Cengiz Genç Yazdı: Yedi Yıl Sonra Üniversitemde: Hizmet, Başarı ve Üç Evladın Mezuniyet Gururu

Screenshot

YEDİ YIL SONRA ÜNİVERSİTEMDE: HİZMET, BAŞARI VE ÜÇ EVLADIN MEZUNİYET GURURU

Geçmişte öğrencilerimizle kazanılan başarılardan, ailemizden üç evladın aynı üniversiteden mezun olmasına uzanan anlamlı bir  yolculuk.
İnsan, yıllarca görev yaptığı bir kuruma aradan uzun bir zaman geçtikten sonra yeniden döndüğünde yalnızca binaları, salonları ve değişen yüzleri görmez.

Aynı zamanda geçmişiyle karşılaşır; yaptığı hizmetleri, birlikte çalıştığı insanları, öğrencilerle paylaştığı heyecanları ve geride kalan hatıraları yeniden düşünür.

Ben de 2019 yılında ayrıldığım İstanbul Ticaret Üniversitesine, aradan yedi yıl geçtikten sonra ailemle birlikte yeniden gitme imkânı buldum.

Bu defa üniversitenin kapısından yalnızca geçmişte görev yapmış bir yönetici olarak değil, mezun olan bir evladın gururlu babası olarak girdim.

İkinci oğlumun mezuniyet törenine katılmak, ailemiz açısından son derece anlamlı ve unutulmaz bir gün oldu.

Bir anne ve baba için evladının mezuniyet cübbesini giymesi, kepini arkadaşlarıyla birlikte havaya atması ve geleceğe umutla adım attığını görmek, kelimelerle tam olarak anlatılması kolay olmayan büyük bir mutluluktur.

Biz de bu güzel günü ailece yaşamanın sevincini ve gururunu taşıdık.

AİLEMİZDEN ÜÇ EVLAT, AYNI ÜNİVERSİTEDEN ÜÇ MEZUN

İstanbul Ticaret Üniversitesinin ailemiz açısından çok özel bir yeri bulunmaktadır.

Oğullarımızdan biri İstanbul Ticaret Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümünden mezun oldu.

İkinci oğlumuz da yine aynı üniversitenin İletişim Fakültesi Medya ve İletişim Bölümündeki eğitimini tamamlayarak mezuniyet sevincini yaşadı.

Ailemizin üniversiteyle kurduğu bağ yalnızca iki oğlumuzun mezuniyetiyle sınırlı kalmadı.

Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümünden mezun olan oğlumuzun lise yıllarından beri tanıdığı, üniversite döneminde de aynı eğitim yuvasını paylaştığı kızımız, İstanbul Ticaret Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldu.

Daha sonra oğlumuzla hayatlarını birleştirdiler. Bugün gelinimiz olan kızımızı hiçbir zaman kendi evlatlarımızdan ayrı görmedik.

Böylece ailemizden iki evladımız İletişim Fakültesinden, bir evladımız da Hukuk Fakültesinden olmak üzere üç gencimiz aynı üniversiteden mezun olmuş oldu.

Üç evladımızın aynı üniversitenin çatısı altında eğitim görmesi, farklı alanlarda yetişmesi ve meslek hayatına hazırlanması, İstanbul Ticaret Üniversitesini aile tarihimizin önemli bir parçası hâline getirdi.

Bir anne ve baba için çocuklarının eğitimlerini tamamladığını, meslek sahibi olduğunu ve hayata güvenle adım attığını görmek tarif edilmesi güç bir mutluluk ve gururdur.

Aynı üniversitenin ailemizden üç evladın yetişmesine katkı sunmuş olması, bu kuruma duyduğumuz gönül bağını daha da anlamlı ve kalıcı hâle getirmiştir.

2016 YILINDA BAŞLAYAN GÖREV VE SORUMLULUK

İstanbul Ticaret Üniversitesinde 2016 yılında Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanı olarak göreve başladım.

