Zekeriya Efiloğlu Yazdı: Seni Merak Eden Biri Varsa Onu Geçiştirme, Sevdiğin İnsan Hala Hayattaysa Sevgini İçinde Tutma!

Seni Merak Eden Biri Varsa Onu Geçiştirme,

Sevdiğin İnsan Hala Hayattaysa Sevgini İçinde Tutma!
Adam 35 yıldır evliymiş.
Karısı her sabah erken kalkar, perdeleri açar, çayı demler ve yatak odasının kapısından seslenirmiş: “Hadi kalk,
güneş doğdu.” Adam ise yatağın içinde döner, hep aynı cevabı verirmiş: “Doğacak tabii. İşi bu.” Kadın bazen gülümser, bazen de hiçbir şey söylemeden kahvaltıyı hazırlarmış.

Adam ise bir gün çayın soğukluğuna, başka bir gün ekmeğin fazla kızardığına söylenirmiş. Çünkü bu çayın da o sofranın da o kadının da her zaman orada olacağını sanıyormuş.
Bir gece kadın aniden fenalaşmış. Adam onu hastaneye götürmüş ve sabaha kadar acilin önünde beklemiş.

Gün ağrırken doktor yanına gelmiş, durumunun iyi olduğunu ama birkaç gün daha gözetim altında tutulması gerektiğini söylemiş.
Adamdan gidip ilaçlarını ve eşyalarını getirmesini rica etmiş. Adam eve dönmüş, kapıyı açtığında ev ilk kez
bu kadar sessizmiş.
Perdeler kapalı, çaydanlık soğuk, masa boşmuş.

Yatak odasına girmiş ama
bu kez “Hadi kalk, güneş doğdu.” diyen olmamış. Adam perdeyi aralamış, güneş yine doğuyormuş. Güneş aynı güneş, ev aynı ev ama hiçbir şey eskisi gibi değilmiş. Gözleri dolmuş, hastaneye geri dönmüş, karısının elini tutmuş. Karısı gözlerini açar açmaz, “Güneş doğdu mu?” diye sormuş.

Adam cevap vermiş:
“Doğdu ama ben ilk kez kıymetini anladım.” demiş.

Sözün özü, biz sevgiyi
hep büyük sözlerde arıyoruz. Oysa sevgi çoğu evde,
“Eve geldin mi, yemeğini yedin mi, üstünü sıkı giy,
çayı koyayım mı?” gibi sıradan cümlelerin
içerisinde yaşıyor.

Ve insan çoğu zaman
bu cümlelerin kıymetini sustuklarında anlıyor. BUGÜN EŞİN YANINDAYSA KUSUR ARAMAYI BIRAK,
DÖN YÜZÜNE BAK.
Seni merak eden biri varsa onu geçiştirme.

Sevdiğin insan hala hayattaysa sevgini içinde tutma. ÇÜNKÜ BİR GÜN NE KIZDIĞINIZ KONU KALACAK NE DE KİMİN HAKLI OLDUĞUNUN BİR ÖNEMİ. Aklında yalnızca onun sesi kalacak…

Kaynak: Zekeriya Efiloğlu

Admin Ali Süzen
Sosyal Medya

Admin Ali Süzen

1953 yılında Edirne'de doğdu. İstanbul Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu. 11 yılı lise müdürlüğü olmak üzere 25 yıl öğretmenlik yaptı ve 2001 yılında Milli Eğitim Bakanlığı'ndan emekli oldu. Üniversite yıllarından beri hobi olarak çeşitli yerel ve ulusal basında köşe yazarlığı yaptı. İlk kitabı olan 'BAŞARI HİKAYELERİ' 14 Haziran 2018'de yayımlandı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.