Cem Murat Yazdı: Ey İnsanoğlu; İradenin ve Algının Her Yaşta Değiştiği Bu Fani Alemde, Geçici Arzuların Peşinde Ömrünü Tüketme!
Ey İnsanoğlu; İradenin ve Algının Her Yaşta Değiştiği Bu Fani Alemde, Geçici Arzuların Peşinde Ömrünü Tüketme!
Kırk yaşında, eski okul arkadaşlarından oluşan bir grup akşam yemeğine çıkmaya karar verir. Tercihleri Paloetos adlı lokantadır.
İlk buluşmada mekanı tercih etmelerinin nedeni ilgilerini çekecek kadınların olmasıdır. Hayat henüz dışarıdan bakılan bir vitrin gibidir.
On yıl sonra, elli yaşında yine buluşurlar.
Aynı lokantayı seçerler; bu kez sebep farklıdır: Etler gerçekten çok iyidir, içecek menüsü zengindir. Bakış yavaş yavaş tabaktan hayata kayar.
Altmışlarında tekrar bir araya geldiklerinde, tercihler yine değişir. Lokanta sakindir, müzik rahatsız etmez. Artık gürültü değil, huzur değerlidir.
Yetmiş yaşında aynı soru sorulur: “Nerede yiyelim?” Cevap tanıdıktır. Çünkü lokantanın engelli rampaları vardır, tuvaletleri geniş ve yakındır. İhtiyaçlar, arzuların önüne geçmiştir.
Seksen yaşında son kez buluşurlar. Yine aynı lokantayı seçerler. Sebep mi? “Hiç gitmedik… Bir görelim bakalım.”
Hayat tuhaf bir öğretmendir: Gençken bakarız, orta yaşta tadarız, sonra dinleriz, sonra kolaylığı ararız, en sonunda herkes hastadır.
(Paloetos adlı sayfadan alıntıdır)
Naçizane aldığım ders ise:
Gençken dünyayı görürüz, orta yaşta dünyayı tadarız, olgunlaştıkça dünyayı dinleriz, yaşlandıkça kolaylık ve şifa ararız; en nihayetinde ise başladığımız noktadaki gibi her şeyi unuturuz.
Ey insanoğlu; iradenin ve algının her yaşta değiştiği bu fani alemde, geçici arzuların peşinde ömrünü tüketme. Kırkındaki hevesin, ellisindeki lezzetin, altmışındaki huzurun bile bir gün silinip gideceğini bil.
Seçiciliğini sadece yaşın getirdiği fiziksel zorunluluklara bırakma; henüz vakit varken neyi gördüğüne, neyi tattığına ve neyi dinlediğine kendin karar ver. Çünkü hayat, aynı mekâna farklı nedenlerle gitmek kadar kısa; en sonunda ise kendi hikâyeni bile unutacak kadar fani bir rüyadır.
Günümüz hayr olsun!

