Gündüz Demirhan Yazdı: 6 Şubat Depremini. Yeniden Değerlendirmek
6 Şubat Depremini. Yeniden Değerlendirmek
6 Şubat Depremini Ahbap, Babala TV ve hatta CHP ve AKP elitleri ekseninde değerlendirmek gerekirse söylenecek o kadar fazla söz var ki…
Kızılay, Ahbap’a çadır sattı mı?
Hayır… Yok öyle bir şey… Araştırın ve sonra itiraz edin. Kızılay’ın bir alt kuruluşu çadır üretiyor. Önce bunu bilmek gerekiyor. Aynı kurum Kızılay’a olduğu gibi diğer bütün yardım kuruluşlarına, fatura karşılığı çadır veriyor. Bu durumu Ahbap defalarca sitesinde açıklamış iken Babala TV ve CHP elitleri niye “Kızılay çadır sattı” diye algı yapıyor? Bunu doğru okumak gerekmez mi?
Bu algıda başrol oynayan Ahbap, Babala Tv ve CHP’ye yapılan operasyonu bir de böyle okumak lazım… Dahası, kaynağı belli olmayan paraya aracılık suçlaması eğer gerçek ise, daha vahimdir.
“Baraj patladı” deyip yolların kapanmasına sebep olup enkaz altındaki on binlerce insana ulaşılmasına engel olanlar cezasız mı kalsın. Bu vebalin dünyada hesabı sorulmasın mı? Belki de ilahi adaletin farklı bir yüzü tecelli ediyor. Bilmiyorum.
IBAN’ına 200 lira para geldiği için hukuki sorun yaşayanlar varken bu meseleye niye bu kadar sessiz kalındı? Aslında sorgulanacak çok ayrıntı var da… Eleştirmeye zamanım yok.
İHH bünyesindeki üst düzey yöneticilerin çoğunu tanıdım. Gönüllü olarak emeğim geçti. Milyar dolarlara hükmettiler ve çok büyük yardım projelerinde yer aldılar. Kara paraya bulaşmadan bu işler mümkün mü? Mümkün. Çok iyi biliyorum. Ama önce samimi insan lazım. Bunu da doğru okumak gerekiyor.
Yine 6 Şubat depremi ve bu defa AKP ekseninde düşünmek gerekirse neler söyleyebiliriz? Ahbap facisının dışında düşünürsek, AKP çok masum mu?
Mesela, 7143 sayılı Kanun ile 3194 sayılı İmar Kanunu’na Geçici 16. madde eklenmişti… Bu maddenin 10. Fırkası ne diyordu?
“Yapının depreme dayanıklılığı hususu malikin sorumluluğundadır.”
Murat Kurum 2017 yılında Erzurum’da yaptığı bir konuşmada 17 milyon başvuru beklediklerini söylemişti. 9 milyon başvuru gerçekleşti diye hatırlıyorum. Bir de bir miktar para telaffuzu vardı…
Vatandaşın sadece e-Devlet üzerinden yaptığı beyan ve fotoğraf yüklemesiyle Yapı Kayıt Belgeleri düzenlendi.
Depremde binlerce bina yıkıldı, 55 bin insan öldü ve binlerce müteahhit bu madde nedeniyle yargılanamadı. Belki de 2018 yılındaki üç kuruş para için hazırlanana bu kanun nedeniyle depremin hasarı bu derece büyük olmuştu.
Bütün bunların hesabını kim soracak? Bütün bu hesap, failleri Müslüman diye öbür dünyaya mı kalacak?
Bu tarz bir hatalı yasal düzenleme ile kara para aklama arasında, ne kadar farklılık olabilir? Kara paranın kaynağına zaten 20 yıl vergi muafiyeti getiren yasa tasarısı meclisten geçmedi mi?
Gerçekten bilen ve düşünen insanlar için sorulacak o kadar çok hesap var ki…
Cumhurbaşkanı Erdoğan bu olayların ne kadarının farkında olabilir? Bir insanın bütün bunların farkında olup müdahil olmasını beklemek de putperestliğin bir başka türü değil midir? Devlet zaten bütün organları sağlıklı
6 Şubat Depremini Ahbap, Babala TV ve hatta CHP ve AKP elitleri ekseninde değerlendirmek gerekirse söylenecek o kadar fazla söz var ki…
Kızılay, Ahbap’a çadır sattı mı?
