Furkan Bölükbaşı Yazdı: Benim Türkiye’deki İslami camianın büyük kısmından pek fazla bir ümidim kalmadı

Benim Türkiye’deki İslami camianın büyük kısmından pek fazla bir ümidim kalmadı
Benim Türkiye’deki İslami camianın büyük kısmından pek fazla bir ümidim kalmadı.

Bu camia kendisini yetiştirmiyor, ahlakına, edebine, üslubuna yatırım yapmıyor, doğru düzgün kaynak okumuyor, tenkit kabiliyeti düşük, bilgileri sözlü kültüre dayalı, yani büyük oranda dayanaksız, kritik analitik düşünme yetisi ise asla gelişmiyor.

Komün mantığıyla öbeklenip holiganlaşıyor. Kendi öbeğini ayakta tutmak için diğer herkesin hakkına girmekten, diğer herkese iftira atmaktan çekinmiyor.

Dini yaşamayı kisveden ve ritüelden ibaret zannediyor. Meselenin güzel ahlak, adalet, hakkaniyet, hakikat gibi boyutlarıyla yolu hiçbir celsede kesişmiyor.

Her on senede bir başka tarza ve başka bir yüze bürünen bir/veya birkaç Fetullah Gülen versiyonuna aklını teslim etmekten vazgeçmiyor.

Futbol takımı tutar gibi şahıslara bağlanıyor, anasını babasını bile savunmayacağı kadar onları savunuyor.

Bağlandığı kişinin hataları ortaya çıkınca hesap sormak yerine tevil yoluna gidiyor. Çünkü onu aslında bir nevi gözünde kusursuzlaştırıyor, ululaştırıyor, putlaştırıyor. Hatta yetmiyor hataları ortaya çıkaranlara da tam da bu yüzden acımasızca saldırıyor.

Bağlandığı kişinin de nefs sahibi bir insan olduğunu, evliyaların bile ilmîn ve edebin en üstün halini yaşamalarına rağmen nasıl büyük günahlara düşmekten kurtulamadıklarını, dolayısıyla modern dönemde bağlandığı şahısların hataya, günaha, harama, kibre düşmesinin ne kadar kolay olabileceğini gözardı ediyor.

Unutmayın Tayyip Erdoğan gibi toplumda yüksek itibarı olan bir siyasi lider bile Fetullah Gülen’e karşı camiasını uyandırabilmek için yıllarca gece gündüz mesai yaptı. Aslında hala da mesai yapmaya devam ediyor.

Fetullah Gülen bir noktadan sonra darbe yaptı da milletin gözündeki perde mecburen kalktı. Darbeye kalkışmasa itiraf edelim çoğu insanın gözündeki perde yine kalkmayacaktı.

Ben ve benim gibiler de “İslam’a hizmet eden muteber bir şahsa itibar suikasti düzenlemeye çalışan kıskanç müfteriler” olarak kalacaktık.

Fetullah Gülen’den sonrakiler darbe de yapmıyor. Sakince, göze batmadan, tatlı tatlı ikna yoluyla inanç dünyalarını tarumar ediyor. İnsanların karakterini bozuyor, müslüman ahlakından, edebînden ve vakarından uzaklaştırıyor.

Musibetin en büyüğüne kendi gözleriyle şahit olmadan akıllanmayan İslami camianın gözleri de kapalı kalmaya devam ediyor.

Senelerce bu camia için samimiyetle çabalayan, insanları uyandırmaya, doğru yola çağırmaya çalışan pek çok salih insanla da karşılaştım. Ama bunlar öfke ve nefret satmadıkları için, insanları kisve ve ritüel müslümanlığına değil hakka, adalete ve güzel ahlaklı olmaya, yani zor ama hakiki yola çağırdıkları için yalnız kaldılar, hedef oldular, saldırıya uğradılar, küstürüldüler.

Hal böyleyken, akıllanmamakta ısrar edenler için de Rabbimizin bize lütuf olarak verdiği kıymetli vaktimizi israf etmeye gerek yok.

Gerçekle yüzleşmek üzücü ama böyle bir camiaya dair umut beslemek insanın kendisine yapacağı en büyük saygısızlık olur. Allah ıslah etsin deyip geçmekten başka çare yok.
Kaynak: Furkan Bölükbaşı

Admin Ali Süzen
Sosyal Medya

Admin Ali Süzen

1953 yılında Edirne'de doğdu. İstanbul Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu. 11 yılı lise müdürlüğü olmak üzere 25 yıl öğretmenlik yaptı ve 2001 yılında Milli Eğitim Bakanlığı'ndan emekli oldu. Üniversite yıllarından beri hobi olarak çeşitli yerel ve ulusal basında köşe yazarlığı yaptı. İlk kitabı olan 'BAŞARI HİKAYELERİ' 14 Haziran 2018'de yayımlandı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.