Görev yaptığım dönemde öğrencilerimizin yalnızca akademik başarılarına değil; sportif, sosyal ve kültürel gelişimlerine de katkı sağlamak amacıyla çalışma arkadaşlarımızla birlikte yoğun bir gayret gösterdik.

Üniversitelerde Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlıkları, öğrencilerin ders dışındaki hayatlarına doğrudan dokunan önemli idari birimlerdir.

Öğrencilerin sporla, sanatla, kültürle ve sosyal faaliyetlerle buluşturulması; yeteneklerini geliştirmesi, üniversitesine aidiyet duyması ve farklı alanlarda başarı elde edebilmesi bu birimlerin temel sorumlulukları arasındadır.

Biz de görevimizi bu anlayışla yerine getirmeye çalıştık.

Öğrencilerimizin başarılarını kendi evlatlarımızın başarıları gibi gördük. Onların sevincini paylaştık, karşılaştıkları güçlüklerde yanlarında olmaya ve yeteneklerini geliştirebilecekleri imkânları oluşturmaya gayret ettik.

Bugün ailemizden üç evladın aynı üniversiteden mezun olduğunu görmek, geçmişte üniversitemizin öğrencileri için gösterdiğimiz çabaları benim açımdan daha da anlamlı hâle getirmiştir.

SENATO HUZURUNDA ANLATILAN BAŞARI HİKÂYESİ

2017–2018 döneminde gerçekleştirilen üniversite senatosu toplantılarından birinde, Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığımızın sporcu öğrencilerimizle birlikte elde ettiği başarıları; rektörümüzün, rektör yardımcılarımızın, dekanlarımızın, akademisyenlerimizin ve senato üyelerimizin huzurunda anlatma imkânı buldum.

O dönemde öğrencilerimiz, Türkiye üniversiteler arası müsabakalar başta olmak üzere katıldıkları çeşitli sportif organizasyonlarda altı birincilik ve iki ikincilik derecesi elde etmişti.

Bu başarılar tek bir kişinin veya tek bir birimin çalışmasının sonucu değildi.

Sporcu öğrencilerimizin azmi, antrenörlerimizin emeği, çalışma arkadaşlarımızın özverisi, birimler arasındaki iş birliği ve üniversite yönetiminin desteği sayesinde ortaya çıkan ortak bir başarıydı.

Senato huzurunda yaptığım sunumda yalnızca kazanılan kupaları ve dereceleri sıralamadım.

Öğrencilerin nasıl desteklendiğini, müsabakalara nasıl hazırlandığını, kurum içi koordinasyonun nasıl sağlandığını ve ekip ruhunun nasıl oluşturulduğunu da anlatmaya çalıştım.

Çünkü bir başarıyı kalıcı ve anlamlı kılan yalnızca elde edilen sonuç değildir.

Asıl önemli olan, o sonuca hangi çalışma disipliniyle, hangi kurum kültürüyle ve hangi ortak sorumluluk anlayışıyla ulaşıldığıdır.

Başarı kişisel bir gösteriye dönüştüğünde geçici, kurumsal bir sisteme dönüştüğünde ise kalıcı olur.

BAŞARILI ÖĞRENCİLERİN ÖDÜLLENDİRİLMESİ

Elde edilen derecelerin ardından yaklaşık 60 öğrencimiz, üniversite senatosu huzurunda başarı seviyelerine göre tam, yarım ve çeyrek altınlarla ödüllendirildi.

Bu ödüllendirme yalnızca maddi bir karşılık değildi.

Sporcu öğrencilerimizin emeklerinin üniversitenin en üst kurumsal makamları tarafından görülmesi, takdir edilmesi ve arkadaşlarının huzurunda onurlandırılması anlamına geliyordu.

Öğrencinin başarısına değer veren bir kurum, aynı zamanda öğrencinin üniversitesiyle kurduğu gönül bağını da güçlendirir.

Bir öğrencinin başarıya ulaşması kadar, başarısının görülmesi ve takdir edilmesi de önemlidir.

