Nur Hanım Yazdı: “Dünyada Özgüveni En Yüksek İnsanlar Artık Manyaklar, Psikopatlar ve Narsistler..!

“Dünyada Özgüveni En Yüksek İnsanlar Artık Manyaklar, Psikopatlar ve Narsistler..!
– Bugün bir doktorun şu sözlerine şahit oldum:
“Dünyada özgüveni en yüksek insanlar artık manyaklar, psikopatlar ve narsistler. Son 40 yılda bu oran yüzlerce kat arttı.”

Peki, neden?

İnsanî sorunların kökenine baktığımda, hepsinin gelip vicdana dayandığını görüyorum. Çünkü vicdan yoksa, insan her türlü yozlaşmaya açık hâle geliyor. Açık konuşayım, ben bazı insanların kötü tohum olduğuna inanıyorum. Bir zamanlar, karakterin yalnızca eğitimle oluştuğunu düşünürdüm. Ama yanıldığımı anladım. Çünkü karakter aynı zamanda genetik bir mirastır. Eğer sadece eğitim belirleyici olsaydı, Hz. Nuh’un oğlu da o gemiye binerdi.

Bugün sosyal medyanın körüklediği, “farkındalıksız davranış bozuklukları” diye adlandırabileceğimiz tavırlar neden bu kadar arttı? Çünkü aslında insanların çoğu kendi değerlerini, kendi ahlâkını, kendi zevkini belirleyecek güce sahip değil. İnsanoğlunun büyük bir çoğunluğu, kabul gördüğünde her türlü kötülüğü yapmaya hazırdır.

Peki vicdan nedir?
Vicdan, toplumun değer yargılarından bağımsız olarak, insanın kendi içinde belirlediği saygınlık ölçüsüdür. Ve aynı zamanda, kendine yapılmasını istemediğin şeyi başkasına yapmama hassasiyetidir.

Ama günümüz insanı, hızın ve bilgi bombardımanının altında ezilmiş durumda. Gündemin bu kadar hızlı değişmesi, duyguların bu kadar kolay manipüle edilmesi insanı savunmasız bırakıyor.

Ben de zamanında çok kişisel gelişim kitabı okudum. Bugün dönüp bakınca, çoğunun ne kadar sinsi bir dil kullandığını fark ediyorum. Eğer şuursuz biri olsaydım, belki de bugün vicdansız, ilkesiz ve utanma duygusunu kaybetmiş birine dönüşebilirdim. Oysa fark ettim ki, bazı hayvanlarda bile utanma vardır. Tavuk, yumurtlarken gözlerden uzaklaşır; kedi, tuvaletini yaparken izlenmekten rahatsız olur. İnsan ise vicdanını kaybettiğinde, en küçük utanma kırıntısını bile yitirir. Ve o andan sonra kötülük domino taşları gibi art arda gelir.

İyi insanlar kusursuz değildir. İyi insanı farklı kılan, onun vicdanı ve sorumluluk bilincidir. Ama kişisel gelişim adı altında sunulan sahte öğretiler, insana şu yanılgıyı zerk ediyor:
“Bu dünyada senden daha değerli kimse yok. İstediğini yapabilirsin. Yeter ki hırslı ol, şampiyon sensin.”

Oysa bu koca bir aldatmacadır. Çünkü insanın değeri, “iyi oldukça” artar. İstediğini yapmaya hakkın yoktur; çünkü kul hakkı vardır. İnançsız bir insan için bile sınır, “insan hakları ihlali”dir. Hırs ise abartıldığında insanı ilkesizleştirir.

Bilinçsizce maruz kaldığımız kişisel gelişim zırvaları, sosyal medya trendleri ve sahte yaşam koçları, insanların zayıf anlarını sömürerek kendilerine rant sağlıyor.

Unutmayalım: Kötü insanlar insanlık tarihi boyunca hep vardı, hep olacak. Narsistler, psikopatlar, zalimler yeni model insanlar değil. Güç zehirlenmesi yaşayan herkes bu potansiyeli içinde taşır. İşte bu yüzden vicdan vardır.

Firavunlar, Bel’amlar, Nemrutlar, Hammurabi ve hepsinin üstadı İblis… Onlar hep vardı. Ve olmaya devam edecekler.

Ama en tehlikeli olan ne biliyor musunuz?
Kötülüğe boyun eğecek kadar kişiliksiz olmak. Adaletsizliği kanıksamak, edilgenleşmek. Oysa bilmeliyiz ki, Yaradan dışında hiç kimsenin doğruluğu sorgulanamaz değildir.

Kendinizi ne zannentiğinizi boşverin. Siz, aslında başkalarına lâyık gördüğünüz şeylerin ta kendisisiniz!

Kaynak: Nur Hanım

Admin Ali Süzen
Sosyal Medya

Admin Ali Süzen

1953 yılında Edirne'de doğdu. İstanbul Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu. 11 yılı lise müdürlüğü olmak üzere 25 yıl öğretmenlik yaptı ve 2001 yılında Milli Eğitim Bakanlığı'ndan emekli oldu. Üniversite yıllarından beri hobi olarak çeşitli yerel ve ulusal basında köşe yazarlığı yaptı. İlk kitabı olan 'BAŞARI HİKAYELERİ' 14 Haziran 2018'de yayımlandı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.