Hikaye/Gülsevin Kuzu Yazdı: Son Bakış(Son)

SON BAKIŞ(Son)

Sacit Bey yıllarca mobilyacılık yaparak büyük bir başarı elde etmişti. Asıl işi olan mobilya sektöründe hâlâ güçlü bir düzeni vardı. Ancak tatlı işletmeleri için yaptığı büyük yatırım ve ardından yaşanan ihanet, bütün dengeleri değiştirmişti.
Yılların emeğiyle kazandığı birikim, yanlış insanların elinde eriyip gitmişti.
Şimdi tek amacı vardı:
Borçlarını kapatmak ve ailesini yeniden eski günlerine döndürmek.
Mobilya işinden gelen kazançla bir yandan borçları ödemeye çalışıyor, bir yandan da ayakta kalmaya uğraşıyordu.
Fakat işler artık eskisi kadar kolay değildi.
Tatlı dükkânları beklenen kazancı getirmiyor, aksine her geçen gün daha büyük bir yük hâline geliyordu.
Sonunda Sacit Bey zor bir karar aldı.
Tüm tatlı dükkânlarını kapattı.
Bu karar onun için kolay değildi. Çünkü büyük umutlarla açtığı işletmeler, geleceğe dair hayallerinin bir parçasıydı. Ancak daha fazla zarar etmemek için bu yolu seçmek zorundaydı.
Dükkânlarda çalışanların tazminatlarını ödedi.
Fakat bu ödeme de yeni bir borç anlamına geliyordu.
Yeniden bankadan kredi çekmek zorunda kaldılar.
Borçlar büyüdü.
Aylar boyunca ailece mücadele ettiler.
Bir yandan gelecek torunun heyecanı ve mutluluğu onlara güç veriyor, diğer yandan artan borçlar ve kaybettikleri düzen üzerlerinde büyük bir baskı oluşturuyordu.
Sacit Bey’in hayatında başka bir şey daha değişmişti.
Yıllardır sahip olduğu itibar…
Eskiden girdiği her ortamda karşılanan, sözü dinlenen, herkesin çevresinde olmak istediği Sacit Bey artık aynı ilgiyi görmüyordu.
Bazı insanlar onunla görüşmeyi bırakmıştı.
Bazıları ise hâlâ selam veriyor ama bakışlarında eski saygıdan farklı bir şey hissediliyordu.
Sacit Bey, insanların kendisine acıyarak baktığını düşünmeye başlamıştı.
Bu durum onu derinden yaralıyordu.
Çünkü hayatı boyunca güçlü görünmeye alışmıştı.
Kimseye muhtaç olmamış, kimsenin önünde eğilmemişti.
Şimdi ise geçmişte değer verdiği şeylerin birer birer elinden kaydığını hissediyordu.
Aylar hızla geçti.
Beklenen gün geldi.
Jale’nin bebeği dünyaya geldi.
Ev yeniden mutlulukla doldu.
Sacit Bey torununu ilk kucağına aldığında uzun süre gözlerini ondan ayıramadı. Onu sevdi, kokladı. Yıllardır unuttuğu bazı duyguları yeniden hissetti.
Aile büyük bir sevinç yaşadı.
Yakınları ziyarete geldi. Hediyeler getirildi, dualar edildi. Mevlit okutuldu.
O günlerde evde yeniden umut vardı.
Ancak Sacit Bey’in içinde kimsenin fark edemediği büyük bir yorgunluk vardı.
Yaşadığı kayıplar, uğradığı hayal kırıklıkları ve gelecekle ilgili endişeleri onu her geçen gün daha fazla içine kapatıyordu.
Eskiden sorunlarını çözmek için mücadele eden, herkese yol gösteren adam gitmiş; yerine sessizleşen, düşüncelere dalan biri gelmişti.
Kendisini dinleyecek, yargılamadan yanında olacak birine ihtiyaç duyuyordu.
Fakat bunu kimseye anlatamıyordu.
Bir gün Sacit Bey kızının evine geldi.
Jale’ye sıkıca sarıldı.
Torununu kucağına aldı, uzun uzun sevdi.
Onun kokusunu içine çekti.
Hale Hanım ve Jale, Sacit Bey’in bu hâlindeki farklılığı hissettiler.
İçlerinde bir huzursuzluk oluştu.
“Sanki bir yere gidiyormuşsun gibi davranıyorsun. Bir şey mi var?” diye sordular.
Sacit Bey gülümsedi.
“Yok, arkadaşlarla ava gideceğim.” dedi.
Sözleriyle onları rahatlatmaya çalıştı.
Evden çıkmadan önce ailesine son kez baktı.
Kızına, torununa ve eşine…
Belki de içinde kopan fırtınaları kimse görememişti.
Kapı kapandı.
O gün, aile için hayatlarının en acı günlerinden birinin başlangıcı oldu.
Kaynak: Gülsevin Kuzu

Admin Ali Süzen
Sosyal Medya

Admin Ali Süzen

1953 yılında Edirne'de doğdu. İstanbul Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu. 11 yılı lise müdürlüğü olmak üzere 25 yıl öğretmenlik yaptı ve 2001 yılında Milli Eğitim Bakanlığı'ndan emekli oldu. Üniversite yıllarından beri hobi olarak çeşitli yerel ve ulusal basında köşe yazarlığı yaptı. İlk kitabı olan 'BAŞARI HİKAYELERİ' 14 Haziran 2018'de yayımlandı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.