polifenol analizimizi alnımızın teri gibi şişemizin üzerine koyuyoruz. Tüketici de ucuz diye aldığı 5 litrelik yağın, aslında kendi sağlığını ve bizim geleceğimizi kararttığını bilsin.

Ben zeytin ağacımı dedemden miras aldım, torunuma bırakacağım. Sahtekarlar yüzünden bu ağaçlar kesilirse, bu toprakta zeytinden sonra hiçbir şey yetişmez.

Sahte zeytinyağı satan, zeytin üreticisinin ekmeğini değil, bu milletin kökünü çalıyordur ve en ağır şekilde cezalandırılmalıdır.
Kaynak: Hakan Lalebaş
#GüvenilirGıda #TaklitTağşiş #BakanlıkİfşaListesi #ZeytinyağıNasılAnlaşılır #GıdaTerörü #SağlıklıYaşam

Admin Ali Süzen
Sosyal Medya

Admin Ali Süzen

1953 yılında Edirne'de doğdu. İstanbul Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu. 11 yılı lise müdürlüğü olmak üzere 25 yıl öğretmenlik yaptı ve 2001 yılında Milli Eğitim Bakanlığı'ndan emekli oldu. Üniversite yıllarından beri hobi olarak çeşitli yerel ve ulusal basında köşe yazarlığı yaptı. İlk kitabı olan 'BAŞARI HİKAYELERİ' 14 Haziran 2018'de yayımlandı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.