Cem Murat Yazdı: Mecelle…

Mecelle…
ABD Temsilciler Meclisi üyesi Steve Cohen bir kaç yıl önce şöyle söylemişti: “ABD’nin kurucu babaları, Amerikan anayasasının hazırlanmasında Türkiye’ye (Osmanlı İmparatorluğu’na) danıştı.”

Bu söylemleri tarihi vesikalarla da örtüşüyor. Zaten dünyanın gelmiş geçmiş en gelişmiş MEDENİYETİ OSMANLI idi. Bu sebeple şaıracak bir durum değil.

Lakin asıl şaşırcağımız şey şu ki; ABD’nin Amerkan yasaları için danıştığı OSmanlı Devleti’nin uyguladığı Mecelle’yi
piçrail 1984’e,
Yemen 1992’ye,
Ürdün 1976’ya,
Irak 1952’ye,
Suriye ise 1949’a kadar kullanmış olmasına rağmen ve hatta bugün piçrail ve Ürdün ile Sırbistan ve Karadağ gibi ülkelerin medeni kanunlarının temelini Mecelle oluşturmasına rağmen, bir şahsın etrafına kurulan Cumhuriyet-i Türkiye’nin kanunları ortodoks hristiyanların kanun ve yasalarından aşırmadır. Yani şu Mecelle’ye sırtını dönen tek ülke belki de bizim ülkemizdir.

Mecelle, Arapça, Bulgarca, Rumca, Ermenice, Fransızca ve İngilizce’ye tercüme edilmiştir.

Bugün toplumun ifsadı, ahlaksızlık ve yozlaşısı en başta bu kanunların kifayetsizliğindendir.
Evet cumhuriyet kuruldu lakin 1000 yıllık bir medeniyet, 2400 yıllık bir gelenek ve görenek yok sayıldı, insanı da ötelendi ve aşağılandı.

Bizim meselemiz, binlerce yıllık Türk kadim töreleri, adet ve gelenekleri, İslam’a geçtiğimizden sonra yaşadığımız hayat ve değerlerimiz ile zerre alakası olmayan; kural, kaide, yasa ve reformlardır. Yoksa cumhuriyetle falan derdimiz yok. Elin ecnebisinin yıllarca uyguladığı yasaları yapan ecdadımızı, geri kalmışlıkla suçlayan rezillerdir bizim meselemiz.

Sultan Abdülaziz zamanında, Ahmed Cevdet Paşa önderliğinde yazılan Mecelle için, Cevdet Paşa şunu nakleder:

“Mecelle’yi Roma Kanunnâmesiyle mukayese eden ve her ikisine de insan eseri nazarıyla bakan bir Avrupalı hukukçu şöyle demiştir. Âlemde ilmî cemiyet tarafından iki defa kanun yapıldı. [Roma Kanunnâmesi (Codex Justinianus) ve Mecelle] İkisi de Konstantiniyye’de gerçekleşti. İkincisi, tertip ve intizamı ve meselelerinin düzenlenmesi ve irtibatı bakımından birincisine çok üstündür. Aralarındaki fark da insanın o asırdan bu asra kadar medeniyette kaç adım atmış olduğunu gösteren güzel bir ölçüdür.”

***Şimdi Baro Başkanı diyor ki, yasa yapamazsın çünkü yapılan anayasada yasa yapabilirsin diye bir kaide yok! Yapılan yasa dediği de, alayı ithal kanunlar. Eski dünyanızın son çırpınışları bunlar başkan beg!
Kaynak: Cem Murat

Admin Ali Süzen
Sosyal Medya

Admin Ali Süzen

1953 yılında Edirne'de doğdu. İstanbul Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu. 11 yılı lise müdürlüğü olmak üzere 25 yıl öğretmenlik yaptı ve 2001 yılında Milli Eğitim Bakanlığı'ndan emekli oldu. Üniversite yıllarından beri hobi olarak çeşitli yerel ve ulusal basında köşe yazarlığı yaptı. İlk kitabı olan 'BAŞARI HİKAYELERİ' 14 Haziran 2018'de yayımlandı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.