Tefsir Dersleri/Oğulcan Doğan Yazdı: Gerçek Şükür Nedir? Nasıl Anlamalıyız ‘Şükür’ Kelimesini?

Gerçek Şükür Nedir? Nasıl Anlamalıyız ‘Şükür’ Kelimesini?
Kendime açık mektup:
Yine diline o ucuz, maliyetsiz kelimeyi doladın: “Çok şükür.”
Bunu söyleyince vicdanının yatışacağını, faturayı ödediğini sanıyorsun.
Rahata erdin, zihnin biraz toparlandı, işlerin biraz yoluna girdi ve hemen o sahte minnet konforuna sığındın.
Oysa Duha 11’deki o emir kafamın içinde yankılanıp duruyor:
“Rabbinin nimetini açığa çıkar / yaşat (fe-haddis).”

Kimi kandırıyorum?
Arapçadaki o kelime (haddis), oturup kuru kuruya teşekkür etmeyi değil; potansiyel olanı fiile dökmeyi, nimeti sahada somut bir eylemle güncellemeyi anlatıyor.
Ben ise ne zaman biraz ferahlasam, ne zaman elime bir imkân, bir kavrayış, bir güç geçse onu hemen kendi konfor alanımın kasasına kilitliyorum.
Sonra da iki güzel laf edip şükrettiğimi zannediyorum.
Bu şükür değil; bu, mülkiyet kibrini din diliyle aklamak.

Kendime sormaktan kaçtığım asıl soru şu:
Bana verilen bu idrak, bu zihin açıklığı, bu imkânlar kimin işine yaradı?
Hangi dağılmış insanın yükünü hafiflettim?
Hangi yolunu kaybetmişe fener oldum?
İçeride tuttukça çürüyen bir bilgiyle, sadece kendi derdime yonttuğum bir ferahlıkla ancak narsist bir dindarlık inşa ederim.
Bir nimetin şükrü lafla ödenmez; o nimetin üzerinde hak iddia etmeyi bırakıp onu başkalarının açlığına sunarak ödenir.

Artık kelimelerin arkasına saklanmayı bırakıyorum.
Yaratıcı benden edebiyat değil, temas bekliyor.
Eğer dün yerdeyken bugün ayağa kaldırıldıysam; bu benim şahsi zaferim değil, ödemem gereken ağır bir ahlaki borçtur.
Dilimdeki “şükür” lafını susturup elimdeki nimeti sahaya sürmedikçe, kendimi kandırmaktan öteye geçemem.
Nimet vitrin süsüm değil; sahada kanıtlamak zorunda olduğum tek sorumluluğumdur.
Bir soru-Bir Cevap:
Emre Akgun;
Şükür gerçekten ne?muazzam bir şey olmalı,Süleyman (a.s)bu Rabbimin lütfundandır,şükredecekmiyim yoksa nankörlük mü edeceğim dediğinde nasıl şükür etti?Bir de hamd,klasik şuna hamd edilir edilmez oturmuyor. açıklamaları cennette son kelime elhamdülillahi Rabbil alemin.Kuran da en başa alınmış.Merakla bekliyorum tefekkürlerini..
Oğulcan Doğan;
Çünkü bu iki kavramın içi geleneksel ezberlerle boşaltıldığı için zihin haklı olarak tatmin olmuyor. Arapçada şükür; devenin bol su içip memelerinin sütle dolup dışarıya taşmasıdır. Yani sana giren bir imkânın, bilginin, gücün dışarıya fiili bir eylem olarak taşmasıdır. Zıddı olan küfür ise örtmek, tohumu toprağa saklamak, yani nimeti kendine kasalamaktır.
Kaynak: Oğulcan Doğan

Admin Ali Süzen
Sosyal Medya

Admin Ali Süzen

1953 yılında Edirne'de doğdu. İstanbul Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu. 11 yılı lise müdürlüğü olmak üzere 25 yıl öğretmenlik yaptı ve 2001 yılında Milli Eğitim Bakanlığı'ndan emekli oldu. Üniversite yıllarından beri hobi olarak çeşitli yerel ve ulusal basında köşe yazarlığı yaptı. İlk kitabı olan 'BAŞARI HİKAYELERİ' 14 Haziran 2018'de yayımlandı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.