Dr. Osman Çakmak Yazdı: İsrail’in Sinsi Hesabı

🧪 İSRAİL’İN SİNSİ HESABI 💥
Şu sıralar İsrail’in durup durup bize “yoklama çekmesi”, bizim kimyacıların tabiriyle “katalizörsüz reaksiyona zorlama” işine benziyor.
Altımızdaki ateşi harlayıp, durmadan ortama ısı veriyorlar ki Türkiye sinirlerine hakim olamasın, “erken çatışma” dediğimiz o kontrolsüz patlama yaşansın. Akılları sıra bizi tuzağa düşürüp ateşe atacaklar!

📉 BATI’NIN PİLİ BİTİYOR: TAŞIMA SUYLA DEĞİRMEN DÖNMEZ 🔋
Tabii bu şımarıklığı yaparken arkalarındaki “Batı”ya, o koca ağabeylerine güveniyorlar. Halbuki bilmiyorlar ki Batı’nın kendi içindeki siyasi ve ekonomik entropisi, yani çivisi çıkmışlığı, düzensizliği tavan yapmış durumda. Artık taşıma suyla değirmen dönmüyor; kimsenin kimseyi, hele de böyle sürekli arıza çıkaran şımarık bir çocuğu sonsuza kadar sırtında taşıyacak dermanı kalmadı.

🤝 SURİYE SATRANCI VE İSRAİL’İ TİTRETEN “MEKKE ANTLAŞMASI” 🕌
Rus basını bile bölgedeki bu jeopolitik düdüklü tencerenin artan basıncını çok iyi okumuş. İsrail’in Suriye’deki Türk askerinden, Mehmetçik’ten bu kadar rahatsız olmasının asıl sebebi ne biliyor musunuz? Kendi kurdukları o fitne ateşinin sönecek olması!

Hele kapalı kapılar ardında demlenen bir ihtimal var ki, asıl o İsrail’in uykularını kaçırıyor: Suriye’nin “Mekke Antlaşması”na katılma ihtimali! Görüşmelerin sürdüğü, Suriye’nin de bu mutabakata dahil olup safları sıklaştırabileceği konuşuluyor.

Düşünsenize; bölge ülkelerinin husumetleri bir kenara bırakıp bu şekilde kenetlenmesi, İsrail’in on yıllardır tıkır tıkır işleyen “böl-parçala-yut” kimyasını yerle bir eder. Türkiye’nin Suriye’de milim geri adım atmadığını ve bu ittifak ihtimallerinin ete kemiğe büründüğünü görünce adamların bütün hesapları şaştı, fena çuvalladılar!

⚡ KORAL’IN DÜĞMESİ VE O ACI YAN ETKİ 🎯
Bizim devlet aklı öyle kuru gürültüye pabuç bırakmayqcaktır. Kış ortasında orak sallanmaz dedik ya; vakti saati geldiğinde, Türkiye kendi belirlediği şartlarda o bizim ASELSAN’ın meşhur KORAL’ının düğmesine bir basar…

O elektromanyetik dalgaları havaya öyle bir salar ki; vaktiyle Doğu Akdeniz’de Fransız gemisini nasıl kör-sağır bıraktıysa, bunların da o çok güvendikleri sistemlerini anında felç ediverir.

Sonra bir bakmışlar, o milyar dolarlık yüksek teknoloji radarlarının ekranlarında sadece kendi çaresizliklerini, üç boyutlu ve cam gibi yüksek çözünürlüklü olarak görüvermişler!

Ne diyelim kıymetli dostlar; fazla kaşınan adam elbet kendi ilacını, daha doğrusu o ilacın en ağır yan etkisini bulur.

Bizim yapmamız gereken; biraz sabır, biraz ilim, bolca da ferasetle o doğru vakti beklemektir…
Kaynak: Dr. Osman Çakmak

Admin Ali Süzen
Sosyal Medya

Admin Ali Süzen

1953 yılında Edirne'de doğdu. İstanbul Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu. 11 yılı lise müdürlüğü olmak üzere 25 yıl öğretmenlik yaptı ve 2001 yılında Milli Eğitim Bakanlığı'ndan emekli oldu. Üniversite yıllarından beri hobi olarak çeşitli yerel ve ulusal basında köşe yazarlığı yaptı. İlk kitabı olan 'BAŞARI HİKAYELERİ' 14 Haziran 2018'de yayımlandı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.