Erdal Ünal Yazdı: Fransa’nın Yediği Hurmalar…

FRANSA’NIN YEDİĞİ HURMALAR…

Fransa sokakları yanıyor. Günlerdir süren sokak anarşisi, Fransa’yı baştan aşağı tanınamaz hale getirdi. Öyle ki, bu harlı ateş pek söneceğe de benzemiyor.

Görünürde geçim zorluğu ve eğitimde kaynak eksikliği gibi masum bahaneleri öne süren Paris’in kuzeyindeki kenar mahallelerin lise öğrencileri sokakları hareketlendirdi. Sokakları, binaları ateşe verdiler, yaktılar, yıktılar, yağmaladılar. Olaylar azalacağına daha da alevlendi. Polis zaman zaman aciz durumlara düştü. Olayları bastırmaya zorlanıyor. Hâttâ polisin tamamen kontrolü kaybettiği bile dile getirilir oldu.

Öncelikle, dış ülke gizli servisleri tarafından desteklenmediği sürece, bu tarz anarşik sokak hareketlerinin uzun süre devam edemeyeceği bilinmelidir. Fransa’nın başına gelen bu olaylar silsilesi ile ilgili, şahsım dahil, eli kalem tutan kim varsa, hemen hemen hepsi de, “Macron’un Birleşmiş Milletler kürsüsünde İsrail’i sert bir şekilde eleştirmesi sonrasında Fransa’nın İsrail gizli servisi Mossad tarafından cezalandırıldığı” cihetinde fikir birliğine vardı.

Elhak, doğrudur!
Macron İsrail’i eleştirdiği için cezalandırılıyor. Ancak Siyonist Mossad Örgütü de sokakları durup dururken harekete geçiremez. Bunun için, küçücük de olsa bir kıvılcım, bir bahane gereklidir.
Bu bahane de, zahirde halk arasında geçim sıkıntılarının baş göstermeye başlaması, ve okullardaki yetersizlikler oldu.

Ancak bunlar zahirde olanlar…
Bir şeyin zahiri varsa perde arkasında da mutlaka bir batını vardır. Fransa’nın bu hale gelmesinin zahirî sebebi, hayat şartlarının zorlaşması, bunun da batınî sebebi, Fransa’nın en az 400 yıldır süren sömürgecilikten elde ettiği baldan tatlı bedava kaynak musluklarının birer birer kesilmesidir.

Sonunda Fransa için deniz bitti. Yüzyıllarca iliğini kemiğini sömürerek aç ve sefil bıraktığı Afrika ülkeleri yavaş yavaş uyandılar, ve birer birer Fransa’yı kapı dışarı ettiler. Fransa açısından her kapı dışarı ediliş, bedavadan Fransa’ya akan para ve maddî kaynakların birer birer azalması demektir. Azal, azal, nereye kadar? Hazıra dağ mı dayanır?
İşte, bitmez tükenmez sandıkları Lâle devri bile sonunda bitti.

Sömürge ülkelerden düşük maliyetle ve neredeyse bedavaya akan para musluklarının kısılması sonucunda Fransa hükümeti de kendi halkının yararına eskiden bol keseden dağıttığı hizmetleri veremez hale gelince, halkına kemer sıkma politikalarını dayatmaya başladı. Tabi, yüzyıllar boyunca fazla terlemeden ve neredeyse bedava hizmetlerle lüks içinde yaşamaya alışan şımarık Fransızlar da, arpanın azaldığını farkedince, adeta deliye dönerek sağa sola depik atmaya başladılar.
Olayların batınî özü budur.
Eveeeet, ne demişler?
“Keser döner sap döner”
“Akşam yediğin hurmalar, sabah…..tırmalar”

Şimdi okuyucuyu bir düşünceye sevketmek istiyorum: Fransa’nın Afrika’daki nüfuzunu kaybetmesinin temelinde etkili olan en önemli sebep ne olabilir? Yani Fransa’nın Afrika’daki ayağının altına muz kabuğunu hangi irade koymuş olabilir?

Kaynak: Erdal Ünal
21.10.2026

Admin Ali Süzen
Sosyal Medya

Admin Ali Süzen

1953 yılında Edirne'de doğdu. İstanbul Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu. 11 yılı lise müdürlüğü olmak üzere 25 yıl öğretmenlik yaptı ve 2001 yılında Milli Eğitim Bakanlığı'ndan emekli oldu. Üniversite yıllarından beri hobi olarak çeşitli yerel ve ulusal basında köşe yazarlığı yaptı. İlk kitabı olan 'BAŞARI HİKAYELERİ' 14 Haziran 2018'de yayımlandı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.