Mahmut Çetin Yazdı: Kod Adı “TARSUS” (Bölüm-1) “82 Evler Mahallesi ve Şehit Polisin Sırrı”
Kod Adı “TARSUS”
(Bölüm-1)
“82 Evler Mahallesi ve Şehit Polisin Sırrı”
“Kod Adı Barnabas” serisinde Devletin en mahrem odalarına girip, Kozmik Hücrelerdeki teolojik nükleer silahın izini sürmeye,
Hain piyonların o odalardan neyi çalmaya çalıştığını,
Asil Devlet Aklı’nın ise o sırlar manipüle edilmesin diye sahayı nasıl temizlediğini anlatmaya çalıştık..
Şimdi hazırsanız, o kozmik belgelerin ve şifreli haritaların sahada gösterdiği asıl koordinata, komplo teorilerinin zirveye çıktığı, hiçbir yerde bulamayacağınız sarsıcı gerçeklerin merkezine iniyoruz;
“Mersin-Tarsus, 82 Evler Mahallesi..”
Herkesin “Gizemli Kırmızı Ev” olarak bildiği, haritalara bile bu isimle kazınan o koordinat, sıradan bir definecilik hikayesi değildi!
O sokak, küresel teopolitiğin ve derin istihbarat savaşlarının Anadolu topraklarındaki en kanlı cephesiydi!
Gelin, o karanlık gecenin perdesini, dürüst bir devlet memurunun, polis memuru Mithat Erdal’ın kanıyla yazılan o sırları aralayalım..
Şebekenin İçine Sızan Bir Hayalet;
“Polis Mithat Erdal”
Takvimler 2011 yılının sonlarını gösteriyor..
Tarsus Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücemele (KOM) Amirliğinde görevli polis memuru Mithat Erdal, aldığı gizli bir emirle bölgede uzun süredir faaliyet gösteren devasa bir tarihi eser kaçakçılığı şebekesinin içine sızdırılır.
Görevi, şebekenin adımlarını takip etmek ve emniyete istihbarata bilgi aktarmaktır..
Şebeke, Tarsus’un 82 Evler Mahallesi’ndeki o eski, kerpiç duvarlı kırmızı evi gözüne kestirmiştir.
Geceleri gizlice kazılar yapılmakta, yerin altına doğru dehlizler açılmaktadır.
Ankara’daki o karanlık kumpas odaklarının (FETÖ) devletin kılcal damarlarına yerleştiği o dönemde, Mithat Erdal çok tehlikeli bir şeyi fark eder;
Sızdığı şebeke, sıradan üç beş mezar soyguncusu değildir!
Arkalarında emniyetten, adliyeden ve Ankara’dan çok güçlü koruma kalkanları vardır.
Ve en önemlisi, yer altında ulaştıkları şey Roma altını falan da değildir;
Dinler tarihini kökten sarsacak kadim tabletler, şifreli mikrofilmler ve haritalar..
“Çok Büyük Bir Şey Bulduk, Beni Yaşatmazlar!”
Mithat Erdal, yerin altındaki o gizli odaya girilip “esas emanete” ulaşıldığı gün, operasyonun boyutunu anlar!
Şebeke üst kademelerle çoktan pazarlığa oturmuştur..
Dürüst bir polis olarak bu vatana ihanet oyununu bozmak ister ama etrafındaki ahtapotun büyüklüğünü fark ettiğinde artık çok geç kalınmıştır!
Eşine ve yakın dostlarına korku dolu gözlerle şu kelimeleri fısıldar;
“Çok büyük bir şey bulduk!
Dile kolay, tarihi yerinden oynatacak, dinler tarihini baştan yazdıracak bir şey..
Devlet adına buradayım ama benim hayatım tehlikede..
Sırlar o kadar büyük ki, beni yaşatmazlar!”
Bu konuşmanın üzerinden çok değil, sadece birkaç gün geçer..
28 Ocak 2012 tarihinde, polis memuru Mithat Erdal, Tarsus’ta bir sokak ortasında, kendi beylik tabancasıyla başından vurulmuş halde bulunur!
