Bir Edirne Sevdalısı Akademisyen: Selami Şimşek
Bir Edirne Sevdalısı Akademisyen: Selami Şimşek
Edirne’ye Adanmış Akademik Hayat
Gümüşhane Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Selami Şimşek bu konuda şu açıklamalarda bulundu:
Aslen Erzurumlu olsam da bütün akademik hayatım Edirne şehri, kültürü, sanatı, edebiyatı, şairleri, sûfileri ile ilgilidir. Yüksek lisansımı 1998’de “Edirneli Kabûlî Mustafa Efendi Hayatı, Eserleri ve Tasavvufî Görüşleri” üzerine, 2005’te doktoramı “Edirne/Keşanlı Süleyman Zâtî Hayatı, Eserleri, Tasavvufi Görüşleri ve Tarikatı” üzerine tamamladım. Doçentlik çalışmam “Dünden Bugüne Osmanlı’nın İkinci Başkenti Edirne’de Tasavvuf Kültürü” ve profesörlük çalışmam ise “Edirneli Ali Senâî Efendi Hayatı, Şahsiyeti, Eserleri ve Dîvânı”dır. Ayrıca Edirne’nin meşhur sûfi şâiri Hasan Sezâyî-i Gülşenî’nin şiirlerine yapılmış şerhleri, onun öğrencisi ve damadı Ahmed Müsellem Efendi’nin Dîvân’ını ve Şumûʻu Lâmi adlı eserini, torunu Şeyh Muhammed Vefâ’nın Nüzhetü’l-İhvân adlı eserini, Sultan II. Murad’ın teveccühlerine mazhar olmuş, bir süre Edirne’de faaliyette bulunmuş Hacı Bayrâm-ı Velî ile 16. asrın meşhur sûfi şâiri Aziz Mahmud Hüdâyî’nin şiirlerine şerhleri, bu zatın torunlarından Abdülhay Celvetî’nin Kaside-i Bürde Tercümesi’ni neşre hazırladım. Edirne Mevlevîhanesi başta olmak üzere Edirne’nin sûfi şâirleri ile ilgili pekçok kitap bölümü, makale ve tebliğ çalışması da yaptım veyapmaya da devam ediyorum.
Keşanlı Süleyman Zâtî’ye Sahip Çıkılmalıdır
Söz konusu çalışmalarımdan Kabûlî Mustafa Efendi ve Ali Senâî Efendi ile ilgili olanlar Edirne Valiliği tarafından neşredildi. Destekleri için burada Valiliğimize teşekkür etmeyi bir borç biliyorum. Kabûlî Hazretlerinin kabri mahalle arasında bir evin bahçesi içerisindeydi. Valilik ve Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün girişimleri ile türbe şekline getirilerek ziyarete açıldı. Ancak Keşanlı Süleyman Zâtî Efendi’nin kabrinin yerinin tespit edilmesi, anıt kabrin yapılması, bir kültür kurumuna en azından adının verilmesi için; milletvekili, il ve ilçe yöneticilerine (valilik, kaymakamlık, belediye, müftülük) bizzat yahut yazılı olarak iletmemize, hatta gazetelerde habere konu edilmesini sağlamamıza rağmen maalesef ilgilenilmemiş, görmezden gelinmiştir. Halbuki Süleyman Zâtî Efendi, 18. yüzyılın önde gelen mutasavvıf şairlerindendir. Celvetilik tasavvuf yolunun kurucusu Azîz Mahmud Hüdâyî’nin yolundan olup, Ruhu’l-Beyân tefsiri ile meşhur İsmail Hakkı Bursevî’nin öğrencilerindendir. Türk edebiyatında, tasavvufunda önemli bir yere sahiptir. Osmanlı döneminde defalarca elle yazılan ve farklı tarihlerde üç kez matbaada basılan dîvânının yanında altı kıymetli eseri daha vardır. Dönemine ve şehrine damgasını böyle bir güzide şahsiyetin görmezden gelinmesi Edirne’ye ve gözde ilçesi Keşan’a yakışmamaktadır.
Edirne Bir Medeniyettir
Şehirler kültürleriyle, sanatlarıyla, edebiyatlarıyla, şairleriyle, hattatlarıyla, ressamlarıyla, müzisyenleri, sufileriyle vb. ayakta olurlar ve medeniyetin gelişimine katkıda bulunurlar. Rahmetli A. Süheyl Ünver’in ifadesiyle “Edirne Medeniyeti” işte bu özelliklere fazlasıyla sahip nadide şehrimizdir. Şehrin bu değerleri asla siyaset, politika, polemik, rant malzemesi olmamalı, mesleğimiz, konumumuz ne olursa olsun işimiz “millî kültürümüz” olmalıdır. Unutmayalım ki Osmanlı’ya bir asra yakın başkentlik yapmış olan bu şehir “ne kadar susturulursa susturulsun yine konuşur.” Gelin şehrimizin bu kadim kültürüne sahip çıkarak ve yeni nesillere aktararak medeniyetimizi ilelebet payidar edelim.
Kaynak: Selami Şimşek
- Bir Edirne Sevdalısı Akademisyen: Selami Şimşek - Ekim 29, 2026
- Selami Şimşek Yazdı: “Her Şey Biter, Edirne Bitmez” (S. Ünver) - Ekim 11, 2021

