Lâ Edrî Yazdı: Sosyal Medya Köpüğü vs. Sandık Hakikati: Algı Operasyonları Türk Milletinin Ferasetine Çarpmaya Mahkumdur!
Sosyal Medya Köpüğü vs. Sandık Hakikati: Algı Operasyonları Türk Milletinin Ferasetine Çarpmaya Mahkumdur!
Türkiye’de siyasi gündem, son yıllarda rasyonel zeminlerden koparılarak sosyal medyanın karanlık dehlizlerinde üretilen yapay algı dalgalarıyla şekillendirilmeye çalışılıyor. Klavye başında kurulan hayali dünyalar ile sokağın ve sandığın çıplak gerçekliği arasındaki uçurum ise her seçimde yüzlere bir tokat gibi çarpıyor. Bugün gelinen noktada, çeyrek asra yaklaşan bir iktidar pratiğini tek bir torbaya koyup “sonu geliyor” kehanetlerinde bulunanlar ile yarım asrı aşkın süredir tek başına iktidar yüzü görememiş bir siyasi geleneği alternatif olarak sunanların trajikomik çelişkisine şahitlik ediyoruz.
Münferit Hatalardan Kıyamet Koparanların İkiyüzlülüğü
Bir yanda, 25 yılı aşkın süredir girdiği her seçimden birinci çıkmış, devasa altyapı projelerinden savunma sanayi hamlelerine kadar ülkenin çehresini değiştirmiş bir siyasi irade var. Bu kadar uzun süreli yönetimlerin doğası gereği içeride bazı aksaklıkların, “çürük elma” olarak nitelendirilebilecek bürokratik veya siyasi figürlerin ortaya çıkması kaçınılmazdır. Dünyanın hiçbir yerinde kusursuz bir yönetim mekanizması yoktur.
Ancak asıl garabet, bu münferit hataları cımbızla çekerek koca bir başarı hikayesini sıfırlamaya yeltenenlerin, dönüp kendi mahallelerindeki devasa sistemik krizleri ve ahlaki aşınmaları görmezden gelmeleridir.
Kendi İçinde Düzen Kuramayanların İktidar Hülyası
Madalyonun diğer yüzünde ise yerel yönetimlerde veya geçmiş koalisyon dönemlerinde adı sürekli yönetim krizleri, iç çekişmeler ve şaibelerle anılan bir muhalefet yapısı duruyor. Kendi içindeki kurultay kavgalarını, delege pazarlıklarını ve yönetimsel zafiyetleri çözemeyen bir zihniyetin, ülkeyi “muasır medeniyetler seviyesine” taşıyacağını iddia etmesi en hafif tabirle toplumsal hafızayla alay etmektir.
Halk, vaatlerin parlaklığına değil, geçmişin referansına bakar. Sürekli kaybetme üzerine kurulu bir siyasi ajandanın, sadece karşı tarafın yıpranması üzerinden iktidar devşirme kolaycılığı artık bu aziz milletin sinesinde karşılık bulmamaktadır.
Fonlu Trollerin Dijital Balonu ve Sandığın Hakikat Aynası
Bu sürecin en acınası aktörleri ise şüphesiz sosyal medyanın paralı askerleri, yani trollerdir. Finanse edilmiş hesaplarla suni gündemler yaratanlar, bot hesapların beğeni sayılarıyla memleketin kaderini değiştireceğini sananlar, Türk seçmeninin ferasetini her zaman olduğu gibi yine hafife alıyorlar. Unutulmamalıdır ki, 2023 seçimleri öncesinde de ekranlarda, anketlerde ve sosyal medya platformlarında muhalefet adayları için “%60’lar, %70’ler” havada uçuşuyordu. Kendilerini dev aynasında gören dijital algı operatörleri, sandıklar açıldığında sokağın sessiz ve derin dalgası altında ezildiler. Dijital köpük sönmüş, geriye sadece sandıktan çıkan milli irade kalmıştı.
Sonuç olarak; bu ülkenin geleceği, fonlanmış ajansların strateji odalarında veya sosyal medyanın karanlık dehlizlerinde değil, Anadolu’nun ferasetinde yazılacaktır. İktidarın eksiklerini eleştirmek her vatandaşın hakkıdır; ancak bu eleştirileri bir yıkım ve itibarsızlaştırma kampanyasına dönüştürerek köksüz bir muhalefete kurtarıcı rolü biçmek bu ülkeye yapılacak en büyük kötülüktür.
Onlar baklava kutularında rüşvet alanlara sahip çıktılar, belediyeleri arpalığa çevirenlere sahip çıktılar.
Yolsuzluğu, arsızlığı, iltiması, irtikâbı, her türlü kirli, pespaye ilişkisi ortaya saçılanlara sahip çıktılar.
İstanbul’u soyanlara sahip çıktılar. Hırsıza, yolsuza, dolandırıcıya, şantajcıya sahip çıktılar.
Daha bizim söylemeye edebimizin el vermediği türlü kepazelikleri, türlü rezillikleri yapanlara yüzleri kızarmadan sahip çıktılar.
Şimdi çıkmış, kendi kapkara sicillerine bakmadan bir de bize ahlak dersi, siyasi etik dersi vermeye kalkıyorlar.
Onlara diyorum ki hadi oradan.
Siz bu milleti kendiniz gibi balık hafızalı mı sandınız?
Siz önce bir aynaya bakın, arının, içinizdeki çürükleri bir ayıklayın; şayet etrafınızda hâlâ birileri kalırsa sonra çıkıp bize akıl vermeye cüret edin
Türkiye, her türlü iç ve dış algı operasyonuna rağmen, kendi yerli ve milli ekseninde yürümeye, medeniyet yarışında en ön safta yer almak için mücadelesini sürdürmeye devam edecektir. Gözleri olup görmeyenler, kulakları olup duymayanlar için sandık günü her zaman en net ve en sert hakikat aynası olmaya devam edecektir.
Kaynak: Lâ Edrî
- Gündüz Demirhan Yazdı: Asıl Olan, Allah’ın Rızasına Uygun Davranmaya Çalışmaktır - Eylül 30, 2026
- Lâ Edrî Yazdı: Sosyal Medya Köpüğü vs. Sandık Hakikati: Algı Operasyonları Türk Milletinin Ferasetine Çarpmaya Mahkumdur! - Eylül 30, 2026
- Kur’an’ı Kerim’den Notlar/Oğulcan Doğan Yazdı: Hayatın akışını kendi ayaklarının altına almaya çalışan her kurgucu zihin, eninde sonunda kendi kontrol edemediği o dalgaların altında boğulmaya mahkûmdur - Eylül 30, 2026