Ensesinden Vurulan Polise “İntihar” diyen FETÖcü İrade tarafından;
Cinayetin hemen ardından, o dönem Tarsus ve Mersin adliyesini, Emniyetini elinde tutan güçler hızla devreye girer!
Olay yeri inceleme raporları karartılır, tanıklar susturulur!
Ve tetiği çekenlerin arkasındaki o derin irade, dosyayı jet hızıyla kapatır;
“Silahını temizlerken kazaen intihar etti!” diye rapor düzenlenir!
Bir polis memuru düşünün; silah temizleme konusunda profesyonel eğitim almış bir KOM polisi,
Hadi diyelim; göğsünden ya da alnından vuruldu, silahını temizlerken kendi ensesinden vuruluyordu!
Bu, Türk milletinin zekasıyla alay etmekti!
Mithat Erdal’ın acılı eşi Sibel Erdal;
“Eşim intihar etmedi, o kırmızı evin altındaki sırrı gördüğü için susturuldu!” diyerek çalmadık kapı bırakmaz!
Ama o dönem sesini duymak isteyen tek bir savcı bile çıkmaz!
Zira o savcılar, zaten 2009’da Ankara’da Kozmik Oda’ya girip o haritaları çalan ve Tarsus’taki şebekeye “orayı kazın” talimatını veren aynı küresel aklın piyonlarıdır!
“Kod Adı Tarsus” Başlıyor..
Gördünüz işte..
Tarsus’taki o gizemli ev, sıradan bir define alanı olsaydı, arkasından bir polis cinayeti ve o cinayeti örtbas etmek için seferber olan emniyet-yargı kumpasları çıkmazdı!
Mithat Erdal, Kozmik Oda’dan sızan teolojik belgelerin Anadolu’daki fiziki arama istasyonuna basmış ve bedelini canıyla ödemişti!
Katiller, polisin kanıyla o dehlizin üzerini kapattıklarını sandılar.
Ama yanılıyorlardı!
Devletin hafızası, o dürüst polisin kanını yerde bırakmayacak ve 2016 yılında o sokağa öyle bir fırtınayla girecekti ki, tüm dünya nefesini tutup izleyecekti!
Yazı Dizimizin 2. Bölümünde;
“2016 yılında o sokağı kapatan gizemli mavi brandaların arkasında neler yaşandı?”
“Keskin nişancılar ve Özel Harekat polisleri 360 gün boyunca neyi bekledi?”
“Yeraltı görüntüleme cihazları toprağın altında hangi kiliseyi ve hangi mezarı tespit etti?”
Takipte kalın, yerin altındaki o büyük kuşatma yeni başlıyor!
Kaynak: Mahmut Çetin
- Mahmut Çetin Yazdı: Kod Adı “TARSUS” (Bölüm-1)“82 Evler Mahallesi ve Şehit Polisin Sırrı” - Temmuz 15, 2026
- Cem Murat Yazdı: Erdoğan Gitsin de, Yerine Kim Gelsin? - Temmuz 14, 2026
- Abdurrahman Sevgili Yazdı: - Temmuz 14, 2026


Aziz Barnabas çok tanrılı doğu romadaki konsil toplantısına davet edilmeyen kişi idi sebepse Barnabas İncil’de tarif edilen Mahmut ismindeki peygamberi işaret ediyordu yani Hz Peygamberi dolaysıyla yeni peygamber haliyle tüm Hristiyan dünyasını derinden sarsabilecekti. Yakın bir zamanda yitirdiğimiz Merhum Muhsin Yazıcıoğlu da Barnabas incilinin gerçeğine ışık tutacak bir sinema filmi yapacaktı Başkanın başına gelenler malum. Ayrıca Hz İsa golgotha tepesinde adi suçlar işleyen diğer mahkumlarla çarmıh olayı öncesinde Vaftizci İoannesi de yanına alarak Hz Meryeme Rum iline yani Anadolu’ya gitmesini istemiştir muhtemel giriş yapılan yer antakya idi. Ve Efeste ortaya çıkan rahibe Katherine rüyası ve bülbül dağındaki Meryem Ana evi ve devamında olanlar…
Mustafa Şenel