Çünkü takdir edilen emek, yeni başarıların önünü açar; öğrencinin kendisine, takımına ve kurumuna duyduğu güveni artırır.

O gün öğrencilerimizin yüzlerinde gördüğümüz mutluluk ve gurur, yıllar sonra bile hafızamızda yaşamaya devam etmektedir.

Aradan geçen zamanın ardından kendi evladımın mezuniyet törenine katılırken, geçmişte başarılarıyla gurur duyduğumuz öğrencilerimizi yeniden hatırladım.

Bir zamanlar üniversitemizin sporcu öğrencilerinin sevincine ortak olan bir yönetici olarak, bu defa kendi evladının mezuniyet mutluluğunu yaşayan bir baba olmanın heyecanını taşıdım.   YEDİ YIL SONRA YENİDEN AYNI ÇATI ALTINDA

2026 yılında yeniden İstanbul Ticaret Üniversitesinde bulunmak, geçmişte yaşadığımız günleri ve öğrencilerimizle birlikte kazandığımız başarıları hatırlamama vesile oldu.

Yedi yıl sonra üniversitenin mezuniyet törenine katılan ;bu defa eski bir yönetici olmanın yanında, mezun olan bir öğrencinin babası olarak girmek benim için son derece anlamlıydı.

Geçmişte binlerce öğrencinin sportif, kültürel ve sosyal hayatına katkı sunmaya çalışan bir görevliydim.

Bugün ise kendi evladının üniversite hayatını başarıyla tamamlamasına şahit olan gururlu bir babaydım.

İnsanın meslek hayatında hizmet ettiği bir kurumun, yıllar sonra aile hayatının da önemli bir parçasına dönüşmesi kolay rastlanan bir durum değildir.

Bu nedenle İstanbul Ticaret Üniversitesine yaptığım bu dönüş, benim için sıradan bir mezuniyet ziyaretinden çok daha fazlasıydı.

Geçmişte öğrenciler için taşıdığım sorumluluk ile bugün evlatlarım için duyduğum gurur, aynı üniversitenin çatısı altında birleşmişti.

KEP ATMA TÖRENİ VE ANLAMLI AİLE FOTOĞRAFI

Mezuniyet töreninin ailemiz açısından en güzel anlarından biri, gençlerimizin kep atma töreni oldu.

Mezun öğrencilerin arkadaşlarıyla birlikte keplerini gökyüzüne fırlattığı o an, yıllarca süren eğitim yolculuğunun coşkulu ve sembolik bir ifadesiydi.

Bu anlamlı günün ailemiz için güzel bir hatıraya dönüşmesinde İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektörümüzün, rektör yardımcılarımızın, bölüm başkanlarımızın ve üniversitemizin değerli hocalarının da önemli katkıları oldu.

Rektörümüz ve üniversite yönetiminde görev alan hocalarımız, gençlerimizin kep atma töreninde aile fotoğrafımıza katılabilmemiz için büyük bir samimiyetle yardımcı oldular.

Gösterdikleri yakınlık, ilgi ve nezaket, mezuniyet günümüzün anlamını daha da artırdı.

Üniversite yöneticilerimizin, hocalarımızın, mezun gençlerimizin ve ailelerin aynı karede buluşması yalnızca güzel bir fotoğraf ortaya çıkarmadı.

Aynı zamanda üniversite ile öğrenci, mezun ve aileler arasındaki gönül bağını görünür hâle getiren anlamlı bir hatıra oluşturdu.

O fotoğrafta yalnızca mezun olan gençlerimiz yoktu.

Onların yıllar süren emekleri, ailelerin fedakârlıkları, hocaların katkıları ve üniversitenin yetiştirdiği insanlar arasında kurduğu bağ da vardı.

Bu vesileyle aile fotoğrafımıza katılmamız için yardımcı olan rektörümüze, rektör yardımcılarımıza, bölüm başkanlarımıza ve bütün değerli hocalarımıza ailemiz adına teşekkür ediyorum.

