Mehmet Ali Öztürk Yazdı: Bu İftiraları Atanlar Müslümanlar mı?
Bu İftiraları Atanlar Müslümanlar mı?
Prof. Hülya Terzioğlu, yıllar önce, öğretmenler gününde, ilk öğretmenim diyerek babasıyla olan samimi fotoğrafını yayınlıyor ve paylaşımında merhum Bekir Topaloğlu ve diğer hocalarına da teşekkürlerini, dualarını arzediyor. Birisi de çıkıyor, nerede kaldı mahremiyet, hocanla bu kadar sarmaş dolaş nasıl fotoğraf çektirebilirsin? diyerek iftira atıyor. Bu iftira Hülya hoca’yla bitmiyor, babası merhum emekli müftü Adem Çakıl hoca ve sağ tarafta fotoğrafı olan merhum hocası Bekir Topaloğlu’nu da kapsıyor.
Bir başkası da, hocahanımın akademik konuşmalarının birinden yola çıkarak feministliğinden başlıyor, kadınlarla ilgili islama uygun çalışmalar yapmayacağından devam ediyor, karalayabildiği kadar karalıyor.
Birkaç kendini bilmezin veya bilinçli olarak itibar suikastı görevini yapan alçakların paylaşımlarından birçok insan etkileniyor ve hem hocahanıma hem de onu Genel Başkan Yardımcısı yapan Reis’e buğzetmeye başlıyorlar. Dolayısıyla oynanan oyun amacına ulaşmış oluyor.
Fon olayıyla başlayan itibar suikastı son sürat devam ediyor. Fatma Betül Sayan’ın boşalttığı koltuğa Hülya hanım daha oturmaya fırsat bulamadan Reis suçlanmaya başladı. Utanmadan, sıkılmadan ‘Reis’i yine yanılttılar, bir şeyden haberi yok’ diyerek liderliğini sorgulamaya dahi kalkışanlar oldu.
Hülya hanımı üniversiteden, çalışmalarından, yakından, aile boyu tanıyan akademisyenlerden ve hocalardan ‘Yapmayın, etmeyin, 13 yaşından beri ailecek tanırım, yanılıyorsunuz, Adem hocaya da kızına da Bekir hocamıza da iftira atıyorsunuz.’ diyenlerin seslerini duyurmaları neredeyse imkansız hale geldi. Çamur at, tutmazsa izi kalır atasözü, bir kez daha gerçekleşmiş oldu.
Beni üzen bunları yapanların çoğunun islam kılıklı olması. Bir müslüman bu kadar alçalabilir mi? Vefat etmiş insanların ve bir hanımefendinin iftiraya uğramasında rol alabilir mi?
Hülya hanımın hataları da olabilir. Sonuçta o da bir insan. O koltuğa gelmesini istemiyor da olabilirsiniz. Ama hiçbir gerekçe sizi bu kadar alçaltmamalı, büyük günah işleyecek kadar düşürmemeli.
Siyaset bahanesiyle yalpalayan, her türlü pisliği mübah gören, üç kuruşluk menfaat görünce nevri dönen, çok rahat yalanlar söyleyebilen müslümanları görmek hepimizi kahrediyor.
İnşaallah bu yaşananlardan hayır çıkar. Müslümanlar olarak uyanmamıza, kendimize çekidüzen vermemize, siyaset için her yolu mübah görmekten kurtulmamıza, tevbe etmemize ve hakkın, hukukun, adaletin yanında yer almamıza vesile olur.
Kaynak: Mehmet Ali Öztürk

