Hikaye/Zarife Yurt Akbaş Yazdı: Bir Ev Düşün…

Bir ev düşün…
Sabah çocuk kapıdan çıkıyor. Anne derin bir nefes alıyor:
“Okula gitti, kurtuldum.”
Aynı çocuk okul kapısından giriyor. Öğretmen içinden geçiriyor:
“Akşam olsa da kurtulsak.”
Çocuk gün boyu iki kapı arasında dolaşıyor.
Birinde yük, diğerinde kalabalık.
Kimse onu istemiyor gibi.
Kimse açıkça “git” demiyor belki ama kimse “kal” da demiyor.
İşte mesele burada başlıyor.
Bu çocuk aç değil.
Bu çocuk çıplak değil.
Bu çocuk cahil de değil.
Ama bu çocuk sahipsiz.
Sahipsizlik ne yapar?
Sahipsizlik çocuğu hemen bozmaz.
Önce sessizleştirir.
Sormaz
İtiraz etmez
Dikkat çekmez
Sonra yavaş yavaş şunu öğrenir;
“Ben olmasam da olur.”
Bu cümle yerleşti mi, gerisi çorap söküğü gibi gelir.
Aile neyi kaçırıyor?
Aile şunu zannediyor: “Çocuğum okulda, güvende.”
Hayır.
Çocuğun bedeni güvende olabilir ama zihni boşta.
Zihin boşta kaldığında:
Telefon doldurur
Algı doldurur
Kimlik satıcıları doldurur
Uyuşturucu doldurur
Radikal fikirler doldurur
Aile sonra şaşırır: “Biz nerede hata yaptık?”
Cevap acıdır: Çok erken rahatladınız.
Okul neyi kaybetti?
Okul artık çocuk için:
Merak edilen bir yer değil
Güvenilen bir yer değil
Dinlenilen bir yer değil
Okul, sadece:
Not
Sınav
Yoklama
Bu kadar.
Öğretmen yorulmuştur, evet.
Ama çocuk bunu bilmez.
Çocuk şunu hisseder:
“Bu adam da beni istemiyor.”
Bir çocuk iki yetişkinden de aynı hissi alırsa, üçüncü bir yere gider.
O üçüncü yer:
Sokak olabilir
Ekran olabilir
Çete olabilir
Para olabilir
Ama asla masum olmaz.
En büyük yanılgı
Herkes diyor ki: “Bizim zamanımızda böyle değildi.”
Evet, değildi.
Çünkü o zaman çocuk:
İsteniyordu
Fark ediliyordu
Birinin umurundaydı
Şimdi çocuk sadece yönetiliyor.
Yönetilen çocuk bağlanmaz.
Bağlanmayan çocuk savunmaz.
Savunmayan çocuk satılır.
Bir çocuk, istenmediği yerde ya kabalaşır ya kaybolur.
Bugün kabalaşanlar:
Öğretmen dövenler
Kuralla alay edenler
Bugün kaybolanlar:
Kimliksizler
Umursamazlar
“Bana ne” diyenler
Aynı hikâyenin iki sonucudur.
Bu çocuklar bozulmadı.
Bu çocuklar boş bırakıldı.
Ve boş bırakılan her alan, bir gün mutlaka başkası tarafından doldurulur.
Kaynak: Zarife Yurt Akbaş

Admin Ali Süzen
Sosyal Medya

Admin Ali Süzen

1953 yılında Edirne'de doğdu. İstanbul Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu. 11 yılı lise müdürlüğü olmak üzere 25 yıl öğretmenlik yaptı ve 2001 yılında Milli Eğitim Bakanlığı'ndan emekli oldu. Üniversite yıllarından beri hobi olarak çeşitli yerel ve ulusal basında köşe yazarlığı yaptı. İlk kitabı olan 'BAŞARI HİKAYELERİ' 14 Haziran 2018'de yayımlandı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.