‘Bir Osmanlı Balkan Şehri Olarak Serez’de İlmî Hayat’
TÜRKİYE DİL VE EDEBİYAT DERNEĞİ EDİRNE ŞUBESİ’NDEN SEREZ PROGRAMI
‘Bir Osmanlı Balkan Şehri Olarak
Serez’de İlmî Hayat’
Trakya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdullah Taha İmamoğlu, Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Edirne Şubesi’nin Peykler Medresesi Genç Ofiste düzenlediği Cumartesi Buluşmaları aylık konferans dizisinin konuğu oldu. TDED Edirne Şube Başkanı Prof.Dr. Rıdvan Canım’ın Balkan şehirlerinin dünü bugünü üzerine yaptığı açılış konuşmasının ardından, Bir Osmanlı Balkan Şehri Olarak Serez’de İlmî Hayat başlıklı konuşmasını gerçekleştiren İmamoğlu, Osmanlıların Balkanları fethiyle birlikte 530 yıl boyunca hiçbir şekilde istilaya maruz kalmayan ve bir Türk-İslam şehri olan Serez’i anlattı. Serez’in halen şehir merkezinin Yunanistan, ilçelerinin ise Bulgaristan ve Kuzey Makedonya sınırları içerisinde kalarak üçe bölündüğünü ifade ettikten sonra Serez’in ilk camii olan Eski Cami’yi ve bu caminin içinde yer alan kütüphanedeki ilmi faaliyetlere değindi. Eski Cami’nin Selimiye Camii’nin inşasında Mimar Sinan’a ilham kaynağı olduğunu ve Serez’deki ilmi hayatın da Eski Cami merkezli oluştuğunu belirtti. Ayrıca ilmî hayatın caminin avlusundaki kütüphane üzerinden yürütüldüğünü ve bu kütüphanenin Serezli alimlerin eserlerinden oluştuğunu da vurguladı.
İlmî ve kültürel hayatı Serez’de yaşayan alimlerin hayatlarından kesitler sunarak aktaran İmamoğlu, şu anda Süleymaniye Yazma Eserler Kütüphanesi’nde bulunan Serez koleksiyonunun ne kadar önemli olduğuna da değindi. Eski Cami’deki ilmî derslerin de tanıtıldığı bu konuşmada, Bulgar işgaliyle birlikte Serezlilerin kütüphanelerini mübadele öncesinde İstanbul’daki Süleymaniye Kütüphanesi’ne naklettiklerini ve halen Serez koleksiyonu olarak hizmet verdiğine de temas etti. İmamoğlu, Serezli alimlerden ve hafız-ı kütüblerden bahsettiği konuşmasında Şeyh Bedreddin ve Serez konusuna değindi. Son olarak Balkanlardaki bir Osmanlı şehrinin kültürel hafızasını ve toplumsal belleğini kaydeden Mehmet Esat Serezli’yi de anarak konferansını tamamladı.
Dernek Başkanı Prof.Dr. Rıdvan Canım, kapanış konuşmasında Edirne’nin unutulmaya yüz tutan kültürel değerlerini yaşatmaya, Balkan şehirlerinde yaşam mücadelesi veren dilimiz Türkçe’yi ve Türk kültürünü gündemde tutma çalışmalarına devam edeceklerini, Dernek olarak kendilerine bu imkanı sağlayan Edirne Valiliği’ne, Edirne Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’ne, Milli Eğitim Müdürlüğü’ne ve şehrimizin şehir kültürünü yaşatma ve sürdürme çabalarına olan desteklerinden ötürü emeği geçen herkese teşekkür etti.
Haber Merkezi

