Aydemir Ay Yazdı: ‘Sabır Ekiyor Güreşçi Ailesi…’

‘Sabır Ekiyor Güreşçi Ailesi…’
Bir akşam, güreş alanının kenarında, toz toprak içinde otururken başladı her şey. Gökyüzü kızıl bir ateş gibi yanıyordu, ama bizim ailenin gözleri daha parlaktı o sırada.

Adı Ahmet’ti. On yedi yaşında, incecik bilekleri, ama omuzlarında sülalenin bütün umudunu taşıyan bir çocuk. Kırkpınar başpehlivanı olmaktı hayali. Babası Hasan Amca, yıllardır “ Yağlı Güreşçi babası olmak zordur” derdi. Ama asıl zor olan, annesi Fatma Anne’ydi. Ablası Ayşe’ydi. Ağabeyi Mehmet’ti. Küçük kardeşi Yusuf’tu. Hepsi bir aradaydı.

Her yaz, Yağlı güreşler başlayınca arabalara toplanırdı. Bir tane eski araba, bir tane de amcanın minibüsü. 8-10 kişi, bazen 12. Valizler değil, yorganlar, yer minderleri, market poşetleri yüklenirdi. Otel? O kelimeyi bilmezlerdi. “Bizde öyle lüks yok çocuğum,” derdi Fatma Anne, türbanını bağlarken.

Yol uzun, sıcak dayanılmazdı. Arabanın içinde diz dize, ter kokusu, çocuk ağlamaları, baba’nın sigara dumanı… Zembilini yastık yapmış kardeşleri ile hayaller kurarlardı. Bazen minibüsün arkasında uyurlardı. Bazen de yağlı güreş sahasının kenarına serdikleri çadırda. Yağmur yağınca çadır su alır, soğuk girerdi kemiklerine. Sabah ezanıyla kalkar, namazılarını kılar, marketten ekmek, peynir, zeytin alırlar, yere serdikleri sofra bezinin üstüne koyarlardı. Kimse “yeter” demezdi. Tabağındaki son lokmayı Ayşe abla kardeşine uzatırdı. “Ye oğlum, sen güreşeceksin bugün.” Mehmet ağabey işini bırakır, Yusuf okulu asardı. “Desteğe geleceğiz,” derlerdi.

Fatma Anne’nin elleri nasır içindeydi. Yıllarca tarlada, evde, şimdi de güreş yollarında. Her sabah aynı duayı okurdu:
“Allah’ım, yavrumu yaralamasınlar. Kazandırsa da, kaybettirse de… Dayansın.”

Ahmet Er Meydanına çıktığında, bütün aile kenarda ayakta beklerdi. Kalpleri ağızlarında. Elleri kenetlenmiş, nefesleri tutulmuş. Rakip dev gibiydi. Ahmet’in beli bükülürken Fatma Anne’nin gözlerinden sessiz yaşlar akardı. Ama ağlamazdı. Güreşçi annesi ağlayamazdı. Sadece dudaklarını ısırır, “Dayan oğlum… Dayan yavrum…” diye içinden yalvarırdı.

Ve o gün… Kazandı.
O an sahne dondu. Ahmet minderde rakibini yatırdığında önce sessizlik oldu. Sonra aileden bir çığlık koptu. Hakem elini kaldırdı. Rakibi elini öptü. Kıspetine vurup elini havaya kaldırdı.. Ayşe abla hüngür hüngür ağlayarak koştu. Yusuf “Abi kazandı! Abi kazandı!” diye bağırarak zıplıyordu. Mehmet ağabey gözyaşlarını silmeden Ahmet’i kucakladı. Fatma Anne diz çöktü, toprağı öptü. Hasan Amca’nın gözleri doldu; yılların yorgunluğu, gururla karıştı.

Ama o sevinç uzun sürmedi.

Çünkü zafer, yeni bir yol demekti. Daha çok güreş, daha çok yol, daha çok çadır, daha çok fedakârlık. Çile bitmiyordu. Uzatıyordu kendini. Ahmet’in omuzlarındaki yük biraz daha ağırlaştı. Ailenin verdiği rızıklar, bırakılan işler, asılan okullar… Hepsi devam edecekti.

Akşam, yine aynı market poşetlerinden yemek yerlerken Fatma Anne oğlunun saçını okşadı. Sesinde hem gurur, hem tarifsiz bir acı vardı:

“Kazandın ya… Allah razı olsun. Ama bu yol biter mi sandın yavrum? Bizim çilemiz sabır. Sen kazandıkça uzar bu yol. Biz de peşinden geliriz. Ta ki sen ‘yeter’ deyinceye kadar.”

Ahmet başını annesinin omzuna yasladı. Gözlerinden bir damla yaş süzüldü. O damla, hem zaferin, hem yıllarca sürecek Baş pehlivanlığına giden yolun fedakârlığının tadıydı.

Güreşçi ailesi olmak buydu işte.

Ne zafer bitirirdi çileyi, ne de mağlubiyet. Sadece sevgi ve sabır bitmezdi. Ve onlar, o eski arabayla, o tozlu yollarda, o yerde kurulan sofralarda, birbirlerine kenetlenmiş halde yürümeye devam edeceklerdi.

Gözyaşlarıyla ıslanmış, ama dimdik.

Sabır ekiyor güreşçi ailesi…

Kaynak: Aydemir Ay

Foto: Turhan Ülgüdür

 

Admin Ali Süzen
Sosyal Medya

Admin Ali Süzen

1953 yılında Edirne'de doğdu. İstanbul Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu. 11 yılı lise müdürlüğü olmak üzere 25 yıl öğretmenlik yaptı ve 2001 yılında Milli Eğitim Bakanlığı'ndan emekli oldu. Üniversite yıllarından beri hobi olarak çeşitli yerel ve ulusal basında köşe yazarlığı yaptı. İlk kitabı olan 'BAŞARI HİKAYELERİ' 14 Haziran 2018'de yayımlandı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.