Cenap Şirin Yazdı: Peki, Bu Batan Devir Hangi Devirdir?

Peki, Bu Batan Devir Hangi Devirdir?
Çanakkale sırtlarında bir asker heykelinin yanında Necmettin Halil ONAN’ın:
“Dur yolcu bilmeden gelip bastığın Bu toprak bir devrin battığı yerdir.”
Şiiri yazılıdır.

Şiirin devamında;
“Bir harbin sonunda bütün milletin, Hürriyet zevkini tattığı yerdir!” diyor.

Peki bu batan devir hangi devirdir?

Çanakkale’yle Osmanlının battığı ve bu batışla hürriyetimizi kazandığımız kastediliyorsa bunun neresi gurur vericidir?

Çanakkale ile hürriyetimize kavuşmuşsak, savaştan önce hür değil miydik?,

Hür değil idiysek, cephede dalgalanan ay-yıldızlı bayrak, kimin bayrağı idi?

Çanakkale Zaferini İngiliz ve Fransızlara karşı mı kazandık, yoksa Osmanlıya karşı mı ?

Biz, Osmanlıya karşı zafer kazanmışsak, biz kimiz?

Osmanlı kim?

Osmanlı batınca, millet Hürriyet zevkini mi tattı(!).

Bu anlayış İsmet İnönü’ nün şu anlayışıyla çakışmaktadır.

1940 yılında, İnönü, Yunan Kralı’na gönderdiği tebrik telgrafında:
“Yunanistan’ın Osmanlı’dan Kurtuluşunu tebrik ediyorum, biz de siz gibi Osmanlı’dan kurtulduk” demişti.
(26 Mart 1940 -Tan Gazetesi).

Osmanlı’dan kurtulduk, hürriyetimize kavuştuk öyle mi?

Acaba “İstiklal Harbi” nin adı bu nedenle mi “Kurtuluş Savaşı” yapılmıştır?

Ülkemize saldırıları ile bize hürriyeti tattırmaya vesile oldukları için İngilizlere, Fransızlara teşekkür mü borçluyuz?

657 kişilik Siyon Katır Birliği ile İyusif Trumpeldor komutasında Çanakkale’de bizimle savaştıkları için İsraillilere de teşekkür mü borçluyuz?

Acaba her yıl Anzakları Çanakkalede bunun için mi ağırlıyoruz?

Çanakkale sırtlarına, 300.000 evladımızı katledenleri hedef alan bir şiir yazmak varken, Osmanlı’yı hedef alan bir şiir yazmak ne demektir?

Osmanlıya bu kin neden bu kadar büyüktür?

Osmanlı döneminde hür değil miydik?

Hür değilsek kimin esiriydik?

Türk Milleti Fatih’in esiri miydi?

Milletimiz Çanakkale cephesinde destan yazmıştır, kahramanlığı efsânedir, ama Mehmetçiğin zaferinin bedeli masada alınamamıştır.

Bizi 1. Dünya savaşına sürükleyenlerle, savaşı masada kaybedenler ve “Osmanlı yıkıldı oh oldu” diyenler hep aynı pişkinlerdir.

Çanakkale’den sadece 3 yıl sonra İngiliz ve Fransızlar, ellerini kollarını sallayarak boğazı geçip, Sarayburnu önlerine donanmalarını demirlemişlerdir.

300.000 gencimiz bunun için mi kaybedilmiştir?

Bu pişkinler 1929 yılında, daha şehitlerin kanı kurumadan, Büyük Britanya İmparatorluğunun Donanmasını davet edip İstanbul’da ağırlamışlardır.

İngilizler ile karşılıklı ziyafetler ve balolar tertip edilmiş, İngiliz askerleri için İstanbul hazırlanmış, bazı yerler(!) Beyazlara boyatılarak, İstanbul’a adeta gelinlikler giydirilmiştir. (Hatta işgalci askerleri eğlendirmek için kerhânelere kadın takviyesi ve bakım dahi yapılmıştır)

Çanakkale’yi, abartmadan, efsaneleştirip “mit”leştirmeden, sadece cepheye indirgemeden, bütün boyutlarıyla kavrayamaz ve öğretmezseniz, yeni “Çanakkale” lere hazır olmalısınız… !!!

Kaynak: Cenap Şirin

Admin Ali Süzen
Sosyal Medya

Admin Ali Süzen

1953 yılında Edirne'de doğdu. İstanbul Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu. 11 yılı lise müdürlüğü olmak üzere 25 yıl öğretmenlik yaptı ve 2001 yılında Milli Eğitim Bakanlığı'ndan emekli oldu. Üniversite yıllarından beri hobi olarak çeşitli yerel ve ulusal basında köşe yazarlığı yaptı. İlk kitabı olan 'BAŞARI HİKAYELERİ' 14 Haziran 2018'de yayımlandı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.