Ercan Çiftçi Yazdı: Et Pazarı; Fuhuş ve Eskortizm

Et Pazarı; Fuhuş ve Eskortizm

Bugün eskortluk, müstehcen yayıncılık ve beden teşhiri üzerinden dönen o kirli çarkın en büyük yakıtı, kapitalizmin insan ruhuna zerk ettiği ‘doyumsuzluk’ ve ‘kolay para kazanma’ hırsıdır. İnsanımıza, özellikle de genç kadınlarımıza, alın teri dökmeden, emek vermeden, sadece bedenlerini pazarlayarak lüks ve şatafat içinde yaşayabilecekleri sahte bir cennet vadedilmektedir. Kapitalist pazar insanı önce derin bir kanaatsizliğe sürükler, ardından ona daha çok tüketebilmesi için kendi bedenini satmaktan başka çare bırakmaz. Bu tuzaktan kurtulmanın yolu, çarşılarımıza sadece dürüst ticareti değil, “Az tamah çok ziyan getirir” diyen kanaat ahlakını yeniden yerleştirmektir. Alın terini değersizleştiren, kolay parayı mukaddes sayan bu şehvet ekonomisine karşı, helal lokmanın izzetini ve alın terinin kutsiyetini ihya etmek, erkek ve kadın farketmez, insan ruhuna sadakatin en büyük gereğidir.

Bu muazzam ifsat dalgasına karşı en büyük sorumluluk ise şüphesiz erkeklere ve babalara düşmektedir. İslami hikmette erkek, sadece eve ekmek getiren bir figür değil; edep, hikmet ve kavvamlık (koruyup kollama) sahibi bir kılavuzdur. Bir babanın en temel vazifesi, sadece maddi imkânlar sağlamak değil; evladının ruhunu, namusunu ve mahremiyetini modern dünyanın pisliklerinden korumaktır. İstisnasız tüm babalar, sahte modernliğin getirdiği o uyuşturucu konfor alanlarını terk etmek zorundadır. Koltuğuna çekilip çocuğunun eline kontrolsüzce dijital ekranları veren, sokağın ve televizyonun ifsâdına göz yuman bir baba, emanete hıyanet etmiş sayılır. Babalar konfor alanlarını kuşatmalı, yani tembelliği ve umursamazlığı bir kenara bırakarak, evlatlarının adım attığı her ortamı onların mahremiyetine ve fıtri gelişimine uygun hale getirmek için adeta birer muhafız gibi çalışmalıdır. İnternet odalarından sokak köşelerine, okul çevrelerinden seyredilen çizgi filmlere kadar her alan, babaların hikmetli denetimi ve ahlaki süzgecinden geçmelidir.

Laurie Penny, Et Pazarı adlı eserinde kapitalizmin çocukları ve gençleri nasıl erkenden cinselleştirerek birer tüketim nesnesi haline getirdiğini açık açık yazar. Penny, sistemin daha çocuk yaşta kız çocuklarına idealize edilmiş yetişkin bedenlerini ve cinselliği birer başarı modeli olarak sunduğunu; bu yolla çocukların masumiyetini çalarak onları pazarın erken yaşta bağımlı köleleri haline getirdiğini çarpıcı şekilde eleştirir. Feminist söylemlerin bu erken cinselleşmeye karşı duramadığını, aksine “cinsel özgürlük” ambalajıyla buna zemin hazırladığını savunur. İşte batılı bir yazarın bile feryat ettiği bu çocuk pazarlama sistemine karşı duracak yegâne güç, Anadolu irfanı ve tüm babaların kuşanacağı iffet zırhıdır.

Eğer sokaklarımızı sapkınlıktan ve çıplaklıktan temizlemez, ticarethanelerimizi İslam ahlakıyla donatmaz ve babalar olarak evlatlarımızın mahremiyet kalelerini tahkim etmezsek; modern dünya elimizdeki o temiz masumiyeti hunharca öğütecektir. Sokakta yürüyen bir insanın, çarşıda alışveriş yapan edepli kadının, ailesine siper olan hikmetli babanın el ele verdiği gün; sahte hürriyet maskeli bu iğrenç pazar darmadağın olacak, sıbyanın temiz masumiyeti yeniden cemiyetin en kutsal tacı haline gelecektir.

Kaynak: Ercan Çiftçi

Admin Ali Süzen
Sosyal Medya

Admin Ali Süzen

1953 yılında Edirne'de doğdu. İstanbul Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu. 11 yılı lise müdürlüğü olmak üzere 25 yıl öğretmenlik yaptı ve 2001 yılında Milli Eğitim Bakanlığı'ndan emekli oldu. Üniversite yıllarından beri hobi olarak çeşitli yerel ve ulusal basında köşe yazarlığı yaptı. İlk kitabı olan 'BAŞARI HİKAYELERİ' 14 Haziran 2018'de yayımlandı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.