Mirzahan Hızal Yazdı: Sarp Yokuş

sarp yokuş

“Fakat o, sarp yokuşu aşamadı. O sarp yokuş nedir bilir misin? Köle azat etmek veya açlık gününde yakını olan bir yetimi, yahut aç-açık bir yoksulu doyurmaktır.”(Beled suresi ,11 – 16)

“Güzel sözler Allah’a yükselir. Bunları O’na yükseltecek olan da sâlih amellerdir.“(Fatır suresi, 10)

Efendimiz (s.a.s.) bir hadisinde şöyle buyurur
“Allah Teâlâ bir sözü amelsiz kabul buyurmaz. Sözü, ameli ve niyeti de ancak sünnete uygun olmakla kabul buyurur.” (Hâkim, el-Müstedrek, II, 425)

► Ramazanda biraz gıda yardımı yapınca veya Gazzedeki yetimler ve yoksullara bir çuval un parası gönderince “sarp yokuşu “ aşmış oluyor muyuz?
Karınları açken değil de tokken ölürlerse bizim mesuliyetimiz ortadan kalkmış mı oluyor? Sarp yokuş, önce o her gün bombalanan yetimleri korumak, onları bombalayanları bombalamak, onları öldürenlerin dostlarını dost edinmemek, onlar için savaşmak, zorluklara, sıkıntılara katlanmak, gerekirse ölümü göze almak değil midir?

► Ayet-i Kerime “kölelere özgürlük” diyor. Eskiden, savaş esiri olan kölelere, bugün
demokrasi esirlerine, batıl çoğunluğun kölelerine, tağutların köleleştirdiği insanlara, zalimlerin kölelerine, makamların, güçlünün, paranın, faizin kölelerine, rejimlerin kölelerine, sapmış önderlerin kölelerine. Mü’minler Allahın CC kölesidir, onların dışındakiler herşeyin. Mü’minlerin tek bir ilȃhı vardır, diğerlerinin binlerce!

Sarp yokuş yiğitliktir. Gariplere, kimsesizlere sahip çıkmaktır. Efsȃne sahȃbe Ebu Zer (RA) gibi, hiç tanımadığı, idam mahkümu kişiye kefil olup hayatını ortaya koymaktır. Hz. Cebrail (AS) ın övdüğü, duasına meleklerin gıpta ettiği Ebu Zer (RA).

► Sarp Yokuş bedava çıkılmaz. Sarp yokuş, öncelikle haksızlık ve zulmü önleyebilecek, kalite ve kapasiteyi, ilim ve ahlȃkı kazanmaktır. Günde 18 saat çalışmak, Üniversiteyi, üniversiteleri birincilikle bitirmektir. Sınıfta üç tane namaz kılan öğrenci varsa bunların sınavlarda yüz üzerinden en az doksan beş almalarıdır. Boş zamanlarında Allahın CC okullarında, atölyelerde, fabrikalarda ev-ofislerde çalışmak, montaj değil imȃlat yapmaktır. Diplomayı Allahtan CC almaktır. Boş zamanı olmamaktır. Ülkeyi, Devleti, Milleti, cȃhillere, ahmaklara, ateistlere, sabataycılara, Mc. Kinseylere, devşirme Dervişlere, münafıklara, ajanlara, putçulara, lüpçülere, masonlara, monşerlere, Londra bankerlerine muhtaç bırakmamaktır. Yokuş bayağı Sarpmış.

► Sarp yokuş, İslȃmın kalite ve kapasite demek olduğunu bilmek, çok çalışmak, bu kalite ve kapasiteyi kazanmak, kazanamamış iken Ülke İdaresine talip olmamaktır.
“Faiz haramdır” dedikten sonra faizli kredilerle, iş, ticaret, müteahhitlik yapmak, haram lokmalarla namaz kılmak umreye gitmek, ucuz islâmcılık, İslam ticareti yapmak değildir. Sarp yokuş kendi aleyhine olsa da doğruları söylemek ve yapmaktır.

► Sarp yokuş, dernekler, vakıflar kurmak, toplantılar, seyahatlar yapmak, oturumlar düzenlemek, konuşmak, edebiyat, hamaset yapmak, yapmadıklarını anlatmak, TV lere çıkmak, meşhur olmak, aday olup seçimlere katılmak değildir. Ya hayır söyle ya da sus. Ya eserlerini göster ya da sus. Biliyorsan yap, bilmiyorsan sus. Ya bilimsel ol ya da sus. Cahillerin konuşma ve seçme / seçilme hakları yoktur.

► Sarp yokuş, az parayla, az konuşmayla çok iş yapmak, 2.7 trilyon vergi toplayıp, 2.7 trilyonluk hizmet ve yatırım yapmaktır. Yahudi bankalarına 2.7 trilyon faiz ödemek, sadece faizi bile 2.7 trilyon olan borçlara girmek değildir. Allaha CC ve Resulüne sırtını dönerek, “Allaha CC ve Resulüne SAS savaş açarak” (kur’an) bu kadar faiz öderken yoksulu ve yetimi doyuramazsın. Sarp yokuşları aşamazsın.

► Sarp yokuş, ülkede “aç varken tok yatmamaktır”. Yöneticilerin ülkedeki en fakir insandan daha iyi yememesi, hasta olursa daha iyi bakılmaması, daha rahat yatakta yatmaması, daha büyük evde oturmaması, daha çok ısınmaması, çocuğunu fakirin gidemediği okullarda okutmaması, aynı mahkemede yargılanması, aynı cezayı alması, kendi evladının fakirin evladıyla beraber şehit olmasıdır. Şeyh Şamil, annelik şefkatiyle de olsa, cihada karşı söz söylediği için öz annesinin kırbaçla cezalandırılması hükmünü vermiş, sonra bu hükmü kendi üzerinde tatbik etmiştir.

Kaynak: Mirzahan HIZAL

admin
Sosyal Medya

admin

1953 yılında Edirne'de doğdu. İstanbul Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu. 11 yılı lise müdürlüğü olmak üzere 25 yıl öğretmenlik yaptı ve 2001 yılında Milli Eğitim Bakanlığı'ndan emekli oldu. Üniversite yıllarından beri hobi olarak çeşitli yerel ve ulusal basında köşe yazarlığı yaptı. İlk kitabı olan 'BAŞARI HİKAYELERİ' 14 Haziran 2018'de yayımlandı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Gönder
Haber İhbar Hattı
Haber İhbar Hattı..
Lütfen Sağ Alttaki Gönder Butonunu Tıklayınız.