Haydar Mermer Yazdı: “Evlenince Düzelir” mi?
“EVLENİNCE DÜZELİR” Mİ?
.
Psikolog Tuna Tüner şöyle demiş:
“Bu ülke yıllarca kadın-erkek ilişkilerini gaylerden dinledi. Türk kadınına söylüyorum: Hep güçlü erkeğim olsun istiyorsunuz ama güçlü erkeğin yanında durmayı bilmiyorsunuz. Durabildiğiniz yegâne erkek, güçsüz erkek. Gaylerin yakın arkadaşları hep kadınlar. Sen şimdi kaç lezbiyenin yanında erkek kanka gördün? Bizim kadınımız kusura bakmasın, her şeyin gay’ını çok sever. Şarkıcının, kuaförün, kişisel gelişimcinin, psikoloğun… Erkekte güç arıyorsanız, siz yaptıklarınıza bakın.”
Öncelikle, tüm genellemelerde olduğu gibi bu genellemede de hata var. Birincisi bu.
İkincisi, şunun ayırt edilmesi lazım: Kadınlar gay erkeklerden hoşlanmaz ve yanında durmazlar, sadece güçlü erkeklerde aradıkları şefkat ve nezaketi bulamadıkları için; nezaket, romantizm, sanatsal yetkinlikler vesaire gibi ince ruhlarına hitap eden davranışlarına karşı ilgi gösterirler. Çünkü gaylerde bu davranışlar, heteroseksüel erkeklere göre bir miktar daha fazla olabilir. Sonuçta efemine davranışlar sergileyen gayler, kadınların ruhlarına daha iyi hitap edebiliyorlar.
Bu, kadınların gaylerden hoşlandığını değil; erkek olarak gördükleri bireylerden, özellikle de nazik olanlardan ve bu davranışlardan hoşlandıklarını gösterir. Onlarla çoğunlukla gay olduğunu bilmeden arkadaşlık kurar; gay olduğunu anladığı veya öğrendiği anda da uzaklaşır. Uzaklaşmazsa da dadece sosyal olarak arkadaşlığını devam ettirir. Bu ikisini ayırt etmek lazım.
.
Üniversite öğrencisi bir hastam vardı(kadın). Sınıfındaki bir erkeğe âşık olmuştu; ama erkeğin eşcinsel olup olmadığından da şüphe duyuyordu. Bu şüphesini gidermek için hormon tahlili vesaire yaptırmak üzere (ona başka bir bahane uydurarak) bana getirmişti. Kızcağız çocuğu çok beğeniyor, hoşlanıyor ama eşcinsel olup olmadığından da şüphe duyuyordu. Çocuk eşcinseldi. Kızcağıza üzülmüştüm.
.
Eşcinsel dürtüleri olan pek çok erkekten şunu duydum; “Hocam, kızlar bana çok ilgi gösteriyorlar, yanımda dolaşan pek çok kız var ama ben onlara durumumu izah da edemiyorum. Bu işten bir çıkış yolu arıyorum.”
Bu konuda yaşanan çok dramatik hikâyeler de oluyor. En ilginç olanlardan biri de şuydu;
Biyolojik olarak kadın ama trans kimlikli bir hastam vardı, fiziksel olarak gayet güzel ve uzun boyluydu. Bir oğlan buna âşık oluyor, peşini bırakmıyor, yıllarca takip ediyor ve evlilik teklif ediyor. Bu kız, yani trans birey, açıkça durumunu söylüyor: “Benim yapım böyle, sen benimle evlenmek istiyorsun ama bu mümkün değil, ben seninle evlenemem, çünkü ben bu yapıdayım.” Buna rağmen oğlan ısrarcı oluyor, “Olsun, evlenelim. Evlenince düzelebilirsin.” diyor. Tabi ailenin baskısı da geliyor… ve sonuçta evleniyorlar!
Daha doğrusu resmi olarak evlenmiş gözüküyorlar, söz, nişan, düğün vs… iki yıl boyunca aynı evde yaşıyorlar. Sonra boşanıyorlar. Çünkü “Hocam, değil aynı yatakta uyumak, aynı odada bile bulunmadık. Eli elime değmedi. Böyle bir şey de olamazdı zaten.” diyor. Niye çocuk olmuyor soruları gelince oğlan da pes ediyor ve boşanıyorlar.
“Evlenince düzelir.” denerek yapılan böyle evlilikler hiç de az değil; ama evlenince düzelmiyor, asla düzelmiyor, bu iş böyle olmaz, aksine başka insanların hayatı mahvediliyor.
Çok dramatik hikâyeler var böyle, maalesef.
Kaynak: Haydar Mermer
- İdris Günaydın Yazdı: Yapay Zeka Fıkhı - Ağustos 14, 2026
- Mehmet Akkaşoğlu Yazdı: Allah’ın Güzel İsimlerinden “Hakem”… - Ağustos 14, 2026
- Haydar Mermer Yazdı: “Evlenince Düzelir” mi? - Ağustos 14, 2026

