Basından Seçmeler/Nedim Şener Yazdı: Kaşif Kozinoğlu Olayı

Kaşif Kozinoğlu Olayı
Fethullahçı Terör Örgütü’nün işlediği Hrant Dink suikastını aydınlatmaya çalıştığım için örgütün Emniyet ve yargıdaki yapılanması tarafından “Ergenekon Terör Örgütü üyesi” iftirasıyla tutuklanıp Silivri Cezaevi’ne girdiğimde beni en çok şaşırtan Milli İstihbarat Teşkilatı mensuplarından Kaşif Kozinoğlu’nun da aynı operasyonda tutuklanması olmuştu.

Odatv kumpasında tutuklanan herkesi kamuoyu az ya da çok tanıyordu ama medyada son dönem fotoğrafı bile olmayan MİT mensubu Kozinoğlu, herkes için sürprizdi ve ben mahkemeye çıkacağımız günü merakla bekliyordum. Ama duruşmaya 10 gün kala cezaevinde öldürüldü. Kozinoğlu cezaevinde olduğu gibi, cinayetine ilişkin dosya da yıllarca sahipsiz kaldı. “Öldürüldü” diyorum çünkü Türkiye unutsa da Silivri’de tutuklu kaldığımız dönemden itibaren geçen 15 senede ben hep öldürüldüğünü düşündüm.

Dava dosyası da bunu gösteriyordu. Hatta binlerce sayfa dava dosyasını okumak değil; işlediği her suçtan, kurduğu her kumpastan sonra kamuoyunu yönlendirmek için yayınlar yapan, haberler ve kitaplar yazan FETÖ’nün bu cinayetteki rolünü görmek için Erkan Çakır isimli FETÖ’cüye yazdırılan “Karanlık Oda-Ergenekon’un Medya Yapılanması” ve “MİT’in Kozmik Odası Kaşif Kozinoğlu-KOD ADI KÖROĞLU” kitapları ile FETÖ destekçisi Nazlı Ilıcak’ın “Her Taşın Altında Cemaat Mi Var?” kitaplarını okumak bile yeterliydi.

15 yıl sonra nihayet faili meçhul cinayet dosyaları arasında Kozinoğlu’nun ki de yer alıyor. Biri firari FETÖ’cü olmak üzere Kozinoğlu’nun ölümünde ihmali görülen 11 infaz koruma memuru gözaltına alındı. Bu operasyon, Kozinoğlu’nun cezaevinde rahatsızlanması sonrası ihmali ya da kastı görülenlerle ilgili. Bir de sözde tıbbı müdahale aşaması var. 12 Kasım 2011’de koğuşunda saat 18.08’de rahatsızlandıktan sonra sedye ile oturacak durumda olan, saat 18.37’de doktoru olmayan ambulansla alındıktan sonra yolda bir başka ambulansa aktarılan Kozinoğlu, sadece yarım saat içinde, saat 19.10’da Silivri Devlet Hastanesi’ne ulaştığında ölmüştü. Ömrünü spor yaparak geçirmiş, düzenli kontrolleri yapılan MİT mensubu Kozinoğlu’nun ölümü ile ilgili soruşturma ise “kalp ve damar hastalığına” bağlanarak kapatılmıştı.

Öyle ki savcılık, 2004’te kalp ve damar hastalığı ile ilgili olmayan “kırık kalp sendromuna” bağlayarak üstünü örtmüştü.

Kısacası, sadece infaz koruma memurları değil; cezaevi yönetimi, ambulans ekibi, hastane ekibi ve tabii en önemlisi FETÖ’cülerin o tarihte baştan aşağıya örgütlendiği savcılık ayağı soruşturulmadan bu cinayet aydınlanmaz.
Kaynak: Nedim Şener

Admin Ali Süzen
Sosyal Medya

Admin Ali Süzen

1953 yılında Edirne'de doğdu. İstanbul Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu. 11 yılı lise müdürlüğü olmak üzere 25 yıl öğretmenlik yaptı ve 2001 yılında Milli Eğitim Bakanlığı'ndan emekli oldu. Üniversite yıllarından beri hobi olarak çeşitli yerel ve ulusal basında köşe yazarlığı yaptı. İlk kitabı olan 'BAŞARI HİKAYELERİ' 14 Haziran 2018'de yayımlandı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.