Mehmet Ali Abakay Yazdı: Ahvâl ve Cevap Yerine Birkaç Kelâm

Ahvâl ve Cevap Yerine Birkaç Kelâm

Bize sorulana cevabımız varsa verir, cevap için bilmesek araştırır, bilen varsa talebesi oluruz.

Şehirle, şehirlerle ilgilenmemiz, kimilerrini rahatsız etmiş,bilmekteyiz, biliyoruz.

Şehre ihanet etmekle suçlayan oldu.

Şehre dair çalışmalardan kendilerine meydan daraldığı için istemeyen arttı.

Şehre, şehirlerle ilgili çalışmalarda ortaya konulan sonuçları kabul etmekle beraber, ifade edemeyenler, aslı varken kopyası olmayı iftihar vesilesi bildi.

Şehre, şehirlere dair yön belli, uğraş ortada.

Hiçbir siyasî düşüncenin, ekolün, dernek ya da vakfın gölgesi olmayı kabul etmeme tavrımız net.

Biz yol üzerinde olan taşı-taşlar, dikeni-dikenler ıgelip geçen kim ise, dili, dinî, fikri, zikri, yaşantısı neyse bakmaksızın “Kendisine zarar vermesin ” düşüncesiyle kaldırmayı görev bildik.

Doğru bilinen yanlışları düzeltmeyi vazifemiz bildik.

Yanlışlarla doğruları ayıklarken taşların çok, pirinç danesinin az olduğunu belirttik.

Yanlışlarla amel edenlerin sadaklarında kin, haset, nefret okları arttıkça öfkeleri kabaranların sosyal medyada, sitelerde karalamalarını okuduk.

Kıblesi aynı, çizgisi belli, yediğimiz-içtiğimiz bir olan, aynı acıya üzülen, sevince ortak bildiklerimiz bu koroya solist olarak katılınca, kendilerinin melek olduğuna kaniî olanlar bizi recm etmeyi ibadet bildi.

Bir fasık haber getirince haberin kaynağının doğruluğunun araştırılması ihtarına uymayanlar, özür faydasız!..

Yol bildiğimiz çizgide önümüze konulan taş, diken, her engel hükmünde ne varsa ayağımızın altına aldıkça, ismimizden nemalanan kimileri, utanmazlığın en dip çukurunda olmayı yükselmekle eş tutma yanlışlığını terk etmeli.

Buyrun, yaptığımızın daha iyisini değil, yarısını değil, onda birini değil, yüzde birini gerçekleştirin, sizi tebrik edelim!..

Ağzınızın erişmediği ciğere “mundar” demek, sizde olmayan vicdanın resmîdir.

Elimizle düzeltmeye çalıştık, olmadı. Dilimizle yapılanın yanlış olduğunu belirttik, yerini bulmadı. Kalbimizle buğz ederek oralardan uzaklaştık, kendileri gibi çirkef ortamda bulunmayı zûl bildik.

Şehir Araştırmaları Merkezi’nde bu tip isimlerin alanlarındaki kitapları bulunuyorsa bu bilinsin ki içimizde merhamet pınarlarının kurumaması sebebiyledir.
Kaynak: Mehmet Ali Abakay

Admin Ali Süzen
Sosyal Medya

Admin Ali Süzen

1953 yılında Edirne'de doğdu. İstanbul Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu. 11 yılı lise müdürlüğü olmak üzere 25 yıl öğretmenlik yaptı ve 2001 yılında Milli Eğitim Bakanlığı'ndan emekli oldu. Üniversite yıllarından beri hobi olarak çeşitli yerel ve ulusal basında köşe yazarlığı yaptı. İlk kitabı olan 'BAŞARI HİKAYELERİ' 14 Haziran 2018'de yayımlandı.

One thought on “Mehmet Ali Abakay Yazdı: Ahvâl ve Cevap Yerine Birkaç Kelâm

  • Eylül 5, 2026 tarihinde, saat 13:15
    Permalink

    ‘İt ürür, kervan yürür.’

    Yanıtla

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.