İsa Kılıç Yazdı: “İki Kıssa Bir Sürü Hisse!”
Dost’ca……
” İKİ KISSA BİR SÜRÜ HİSSE ”
Zaman, mekan aynı zemin üzerinde değişiyor. İnsan, aynı yapı üzerinde gelişiyor. Zihin, belirli bir taban temelinde üstüne koyuyor. Dolayısıyla olaylar da, belirli niteliklere sahip aktörlerin davranışları sonucu neşet etmektedir. Bu girişi yapma nedenim, tarihin olacaklar hakkında bize sunduğu öngörünün vazgeçilmezliğini hatırlatma zorunluluğuna dayanmaktadır. Bu bağlamda, Kuranın Resullerini ve onların ümmetini eğitirken aktardığı iki kıssayı zikredeceğim.
Bunların ilkinde; Musa (as) Rabbinden levhalar alıp kavminin arasına döndüğünde, vahy esasına dayalı olarak kurduğu sistemin terk edildiğini görür. Hemen koltuğunun altındaki levhaları bir kenara bırakır. Kızıp hiddetle kardeşi Harun’un gırtlağına sarılıp hesap sorarak, eski düzeni sağlamak için kılıcına başvurur. Bu kıssada ‘’Musanın koltuğunun altındaki ayet yazılı levhaları atması olayını’’ Elmalılı; Musa’nın sistemi kurmak için şeriatı terk ettiği biçiminde yorumlar. Zira sistemin, düzenin, devletin olmadığı yerde; Şeriat da, iman da, islam da, insan da, adalet de yoktur.
Yine Musa (as) Firavunun zulmü altında inleyen kavmini bu durumdan kurtararak Sina Çölüne sığınırlar. Cenabı Allah, Musa ve ümmetinin aç susuz kalmaması için yaşama tutunacak kadar bıldırcın eti ve kudret helvası indirdiğini, sıcaktan korunması için de onları takip eden bir bulutu görevlendirdiğini iletir. Bu durum bir süre sonra, henüz köle zihniyetini terk edemeyen, hayatı yeme-içmeden ibaret sayan Yahudileri bunaltır. Musa as’a gidip;’’ Ey Musa, doğrusu biz bir tek çeşit yiyecekle yetinemeyiz, öyleyse Rabbine dua et de bize topraktan yetişen ürünler, sebze, salatalık, sarımsak, mercimek, soğan (gibi ürünler) çıkarsın”(2/61) derler.
Musa’nın cevabı onurlu, soylu, izzet sahibi olarak yaşamak isteyenlere yol gösterici niteliktedir; ’’Ben bu istekleri Rabbime iletmekten utanırım.’’
Yahudiler;, karınlarının doyması, damaklarının alıştıkları taddan mahrum olmaması için izzet ve şereflerini ikinci plana atıyordu. Musa ise izzet ve şerefi insan için birinci planda değerlendiriyordu.
İnsanımızın günümüzde ki tercihlerini gördükçe, bu kıssalar kurandan çığ gibi kopup zihnimi kuşatarak beni telaşa sürüklüyor. Keza, herkese en akıllı kendisinin olduğu, en isabetli kendisinin düşündüğü vehminin sahiplerine verdiği cesaret ürkütücü boyutta.
Rabbimden istikamet üzere safını doğruların yanı olarak belirlemesini samimice isteyen herkese yardım etmesini dilerim.
Eviniz şen, gönlünüz gülşen olsun……..dost.
Kaynak: İsa Kılıç
- İsa Kılıç Yazdı: “İki Kıssa Bir Sürü Hisse!” - Eylül 6, 2026
- Rıdvan Gölcük Yazdı: “Siz Hiç “Türk Evi” Gördünüz mü? - Eylül 6, 2026
- Oğulcan Doğan Yazdı: ‘İkra’’ Emrini Nasıl Yorumlamalıyız? - Eylül 5, 2026