Gösterdikleri yakınlık ve nezaket, bizler için unutulmayacak güzel bir hatıra olarak kalacaktır.

İNSANLIK VE AHLAK ÜZERİNE ANLAMLI BİR KONUŞMA

Törende beni özellikle etkileyen anlardan biri, geçmişten tanıdığım İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Rıdvan Şentürk Hocamızın öğrencilere yönelik konuşmasıydı.

İnsanlık, ahlak, sorumluluk ve eğitimin gerçek anlamı üzerine yaptığı değerlendirmeler oldukça kıymetliydi.

Üniversite eğitimi yalnızca diploma kazandıran bir süreç değildir.

Üniversitelerin temel görevlerinden biri de bilgili olduğu kadar ahlaklı, sorumluluk sahibi, vicdanlı ve topluma karşı görevlerinin bilincinde insanlar yetiştirmektir.

Bir gencin meslek sahibi olması elbette önemlidir.

Ancak sahip olduğu bilgiyi insanlığın, toplumun ve ülkesinin yararına kullanabilmesi daha büyük bir değer taşımaktadır.

Bilgi, ahlakla birleşmediğinde yalnızca teknik bir güce dönüşebilir.

Oysa üniversite eğitiminin gerçek değeri, bilgiyi insanlık yararına kullanabilecek bir şuur ve sorumluluk bilinci kazandırmasında ortaya çıkar.

Bu düşüncelerin bir mezuniyet töreninde gençlerimize hatırlatılması, programın anlamını daha da güçlendirdi.

Mezun olan gençlerimizin bilgili, ahlaklı, çalışkan ve sorumluluk sahibi insanlar olarak ülkemizin geleceğine katkıda bulunacağına inanıyorum.

SONUÇ: HİZMETTEN AİLE HATIRASINA UZANAN GÖNÜL BAĞI

Yedi yıl sonra İstanbul Ticaret Üniversitesinde yeniden bulunmak benim için hem duygusal hem de çok anlamlı bir tecrübe oldu.

Geçmişte görev yaptığım, öğrencilerimizin başarılarıyla gurur duyduğum ve çalışma arkadaşlarımızla birlikte önemli hizmetler gerçekleştirdiğimiz üniversitede, bu defa ikinci oğlumun mezuniyet sevincini yaşadım.

Bir oğlumuzun Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümünden, diğer oğlumuzun Medya ve İletişim Bölümünden, gelinimiz olan kızımızın da Hukuk Fakültesinden mezun olması ailemiz için büyük bir mutluluk ve gurur kaynağıdır.

Çocuklarının mezuniyetini görmek her anne ve baba için büyük bir gururdur.

Onların yıllar boyunca verdiği emeğin karşılığını aldığını görmek, geleceğe umutla baktıklarına şahit olmak ve bu sevinci ailece paylaşmak, Allah’ın anne ve babalara nasip ettiği en güzel mutluluklardan biridir.

İstanbul Ticaret Üniversitesi benim için yalnızca geçmişte görev yaptığım bir kurum değildir.

Öğrencilerimizin başarılarıyla gurur duyduğum, ailemizden üç evladın eğitim gördüğü ve mezun olduğu, meslek hayatımın ve aile hatıralarımın değerli bir parçasıdır.

Bu nedenle üniversitemizle kurduğumuz gönül bağının her zaman devam edeceğine inanıyorum.

YAZARIN STRATEJİK ANALİZİ

  •   , oluşturduğu değerler, mezunlarıyla kurduğu bağ, çalışanlarının emeği, kurumsal hafızası ve toplumun geleceğine sunduğu katkıyla ortaya çıkar.

Başarıların kişilere bağlı kalmadan kurumun ortak hafızasına ve çalışma sistemine dönüştürülmesi gerekir.

