Lâ Edrî Yazdı: Bir trafik kazasında “iyilik yapayım” derken başıma gelenler…
Bir trafik kazasında “iyilik yapayım” derken başıma gelenler…
Bir gün trafik ışıklarında beklerken bir araba arkadan gelip bana çarptı.
Açıkça karşı taraf suçluydu. Hiçbir şüphe yoktu.
Sürücü arabadan indi, özür diledi.
“Bak, tutanak tutmak istemiyorum. Sigortamın primi artacak. Tamir masrafını hemen cebimden ödeyeyim.” dedi.
Ben de iyi niyet gösterip kabul ettim.
O an hesabıma 70.000 TL gönderdi.
Kaporta ve boya masrafını karşılayacak bir miktardı. Her şey makul görünüyordu.
El sıkıştık, vedalaştık.
İki yetişkin insan olarak konuyu kapattığımızı düşündüm.
Meğer yanılmışım.
Aradan 6 ay geçti ve mahkemeden bir mektup geldi.
1.
Adam bana dolandırıcılık ve kaza yerini terk etme suçlarından dava açmıştı.
İddiasına göre kazayı ben çıkarmıştım.
Benim aniden fren yaparak çarpışmayı kasten gerçekleştirdiğimi, kendisini tehdit ederek para istediğimi ve dostane kaza tutanağı imzalamadan olay yerinden ayrıldığımı iddia ediyordu.
Kendini mağdur göstermek için neredeyse kusursuz bir hikâye oluşturmuştu.
2.
Üstelik mahkemeye verdiği dilekçede, bana gönderdiği 70.000 TL’nin zorla alındığını iddia ederek parasının iadesini istiyordu.
Bununla da kalmadı.
Benim “kasıtlı fren yapmam” nedeniyle aracında oluştuğunu iddia ettiği 150.000 TL’lik ek hasar için de tazminat talep ediyordu.
3.
O gün yaptığım en büyük hata, tanımadığım bir insanın sözüne güvenmekti.
Sözlü bir anlaşma yaptığımızı düşünüyordum.
Banka transferinin açıklamasına da “kaza masrafı” gibi bir şey yazılmıştı.
Ama mahkemede bunların, olayı açıkça destekleyen imzalı ve resmi bir belge olmadığı sürece yeterli olmayabileceğini öğrendim.
4.
Daha da kötüsü, iki tarafın da imzaladığı resmi bir kaza/dostane çözüm tutanağı olmadığı için karşı tarafın sigorta şirketinin elinde kazanın nasıl gerçekleştiğini gösteren sağlam bir belge yoktu.
Karşı taraf da bu boşluktan yararlanarak olayın tamamını tersine çevirdi ve beni saldırgan taraf gibi göstermeye çalıştı.
5.
Mahkemede hesabıma yapılan 70.000 TL’lik banka transferi de beni hemen kurtarmadı.
Karşı tarafın avukatı, bu ödemenin baskı altında ve zorla yapıldığını savundu.
Yani benim iyi niyet göstergesi olarak gördüğüm şey, bir anda aleyhime kullanılan bir delile dönüşmüştü.
6.
Kendimi savunabilmek için yaklaşık 340.000 TL harcamak zorunda kaldım.
Özel bir avukat tuttum ve ayrıca özel bir bilirkişi incelemesi yaptırdım.
Aracımın bagajındaki hasarları ve kazanın izlerini inceleterek çarpışmanın arkadan ve sabit hızla gerçekleştiğini, karşı tarafın iddia ettiği gibi benim kasıtlı şekilde fren yapmadığımı kanıtlamaya çalıştık.
7.
Bütün bu süreç neredeyse bir yıl sürdü.
Stres, iş günlerinden kayıplar, avukat görüşmeleri ve mahkeme ziyaretleri…
Sadece sorumsuz birine iyilik yapmaya çalıştığım için hayatımın neredeyse bir yılını bu meseleye harcadım.
Üstelik karşı taraf yalnızca kendi bütçesini kurtarmak için benim huzurumu feda etmeyi göze almıştı.
8.
Sonunda hâkim, teknik bilirkişi incelemesini de dikkate alarak karşı tarafın iddialarını reddetti.
Ama kimse bana avukat için ödediğim parayı geri vermedi.
Kaybettiğim zamanı da geri alamadım.
Yoldaki birkaç dakikalık “centilmenlik”, bana neredeyse 340.000 TL’ye mal oldu.
9.
O günden sonra öğrendiğim kural çok basit:
Araç, sigorta ve para söz konusu olduğunda “aramızda hallederiz” diye bir şey yok.
Karşındaki insan ne kadar iyi niyetli görünürse görünsün, imzalı ve resmi belge olmadan söylenen sözlerin hiçbir garantisi yok.
Tutanak tutmak bir seçenek değil.
Kendini güvence altına almak zorundasın.
Eğer karşı taraf sigortayı kullanmak istemiyorsa ve cebinden ödeme yapacaksa bile, tek kuruş kabul etmeden önce o anda hazırlanan bir belge, karşılıklı ibra veya feragat belgesi imzalanmalı.
Çünkü trafikte yapılan bir anlık saflığın bedeli, bazen düşündüğünden çok daha ağır olabilir.
Ben 70.000 TL’lik bir tamir masrafını kolayca hallettiğimi sanıyordum.
Sonunda bana yaklaşık 340.000 TL’ye ve bir yıla mal oldu.
Kısacası: İyilik yap, ama kendini güvenceye almadan asla.
Kaynak: Lâ Edrî
- Cengiz Gültekin Yazdı: CHP Edirne Milletvekili Yazgan; “Dokunulmazlığım Kaldırılsın Yargılanayım!” - Ağustos 15, 2026
- Yaz Kur’an Kursları Kapanış Şöleni Coşkuyla Gerçekleştirildi - Ağustos 15, 2026
- Lâ Edrî Yazdı: Bir trafik kazasında “iyilik yapayım” derken başıma gelenler… - Ağustos 15, 2026

