Mehmet Ali Abakay Yazdı: Kınıyoruz

KINIYORUZ

Kınama bir modalaştı, sormayın.

Toplantılarda tartışmalarda birbirini kınayan kınayana.

Bir olumsuzluğa karşı eli-kolu bağlılığın işareti mi, kınama?

Acziyet mi çaresizlik mi?

Duyarsızlık mı uzaktan güdülme, şartlanma mı?

Herkes kınama yarışmasında, adeta.

Kimin neyi kınadığı bilinmeyen ortamda herkes bir kınama telaşında:
– Ben de bunu kınıyorum.

Sôzle peynir gemisi yerinden kıpırdamaz.
– Bu anlayışı kınıyoruz.

Yaz mevsimi, havalar oldukça sıcak.
– Mevsimi kınıyoruz!..

Kışın soğuk geçen aylar oldu.
– Soğuğu kınıyoruz!..

Fiyatlar artınca huzursuzluk artar.
– Zamları kınıyoruz.

Bana dokunmayan yılana bin yıl ömür.
– Bu anlayıştakileri kınıyoruz.

Hayatımız kınamakla geçer.
– Kınayanları kınıyoruz.

Savaşlar olur, arada sınırlar bin kilometrelerce.
– Savaşları kınıyoruz.

Fırında soğuk ekmek satışı.
– Fırıncıyı kınıyoruz.

Şehir ulaşımı bir dert.
– Belediyeyi kınıyoruz.

İnsanlar açlıkla susuzlukla imtihanda.
– Bunu özellikle kınıyoruz.

Her yer cehenneme döndürüldü.
– Bunu çok çok kınıyoruz.

Eşkiyalık aldı başını gidiyor.
– Bunu daha çok kınıyoruz.

İnsana yaşam hakkı tanınmıyor.
– Bunu üçün kare kökü ağırlığınca kınıyoruz.

Kınayınca, kınayanlar terapi görmüşcesine rahatlıyor, mutlu oluyor
– Bu çarpık anlayış sahiplerinin kınamasını kınıyoruz.

Hayatımız kınamakla geçti, noktalanacak gibi.
– Haksız savaşları bir daha kınıyoruz.

Ne demeli, kınayan kınayana…
– Kınama nasılsa parasız, masrafsız, dövize endeksli değil. Fakir fukara adına biz de kınıyoruz!..

Kınama Mesajları, uzadıkça uzar.

Hayatı kınamakla geçenlerden olmadık, şükür!..

Bizi ayıplayan, yerden yere vuranlara söyleyecek çift sözümüz olmalı.

-Kınayanlar o kadar çok ki aralarında sesimiz duyulmuyor. Biz de sizin gibi kınıyoruz.

Tam bir mizaha dönüştü, kınamalar.
Anlayamıyoruz, ha bire kınıyoruz.

Kınından çıkarılmayan kılıncın keskinliği olmaz.
– Demirci ustasını kınıyoruz.

Bir acayip komisyonlar, teşkilatlar var, hatırı sayılır.
– Bunları da kınıyoruz.
Kaynak: Mehmet Ali Abakay

Admin Ali Süzen
Sosyal Medya

Admin Ali Süzen

1953 yılında Edirne'de doğdu. İstanbul Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu. 11 yılı lise müdürlüğü olmak üzere 25 yıl öğretmenlik yaptı ve 2001 yılında Milli Eğitim Bakanlığı'ndan emekli oldu. Üniversite yıllarından beri hobi olarak çeşitli yerel ve ulusal basında köşe yazarlığı yaptı. İlk kitabı olan 'BAŞARI HİKAYELERİ' 14 Haziran 2018'de yayımlandı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.