Gündüz Demirhan Yazdı: İslâmda Borsa Konusu ve Medine Pazarı Örneği
İslâmda Borsa Konusu ve Medine Pazarı Örneği
İslam’da borsa konusunu çok araştırdım, çok yazdım ve çok anlattım.
Mesela Medine Pazarı konusu… Aslında bir üst ve örnek Pazar olarak İslam’da borsa ve fiyatlandırma konusunda güzel bir örnektir.
Medine Pazarının göz ardı edilen asıl ilkesi; ekonomik fetih olmadan askeri fetih olmaz anlayışı üzerineydi.
“Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın. Herkese gücünün yettiğinden başkasını yüklemeyiz…” Enâm 152
Bu ayeti ve benzer dürüstlük ve adalet ayetleri elbette Müslümanca yaşamın ruhunu oluşturuyordu. Ama bunların hayata geçmesi için bazı basit kurallar vardı ki; unutuldu.
Medine Pazarı vergisizdi ve kalkınmanın merkezinde yer almıştı. Ancak çok gelir elde edenlere bazı sorumluluklar yüklenmişti. Hazreti Osman ve Hazreti Abdurrahman bin Avf, ordunun ihtiyaç duyduğu tahıl, et, deri gibi maddelerle donatacak güce ulaşmış ve donatmıştı. Zaten zekat vermeyenlere açıkça savaş açılması ilke idi.
Medine Pazarı üretici ile Pazar arasındaki bütün engellerin ortadan kalkmasını da ilke edinmişti. Tüccar ve komisyoncuların köylü veya kervanların malının pazara gelmeden yolunun kesilip alması kesinlikle yasaktı. Bugünün ifadesi ile üreticinin arz güvenliği sağlanmıştı. Mesela bugün üreticinin online sistemle ve aracı olmadan borsada malını satışa sunduğu bir sitem düşünün. Medine Pazarında ilk gelen en güzel yeri kapardı ve fiyat kapalı kapılar dışında veya yolda değil pazarda oluşurdu.
Medine Pazarında denetim çok önemliydi ve denetimin asli faktörü her kesime ulaşabilir ve denetleyebilir olmasıydı. Bu nedenle iki kadın da daimi denetçi olarak görevliydi. Stokçuluk yapanlar, fahiş fiyat uygulayanlar, tartıda ve ölçüde hile yapanların malına el konulmasına varan ağır cezalar alırdı.
Medine pazarında belli aileler veya zümrelerin hakimiyet kurulması kesinlikle yasaklanmıştı. Pazara ilk gelen en güzel yeri kapardı. Bu ilke hiç değişmedi. Bugünün borsa elektronik işlem sisteminde de, piyasa açıldığı zaman sisteme ilk girilen işlem ilk fiyat olur ama sistemin Medine Pazarı ile uyuşmayan yanı şu ki; ilk fiyat komisyoncu aracılığı ile girilir. Bu da manipülasyona açık olma anlamına gelir. Fırsat eşitliğinin olduğu piyasalarda ise belli zümre veya imtiyaz gruplarının haksız kazanç sağlaması imkansız bir hale gelir.
Medine pazarı sadece ticari bir alan değil, İslam hukuk ilkelerinin uygulandığı bir laboratuvardı. Kul hakkı, dürüstlük ve şeffaflık ilkeleri hukuki müeyyidelerle korunurdu.
“Eksik tartıp ölçenlerin vay haline. Onlar insanlardan bir şey ölçüp aldıkları zaman tam alırlar; kendileri herkese bir şey ölçüp tarttıkları zaman ise eksik ölçüp tartarlar.” Ölçü ve tartıda hile yapanlar Kuran’da bir sureye; Mutaffifin konu olmuştur.
Borsa literatüründe bu ayeti şöyle anlamamız gerektiğine inanıyorum… Piyasa değeri… Üç masa 15 sandalye ve bir odadan oluşan bir şirket düşünün. Yatırım danışmanlığı, portföy yönetimi veya yatırım ortaklığı gibi bir şirket olsun… Fon krizine neden olan fon vurgununa sebep olan ihmalleri açıklıyorum. Böyle bir şirketin piyasa değeri ne olabilir? Çok üretilen bir hayal ve akıl var; kabul ediyorum ama milyar dolarlar olabilir mi? Ya da Medine Pazarında yasaklanan hal veya üst akıl komisyonculuğu İslam dininde meşru mudur? Yoksa Paygamber Aleyhisselam üretici ile Pazar arasına giren kim varsa rakip olarak görmüş ve pazardan uzaklaştırmış mıydı?
Bunları bilmeyen bir insanın Müslümanca bakış açısı ile ticaret yapması mümkün müdür?
Kaynak: Gündüz Demirhan
- Gündüz Demirhan Yazdı: İslâmda Borsa Konusu ve Medine Pazarı Örneği - Ekim 24, 2026
- Cem Murat Yazdı: Borsanın İşleyişi ile Alakalı Ciddi Yapısal Revizyonlar Elzemdir - Ekim 24, 2026
- Muradiye Mevlevihanesi Yeniden Hayat Buldu - Ekim 23, 2026

