Millî İstihbarat Akademisi | İsrail Yayılmacılığının Anatomisi
Millî İstihbarat Akademisi | İsrail Yayılmacılığının Anatomisi
İsrail’in teopolitik meşrulaştırma, idari ilhak ve bölgesel çevreleme stratejisi.
Merhaba,
Rapor Bülteni’nin 164. sayısında Millî İstihbarat Akademisi (MİA) tarafından yayımlanan İsrail Yayılmacılığının Anatomisi başlıklı raporunu mercek altına alıyoruz
Rapor; İsrail yayılmacılığını güvenlikleştirme, sosyopolitik kurumsallaşma ve askerî kapasitenin birbirini beslediği döngüsel bir sistem olarak ele alıyor ve analiz ediyor.
İyi okumalar!
I. KAVRAMSAL ÇERÇEVE
Önce kavramlar…
Toprak Temelli Yayılmacılık: Uluslararası hukukta tanınan sınırların ötesinde fiilî işgal, yerleşim birimleri ve tampon bölgeler vasıtasıyla mekânsal denetimin adım adım genişletilmesi pratiği.
Hukuki-İdari / Kurumsal Yayılmacılık: Askerî emirler, idari yetki devirleri, kadastro düzenlemeleri ve altyapı projeleri aracılığıyla resmî ilhak ilan edilmeksizin işgal altındaki toprakların sivil bürokrasiye ve iç hukuk rejimine kademeli olarak entegre edilmesi.
Demografik Yayılmacılık: Nüfusun mekânsal dağılımına müdahale edilerek zorunlu göç ettirme, yerleşimci nakli ve etnik-hiyerarşik vatandaşlık düzenlemeleriyle işgal alanlarındaki insani ve toplumsal yapının dönüştürülmesi.
Eretz Yisrael (İsrail Diyarı): İsrail’in resmî devlet sınırlarını aşan, Yahudi halkı ile arasında tarihsel ve kutsal bir bağ kurulduğu iddiasına dayanan ve yayılmacı politikalara teolojik meşruiyet zemini sağlayan coğrafi ve dinî diyar tasavvuru.
Güvenlikleştirme: Siyasi, ideolojik ve işgalci taleplerin varoluşsal bir beka ve ulusal güvenlik zorunluluğu olarak kurgulanarak toplum nezdinde meşrulaştırılması ve siyasal merkeze taşınması.
MABAM (Savaşlar Arası Harekat): İsrail ordusunun (IDF) potansiyel tehditleri henüz oluşum aşamasındayken ve kendi sınırlarına ulaşmadan rakip ülkelerin egemenlik alanlarına saldırmasını esas alan önleme doktrini.
II. ARAŞTIRMACI KURUM
Ankara merkezli, istihbarat, güvenlik ve strateji alanlarında akademik çalışmalar yürüten bir ihtisas kuruluşu.
Başkanlığını Prof. Dr. Talha Köse’nin yürüttüğü kurum; küresel güvenlik dinamiklerini analiz ederek Türkiye’nin savunma ve dış politika doktrinlerine entelektüel katkı sunmayı ve politika yapıcılara stratejik vizyon sağlamayı amaçlıyor.
III. METODOLOJİ
Rapor; İsrail’in yayılmacı politikalarını tekil bir etkene indirgemek yerine ideoloji, siyaset, sosyoloji ve askerî kapasite arasındaki etkileşimi izleyen çok boyutlu bir analitik çerçeve üzerinden inceliyor.
Çalışmada, 1967 sonrası işgal pratikleri, Gazze, Batı Şeria, Lübnan ve Suriye sahasındaki güncel fiilî durumlar, Knesset yasama kararları ve koalisyon protokolleri nitel boyutlarıyla analiz ediliyor.
Toplumsal dönüşümü ve radikalleşmeyi takip etmek üzere İsrail Demokrasi Enstitüsü (IDI) kamuoyu araştırmaları ve seçim verileri nitel ve nicel yöntemlerle sentezleniyor. OCHA ve sivil toplum örgütlerinin (Yesh Din, Peace Now) saha verileri işgalin kurumsal boyutunu ortaya koymak amacıyla metodolojiye dahil ediliyor.
IV. BULGULAR
Teolojik ve tarihsel söylemler işgale meşruiyet alanı açıyor.
İsrail yayılmacılığı seküler güvenlik kaygılarından ibaret değil. Eretz Yisrael, vadedilmiş toprak ve seçilmiş halk anlatılarından oluşan güçlü bir teopolitik repertuar üzerinden İsrail yayılmacılığı meşrulaştırılıyor.
