M. Ali Terzioğlu Yazmadı/Edirne Kulisi: Bu Adamdan Politikacı Olmaz!
Birkaç gün önce yazdığım “Bu Adamdan Politikacı Olmaz!” Başlıklı Edirne Kulisi yazım, çok beğenildi, çok ta okundu. Amma…
“O tür bir yazı öyle yazılmaz böyle yazılır!” diyen ve hiç üşenmeden aşağıdaki satırları yazan dostum da oldu: Cengiz Genç…
Sağ olasın Cengiz Genç Bey! Ellerin dert görmesin.
Buyurun Sevgili Okurlarım, Cengiz Genç Beyin muhteşem Edirne Kulisi yazısını hep birlikte okuyalım:
BU ADAMDAN POLİTİKACI OLMAZ!..
Sevgili dostlar,
Bugün ne siyaset konuşacağız ne ekonomi…
Bugün biraz tebessüm edelim.
Çünkü memleketin gülmeye de ihtiyacı var.
Size yıllardır birlikte yol yürüdüğüm dostum Ali Süzen’den söz edeceğim.
Kendisine yıllardır aynı cümleyi söylerim:
“Ali Bey, sizden politikacı olmaz.”
Her defasında da yüzüme bakıp gülümser:
“Niye Cengiz Bey?”
Ben de cevabı yapıştırırım:
“Çünkü sen doğruyu yanlış zamanda bile söylüyorsun!”
Politikacının en büyük sermayesi bazen susmaktır.
Ali Süzen’in en büyük sermayesi ise konuşmaktır.
Üstelik tam konuşulmaması gereken anda…
⸻
Geçen gün yine düştük yollara…
Sabah namazını kıldık.
Çayımızı içtik.
“Bugün sakin geçer.” dedik.
Meğer bu cümleyi kurarak kaderi kışkırtmışız!
İlk durağımız bir kamu bankası…
TC kimlik numarasıyla sıramızı aldık.
Ekrana bakıyoruz…
Kapıya bakıyoruz…
Görevliye bakıyoruz…
Görevli bize bakmıyor!
Meğer beklediğimiz müşteri temsilcisi başka, çağrılacağımız masa bambaşkaymış.
Ben işi anlamaya çalışırken Ali Bey’in yüzüne baktım.
Yüzü, kaynayan çaydanlık gibi…
Biraz sonra buhar çıkacak.
Dayanamadı:
“Evladım,” dedi,
“Ben banka kredisi istemiyorum.
Sadece hangi masaya gideceğimi öğrenmek istiyorum.”
Oradakiler hafif tebessüm etti.
Ben ise “Şimdi başlıyoruz…” dedim içimden.
Sonunda işimiz bitti.
Ama Ali Bey’in adalet terazisi hâlâ tartıyordu.
“Bak Cengiz Bey,” dedi,
“Paranın faizi olur da zamanın faizi olmaz.
Kaybedilen yarım saatin telafisi yok.”
Doğrusu…
Bu cümleyi not defterime yazdım.
⸻
Oradan çıktık.
Bu defa bir siyasi partinin il başkanlığına uğradık.
Milletvekili sosyal medyadan davet etmiş:
“12.00 ile 17.00 arasında çayımızı paylaşalım.”
Ne güzel…
Biz de davete icabet ettik.
İçeri girdik.
Çay yok.
Vekil yok.
Sohbet yok.
Beklemek serbest!
Görevliye sorduk.
“Toplantıda.”
Peki…
Bekledik.
Biraz daha bekledik.
Çay da gelmeyince Ali Bey bana eğildi:
“Cengiz Bey!…”
“Buyurun.”
“Galiba çay bizi bekliyor…
Biz çayı beklemiyoruz.”
Gülmemek için dudaklarımı ısırdım.
Bir süre sonra görevli hanımefendiye,
“Mümkünse bir çay alabilir miyiz?” dedik.
Nazikçe cevap verdi:
“Görevli arkadaş öğle arasında.”
Ali Bey derin bir nefes aldı.
Tam konuşacak…
Ben kolundan tuttum.
“Ali Bey…” dedim.
“Ne oldu?”
“Çayı boş ver…
Tansiyonun düşmesin.”
O ise gülerek:
“Benim tansiyonumu çay değil…
Plansızlık yükseltiyor.”
İşte buna ben de güldüm.
⸻
Eve dönerken kendi kendime düşündüm.
Ben bu adama boşuna “Politikacı olamaz.” demiyorum.
Çünkü politikacı bazen sözü dolaştırır.
Ali Bey ise sözü navigasyonsuz söyler.
Politikacı bazen beklemeyi sever.
Ali Bey ise beklemeyi yalnızca kırmızı ışıkta kabul eder.
Politikacı bazen “İdare edelim.” der.
Ali Bey ise “Düzeltelim.” der.
Belki bu yüzden siyasette çok rahat edemez.
Ama dostlukta, insanlıkta ve gazetecilikte hep aynı çizgide yürür.
İnsan bazen doğruları söylemenin de bir bedeli olduğunu görüyor.
Ama doğruluktan vazgeçmenin bedeli daha ağır.
Allah dostluğumuzu daim etsin.
Hayat bazen insanı güldürür, bazen düşündürür.
Biz de yaşadıklarımızı tebessümle anlatmaya devam edelim.
Çünkü güler yüzle yapılan bir eleştiri, kızgınlıkla yapılan on eleştiriden daha çok iz bırakır.
Kalın sağlıcakla
Kaynak: Cengiz Genç
- Cengiz Genç Yazdı: 2026 NATO Zirvesinin Ardından Stratejik Analiz - Temmuz 9, 2026
- M. Ali Terzioğlu Yazmadı/Edirne Kulisi: Bu Adamdan Politikacı Olmaz! - Temmuz 9, 2026
- Sadeddin Özgür Yazdı: Kazan da Nasıl Kazanırsan Kazan! - Temmuz 9, 2026

