Hikaye/Zarife Yurt Akbaş Yazdı: Kadro Açma Ameliyesi

KADRO AÇMA AMELİYESİ

“Bir gencin önünü aç ki, Allah da senin çocuklarının önünü açsın!”

Halime Hanım bu sözü, karşısındaki Aynur’a bakarak söyledi. Aynur poğaçadan bir ısırık aldı, KPSS’den kafası şişmiş iki kızını düşündü ve derin bir ah çekti:
— Kız Halime, bizim bey de ben de otuz beş yıldır bu masaların tepesindeyiz. Dirseklerimiz çürüdü, koltukların derisi patladı… Hâlâ “Emekli olsak mı?” diye dönüp duruyoruz. Ama kızlar evde abidesine döndü KPSS’nin.

Halime Hanım göğsünü kabarttı. Yirmi altı yıllık memuriyet, dokuz müdür, on iki şef, altı hükümet… Paraf attığı evrak sayısı üç kasabanın nüfusunu aşmıştı.
— Aynur abla, sözümü dinle. Biz bu koltuklara yapıştıkça dışarıda kalan gençler kaldırım sayıyor. Ben unumu eleyip eleğimi asıyorum. Yarın dilekçeyi basıyorum. Bir gencin rızkına vesile olalım da yarın bizim çocukların da yolu açılsın.

Aynur şaşırdı:
— Saçmalama! İki sene daha dursan kıdem tazminatına iki tık daha biner.
— Tıkı mıkı yok. Ben bu masayı bir gence kurban ediyorum.
Ertesi gün Halime Hanım dilekçesini verdi. Dairede velvele koptu. “Halime Hanım gidiyor!” haberi yayılınca emektar çaycı Hüseyin bile hüngür hüngür ağladı. Halime masadaki solmuş saksıyı, kurşun kalemliğini ve tozlu klasörleri bir kutuya doldurdu. Masaya son bir bakış attı:
— Hadi bakalım evladım… Yerin hazır.
Kapıdan çıktı.

İki ay geçti.
Halime Hanım artık evde domates-biber fiyatlarını deftere yazıyor, kocasının emekli maaşını bütçelendirerek günleri geçiriyordu. Bir sabah telefon çaldı. Arayan eski şefi Recai Bey’di.
— Alo Halime Abla!
— Ooo Şefim… Nasıl gidiyor bizim masa? Yerime pırıl pırıl bir genç oturttunuz mu?

Recai Bey bürokrasinin o bilinen, hafif alaycı kahkahasıyla güldü:
— Abla sorma… Telefonu sırf bunun için açtım.
— Ne oldu? Çocuk başladı mı?
— Senin o mukaddes kararının üstüne bakanlıktan norm kadro güncellemesi geldi. “Halime Hanım gibi yirmi sekiz yıllık tecrübenin boşluğu tek kişiyle dolmaz” dediler.
— Eee?
— Senin masayı ortadan ikiye böldük abla. İki tane küçük suntalam masa yaptırdık, yerine koyduk. İçişleri ve Maliye onayladı… Senin masaya iki genç uzman oturttuk. İkisi de ilk günden masaya sığışmaya çalışıyor ama gözlerinin içi gülüyor.

Halime’nin boğazı düğümlendi.
— Yapma yahu… İki genç mi?
— İki genç. Hatta bomba haberi vereyim: Gençlerden biri bizim Aynur’un KPSS mağduru küçük kızı. Aynur bunu görünce gaza geldi, dün o da dilekçesini bastı.
Halime telefonu kapattı. Balkona çıktı. Derin bir nefes aldı. Bir kişilik yer açayım derken, bürokrasinin çarkları arasında iki gence kadro, bir arkadaşına da emeklilik nasip etmişti.

Kendi kendine gülümsedi:
“Ah benim güzel memleketim… Yeter ki sen bir kapı aralamaya niyet et. Bizim bürokrasi o kapıdan iki sandalye, bir de çay ocağı kadrosu çıkarmasını her zaman bilir.”
Kaynak: Zarife Yurt Akbaş

Admin Ali Süzen
Sosyal Medya

Admin Ali Süzen

1953 yılında Edirne'de doğdu. İstanbul Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu. 11 yılı lise müdürlüğü olmak üzere 25 yıl öğretmenlik yaptı ve 2001 yılında Milli Eğitim Bakanlığı'ndan emekli oldu. Üniversite yıllarından beri hobi olarak çeşitli yerel ve ulusal basında köşe yazarlığı yaptı. İlk kitabı olan 'BAŞARI HİKAYELERİ' 14 Haziran 2018'de yayımlandı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.