Rapora göre, 1967 sonrasında dinî siyonist hareketler eliyle yürütülen yerleşimci faaliyetler, toprağı kutsallaştırarak işgal adımlarını tarihsel ve ilahi bir zorunluluk olarak topluma sunuyor.
ABD merkezli Hristiyan siyonizmi, bu teolojik iddiaları ulusötesi bir siyasal baskı gücüne dönüştürerek İsrail yayılmacılığına dış meşruiyet ve diplomatik destek sağlıyor.
Toplumsal radikalleşme hızlanıyor, radikal sağ siyasi merkeze yerleşiyor.
Raporda, İsrail toplumunun sağa aidiyet oranının toplumun yaklaşık 5’te 3’ünü kapsadığı belirtiliyor.
Kendisini merkezde tanımlayanların oranı yaklaşık 4’te 1.
Kendisini solda tanımlayanların oranı sadece 10’da 1.
Genç kuşaklarda radikalleşme çok daha keskinleşiyor; 18-34 yaş grubundakilerin tam 4’te 3’ü kendisini sağda konumlandırıyor.
Rapora göre seçim tablosunda Netanyahu’yu destekleyen radikal sağ ve ultra Ortodoks blok, Knesset’teki 120 sandalyenin yarısından fazlasını elde ederek idari yetkileri doğrudan devralıyor.
İşgalci fikirler normalleştirilirken Filistin egemenliği varoluşsal risk ilan ediliyor.
7 Ekim sonrası oluşan güvenlik şoku, toplumda var olan kuşatma zihniyetini derinleştirerek yayılmacı politikalara yönelik toplumsal desteği arttırıyor.
Kamuoyu verilerine göre Yahudi toplumunun yaklaşık 3’te 2’si (%63) bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasına ilkesel olarak karşı çıkıyor.
Toplumun %44’ü Filistin devletinin terörü güçlendireceğini savunurken sağ seçmenler arasında bu kaygıya katılanların oranı yaklaşık %60.
Sözde yerleşimci hareket devlete eklemlenerek idari ilhakı kurumsallaştırıyor.
Rapora göre yerleşimci örgütler marjinal bir grup olmaktan çıkarak bakanlıklar ve sivil bürokrasi içerisinde doğrudan karar alıcı konuma yükseliyor.
2026 yılı kararları doğrultusunda, 2030 sonuna kadar Batı Şeria’daki tescilsiz arazilerin %15’inin İsrail iç hukukuna göre kayda geçirilmesi hedefleniyor.
1 Ocak 2025’ten bu yana yerleşimcilerin düzenlediği 3.254 saldırı sonucunda 41.500’den fazla Filistinli yerinden edilirken 2.560’tan fazla yapı yıkılıyor.
MABAM doktrini bölgesel istikrarsızlığı derinleştiriyor.
İsrail’in güvenlik doktrini, sınır ötesi müdahaleleri sürekli kılan Savaşlar Arası Harekat (MABAM) yaklaşımı üzerinden güvenliğin maliyetini komşu ülkelerin egemenlik alanlarına yıkıyor.
Genişleyen askerî müdahale kapasitesine rağmen İsrail, derinlik ve sürdürülebilirlik açısından ABD desteğine yapısal olarak bağımlı.
Türkiye ile İsrail arasında bölgesel düzen yarışı.
Rapora göre, Türkiye ile İsrail arasındaki ayrışma, dönemsel krizlerin ötesine geçerek egemenlik odaklı düzen ile müdahaleci hiyerarşik düzen arasında yapısal bir rekabete dönüşüyor.
İsrail; Doğu Akdeniz, Kızıldeniz, Afrika Boynuzu, Balkanlar ve Türk dünyasında hamleler yaparak Türkiye’yi jeopolitik olarak çevrelemeyi hedefliyor.
Türkiye, bölge ülkelerinin devlet kapasitelerini güçlendirerek Kalkınma Yolu ve Orta Koridor gibi bağlantısallık projeleriyle kapsayıcı bir güvenlik mimarisine öncülük ediyor.
Kaynak: Rapor Bülteni
- Dr. Tunç Taşbaş Yazdı: Çürüme… - Ekim 26, 2026
- Yahya Baştürk Yazdı: Oktay Saral’ın Görevden Alınması… - Ekim 26, 2026
- Millî İstihbarat Akademisi | İsrail Yayılmacılığının Anatomisi - Ekim 26, 2026