Çünkü kişiler değişebilir; ancak iyi kurulmuş bir kurum kültürü kuşaklar boyunca yaşamaya devam eder.

Üniversiteler öğrencilerine yalnızca mesleki bilgi kazandırmamalı; onları ahlak, sorumluluk, vicdan, çalışkanlık ve topluma hizmet bilinciyle de geleceğe hazırlamalıdır.

Mezuniyet törenleri de yalnızca diplomaların verildiği programlar değildir.

Bu törenler, öğrencilerin yıllarca süren emeklerinin, ailelerin fedakârlığının ve üniversitenin eğitim sorumluluğunun aynı anda görünür hâle geldiği özel anlardır.

Öğrencisini değerli hissettirerek mezun eden, mezunlarıyla bağını sürdüren ve geçmişte kendisine hizmet eden insanların emeğini kurumsal hafızasında yaşatan üniversiteler, yalnızca diploma veren kurumlar değil, güçlü bir gelecek inşa eden eğitim yuvaları hâline gelir.

YAZARIN NOTU

Bu yazı, yazarın 2016–2019 yılları arasında İstanbul Ticaret Üniversitesinde yürüttüğü Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı görevi sırasında edindiği kişisel bilgi, gözlem ve hatıraları ile 2026 yılı mezuniyet törenindeki aile tecrübelerine dayanmaktadır.

Yazıda yer alan sportif başarı, öğrenci ödüllendirmesi ve senato toplantısına ilişkin bilgiler, yazarın görev dönemine ait kişisel tanıklığı ve arşiv kayıtları esas alınarak aktarılmıştır.

Yaklaşık 60 öğrenci ifadesi, yazarın hatırladığı sayıya dayalı yaklaşık bir bilgidir.

BİLGİ VE GÖRSEL DAYANAĞI
  1. Yazarın 2016–2019 yılları arasında İstanbul Ticaret Üniversitesi Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı görevinde edindiği kişisel bilgi, gözlem ve hatıraları.
  2. İstanbul Ticaret Üniversitesi Senatosunda 2017–2018 döneminde gerçekleştirilen sportif başarı sunumuna ilişkin yazar arşivi görüntüleri.
  3. Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı bünyesindeki sporcu öğrencilerin kazandığı dereceler ve ödüllendirme programına ilişkin yazarın görev dönemi bilgileri.
  4. Yazarın ailesiyle birlikte katıldığı 2026 yılı mezuniyet törenindeki kişisel gözlem ve aile hatıraları.
  5. İstanbul Ticaret Üniversitesi yöneticileri, akademisyenleri, mezun öğrencileri ve ailelerinin yer aldığı mezuniyet ve kep atma törenine ait aile arşivi fotoğrafları.

GÖRSEL ALTI AÇIKLAMASI

Arşivden, 2017–2018 dönemi: İstanbul Ticaret Üniversitesi Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığının sporcu öğrencilerle birlikte elde ettiği başarıların üniversite senatosu huzurunda anlatıldığı toplantı.

GÖRSEL ALTI AÇIKLAMASI

2026 yılı mezuniyet töreninden: İstanbul Ticaret Üniversitesi yöneticileri, akademisyenleri, mezun gençlerimiz ve aile fertlerimizin kep atma töreninde bir araya geldiği anlamlı aile fotoğrafı
Kaynak: Cengiz Genç

Araştırmacı Yazar

Lisansüstü Araştırmacı – Stratejik Analist

 

 

Admin Ali Süzen
Sosyal Medya

Admin Ali Süzen

1953 yılında Edirne'de doğdu. İstanbul Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu. 11 yılı lise müdürlüğü olmak üzere 25 yıl öğretmenlik yaptı ve 2001 yılında Milli Eğitim Bakanlığı'ndan emekli oldu. Üniversite yıllarından beri hobi olarak çeşitli yerel ve ulusal basında köşe yazarlığı yaptı. İlk kitabı olan 'BAŞARI HİKAYELERİ' 14 Haziran 2018'de yayımlandı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.