İsa Kılıç Yazdı: Dost’ca…… ” Bir Ayet / Bir yorum “

Dost’ca……

” Bir Ayet / Bir yorum ”

Hz Yusuf kissasını çalışırken bir şey dikkatimi çekti. Ayeti biraz güne taşıdığımizda çok daha doyurucu bir çıkarım sağladığını gördüm. Şöyle ki ; hani Yusuf un kardeşleri Hz Yusuf’a bir fenalık edip babalarınin yanina gelme anlarını ayet şöyle ifade ediyor ; 
Yusuf /18
“Akşamleyin babalarına ağlayarak geldiler.”
Burada çok küçük görünen bir kelime var. işâʾen (Akşam vakti demektir.)
Ama olayın psikolojisine bakınca seçimin kendisi çok ilginçtir. Yusuf’un kardeşleri o fenalığı yaptıktan sonra babalarına dönüp yalan söyleyecekler ve özellikle akşam vakti geliyorlar. İyide Neden?
Ve birde hemen ardından Yusuf’un gömleğini kana bulanmış şekilde getiriyorlar. Kur’an onların planını açıklamıyor. Yani “Akşamı özellikle seçtiler çünkü…” demiyor. Fakat anlatının ayrıntısı bize şu insan davranışını düşündürüyor; İnsanlar bazen yalnızca yalan söylemez yalanı daha inandırıcı gösterecek bir sahne kurarlar. Yani yalana senaryo yazarlar ve oynarlar, burada olduğu gibi Ağlamak+ akşam vakti +kanlı gömlek + hazırlanmış hikâye.

Yani ortada sadece yalan yok.
Bir çeşit duygusal senaryo üretimi var.
Bugün bunun karşılığını bi düşünun dostlar.
Birisi bir olayı anlatırken sadece bilgi vermiyor, ses tonunu değiştiriyor, ağlıyor, ekran görüntüsü seçiyor, fotoğraf koyuyor, belirli kelimeleri özellikle kullanıyor…
Çünkü insanın kararını yalnızca “ne oldu” sorusu belirlemiyor.” Bana bu olay nasıl hissettiriliyor” sorusu da belirliyor.

 Kıssanın devaminda daha da güzel bir ayrıntı var. Babaları Ya’kub onların anlattığı hikâyeyi dinledikten sonra
“Hayır, nefisleriniz size bir işi güzel/çekici göstermiş.” diyor.
Buradaki ” sevvelet” çok ilginç bir fiil. Bir şeyi insanın gözünde cazip, kabul edilebilir, süslü hale getirmek gibi bir anlam alanı var.
Yani Ya’kub’un teşhisi yalnızca “Bana yalan söylüyorsunuz” değil. Daha da ilginç.
” kendi içinizde yaptığınız şeyi kabul edilebilir hale getirdiniz.” Diyor 
Bence bunun güncel hayattaki karşılığı şöyle ; İnsan çoğu zaman önce başkasını kandırmıyor. Önce kendisini kandırıyor. Şu cümleler tanıdık geliyor mu size ;
“Ben aslında onu kıskanmıyorum, sadece eleştiriyorum.”
“Ben intikam almıyorum, hakkımı arıyorum.”
“Ben onu küçümsemiyorum, sadece gerçekleri söylüyorum.”
“Ben kötü davranmadım, o bunu hak etti.”
İşte Hz ya’kub un o cümlesi tam burada inanılmaz bir psikolojik cümleye dönüşüyor;
İnsan kötülüğü doğrudan “kötülük” olarak kabul etmekte zorlanır, önce zihninde ona makul bir kılık giydirir. Ve belki Kur’an’ın en ürpertici taraflarından biri şudur; 
İnsanların en tehlikeli yalanları, başkalarına söyledikleri değil, kendilerini inandırdıkları yalanlardır.
Hayırlı cumalar dilerim……dost.
Kaynak: İsa Kılıç

Admin Ali Süzen
Sosyal Medya

Admin Ali Süzen

1953 yılında Edirne'de doğdu. İstanbul Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu. 11 yılı lise müdürlüğü olmak üzere 25 yıl öğretmenlik yaptı ve 2001 yılında Milli Eğitim Bakanlığı'ndan emekli oldu. Üniversite yıllarından beri hobi olarak çeşitli yerel ve ulusal basında köşe yazarlığı yaptı. İlk kitabı olan 'BAŞARI HİKAYELERİ' 14 Haziran 2018'de yayımlandı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.