Hayır… Yok öyle bir şey… Araştırın ve sonra itiraz edin. Kızılay’ın bir alt kuruluşu çadır üretiyor. Önce bunu bilmek gerekiyor. Aynı kurum Kızılay’a olduğu gibi diğer bütün yardım kuruluşlarına, fatura karşılığı çadır veriyor. Bu durumu Ahbap defalarca sitesinde açıklamış iken Babala TV ve CHP elitleri niye “Kızılay çadır sattı” diye algı yapıyor? Bunu doğru okumak gerekmez mi?
Bu algıda başrol oynayan Ahbap, Babala Tv ve CHP’ye yapılan operasyonu bir de böyle okumak lazım… Dahası, kaynağı belli olmayan paraya aracılık suçlaması eğer gerçek ise, daha vahimdir.
“Baraj patladı” deyip yolların kapanmasına sebep olup enkaz altındaki on binlerce insana ulaşılmasına engel olanlar cezasız mı kalsın. Bu vebalin dünyada hesabı sorulmasın mı? Belki de ilahi adaletin farklı bir yüzü tecelli ediyor. Bilmiyorum.
IBAN’ına 200 lira para geldiği için hukuki sorun yaşayanlar varken bu meseleye niye bu kadar sessiz kalındı? Aslında sorgulanacak çok ayrıntı var da… Eleştirmeye zamanım yok.
İHH bünyesindeki üst düzey yöneticilerin çoğunu tanıdım. Gönüllü olarak emeğim geçti. Milyar dolarlara hükmettiler ve çok büyük yardım projelerinde yer aldılar. Kara paraya bulaşmadan bu işler mümkün mü? Mümkün. Çok iyi biliyorum. Ama önce samimi insan lazım. Bunu da doğru okumak gerekiyor.
Yine 6 Şubat depremi ve bu defa AKP ekseninde düşünmek gerekirse neler söyleyebiliriz? Ahbap facisının dışında düşünürsek, AKP çok masum mu?
Mesela, 7143 sayılı Kanun ile 3194 sayılı İmar Kanunu’na Geçici 16. madde eklenmişti… Bu maddenin 10. Fırkası ne diyordu?
“Yapının depreme dayanıklılığı hususu malikin sorumluluğundadır.”
Murat Kurum 2017 yılında Erzurum’da yaptığı bir konuşmada 17 milyon başvuru beklediklerini söylemişti. 9 milyon başvuru gerçekleşti diye hatırlıyorum. Bir de bir miktar para telaffuzu vardı…
Vatandaşın sadece e-Devlet üzerinden yaptığı beyan ve fotoğraf yüklemesiyle Yapı Kayıt Belgeleri düzenlendi.
Depremde binlerce bina yıkıldı, 55 bin insan öldü ve binlerce müteahhit bu madde nedeniyle yargılanamadı. Belki de 2018 yılındaki üç kuruş para için hazırlanana bu kanun nedeniyle depremin hasarı bu derece büyük olmuştu.
Bütün bunların hesabını kim soracak? Bütün bu hesap, failleri Müslüman diye öbür dünyaya mı kalacak?
Bu tarz bir hatalı yasal düzenleme ile kara para aklama arasında, ne kadar farklılık olabilir? Kara paranın kaynağına zaten 20 yıl vergi muafiyeti getiren yasa tasarısı meclisten geçmedi mi?
Gerçekten bilen ve düşünen insanlar için sorulacak o kadar çok hesap var ki…
Cumhurbaşkanı Erdoğan bu olayların ne kadarının farkında olabilir? Bir insanın bütün bunların farkında olup müdahil olmasını beklemek de putperestliğin bir başka türü değil midir? Devlet zaten bütün organları sağlıklı çalışsın diye adalet ve yasalar yok mudur?
Her konuyu illa ki tek taraflı düşünmek zorunda mıyız?
Kaynak: Gündüz Demirhan
- Gündüz Demirhan Yazdı: 6 Şubat Depremini. Yeniden Değerlendirmek - Temmuz 21, 2026
- İdris Günaydın Yazdı: Emeklilere Çağrımdır - Temmuz 21, 2026
- Edirne Kulisi/M. Ali Terzioğlu Yazdı: Dağlı’lık Üzerine… - Temmuz 21, 2026

