Mahmut Çetin Yazdı: Devlet Bahçeli Nereye Koşuyor?

#DevletBahçeliNereyeKoşuyor?

Bugün Türkiye’de siyaset, sadece sandık sonuçlarıyla ya da ekonomik parametrelerle açıklanamayacak kadar derin bir kimlik ve sadakat sınavından geçiyor.
Sosyal medyanın dehlizlerinde, kahvehanelerde ve en önemlisi de bu ülkeyi sırtında taşıyan sessiz çoğunluğun sinesinde biriken kabarma, önceki gün yazdığımız;
“Ak Parti Yol Ayrımındadır!” başlıklı yazımızın, ortalamanın 20 katına ulaşan bir etkileşim patlamasıyla yüzeye vuruyor!
Bu bir köpük değil; bu, tabanın kendi seçtiği iradeye verdiği sert ve net bir muhtıradır!

Düşündük de;
Bizim gibi sosyal medyada sayılı takipçisi olan sıradan birinin yazdığı yazı..
Ulusal medya platformlarında, tanınmış yazarlardan birinin imzasıyla yayınlanmış olsaydı neler olurdu?
Her neyse..

Bakın;
Seçmen, AK Parti’ye ve Cumhur İttifakı’na çok açık bir dille haykırıyor!

Ne diyor?

“Biz sizi buraya, köşe başlarında nöbet tutanların rüzgarına göre yelken açasınız diye değil;
O köşe başlarını milletin kadim değerleriyle tahkim ediniz diye getirdik!” diyor!

Ancak tam da bu sosyolojik ruhun korunması gereken yol ayrımında, Ankara’nın karanlık dehlizlerinde öyle bir hamle yapılıyor ki, tabanın hafızası adeta bir fay hattı gibi çatırdıyor!

“Sırça Köşklerin İmtiyazı Ve Kamu Vicdanı”

Rahmi Koç’un;
Bu Toprakların Asli Unsurları Olan, Kürt kadınlarını ve Anadolu insanını hedef alan o sözde fıkrası, sıradan bir “dil sürçmesi” ya da “mizah” olarak geçiştirilemeyecek kadar iğrençti!
#NefretleKınıyoruz!

Sayın Binali Yıldırım’ın bu çirkefliğe gülmesini ani bir refleks olarak kabul ediyoruz ama, bir özür açıklaması yapıp yapmadığını bilmiyoruz!

O fıkra, fildişi kulelerden Anadolu’ya bakışın,
Bu milleti yıllarca “göbeğini kaşıyan adam” olarak gören o eski, jakoben zihniyetin bilinçaltı parlamasıdır!

Millet bu terbiyesizliğe karşı infial halindeyken, Adalet Bakanlığı’nın yasal süreçlere işaret eden açıklamalarına rağmen, sahneye ezberleri bozan bir akıl çıkıyor;
“Devlet Bahçeli”

Milliyetçi muhafazakar tabanın;
“Devletin Sigortası” olarak gördüğü Bahçeli’nin, hukukun üstünlüğünü ve kamusal vicdanı adeta yok sayarak Rahmi Koç’a bir “Koruma Kalkanı” sunması, sadece bir siyasi hata değil, tabanın ruhunda açılmış derin bir gediktir!
Şimdi sokak haklı olarak soruyor;
“Sahi, Devlet Bahçeli Nereye Koşuyor?”

Devlet Bahçeli’nin bu hamleleri bir stratejinin parçası olabilir,
Açıklanmasında sakınca da olabilir..

Diyelim ki Sayın Bahçeli’nin yürüttüğü proje devlet açısından gerekli görülen büyük bir stratejinin parçasıdır.
Peki devlet, milleti ikna etmeden böyle bir projeyi ne kadar sürdürebilir?

“Sermayenin Gizemli Tarihi”

Anadolu insanının hafızası diridir!
Takipçilerimizin de hatırlattığı gibi, bu ülkenin sermaye tarihi hiçbir zaman sadece ticaretten ibaret olmamıştır!

1970’lerden Gezi Parkı’na, Divan Oteli kapılarından bugünkü Otokoç kurşunlamalarına uzanan o gizemli hat, milletin zihninde hep aynı şüpheyi doğuruyor;
“Bu kurşunlamalar ve kaos denemeleri, Anadolu insanına duyulan o gizli nefretin ve tarihsel hesaplaşmanın üzerini örtmek için sahnelenen birer tiyatro mudur?”

Tarihin karanlık sayfalarını karıştırın;
Vehbi Koç’un cenazesinin kaçırılmasından tutun, ailenin soy ağacına dair;
“Haim Nahum” rüzgarlarına kadar uzanan o derin komplo teorileri bugün artık birer dedikodu değil, sosyolojik birer güvensizlik anıtıdır!
Ulusal egemenlik anlaşmalarının gölgesinde büyütülen, bu milletin alın teriyle devasa servetlere ulaşan ama asla bu milletin değerleriyle barışmayan bir elitist yapı, bugün nasıl oluyor da milliyetçi siyasetin şemsiyesi altında yer alabiliyor?

Dayımız kaldırıyor başını, gözlerimizin içine içine bakarak;
Net yazalım evlat, bak tane tane soruyorum;

“Bir;
Türk halkının böylesine derin bir nefret ve öfke beslediği bir ismi, adalet karşısında zırhla kaplamak..
Bu aziz millete, onun adalet duygusunu gözardı etmek değil midir?”

“İki;
Daha önce Ali Koç ile kapalı kapılar ardında yapılan, içeriği millete açıklanmayan o özel görüşmenin şifreleri neydi?”

“Üç;
Geçtiğimiz günlerde gerçekleşen o meşhur Rahmi-Ali Koç ve Bahçeli üçlü zirvesinde hangi “derin” mutabakatlar sağlandı?”

“Dört;
Adalet mekanizması tam da işleyecekken, Bahçeli’nin yargıya yön veren o çıkışı,
Koç ailesiyle siyasetin tepesi arasında kurulan açıklanmasında sakınca olan bir köprünün ilanı mıdır?”

Dayımızın sorularından sonra;
Büyük Resimde Neler mi Gözüküyor?

“Ali Koç’la ilgili Cumhurbaşkanlığı Senaryoları”

Kulislerde fısıldanan, derin komploların merkezine oturan o iddia artık yüksek sesle konuşulur oldu!
Ve Koç-Bahçeli görüşmeleriyle ilgili olarak;
“Ali Koç’un Cumhurbaşkanlığı Adaylığı mı Pişiriliyor?” sorusu gündem olmasa da, soru şeklinde bir köşede beklemede!

Biz biliriz ki;
Devlet Bahçeli, Devlet Aklı’nın Sahadaki Sesidir!
Bir Şey Söylediyse Mutlaka Arka Planında Devlet Aklı Vardır!
Ancak kabul etmek gerekir ki;
Bu millet, Devlet Aklı’na Bile Soru Sorabilecek Feraset Düzeyine Ulaşmış Bir Millettir!

Türkiye’nin En Büyük Sermaye Gücü ile ‘Siyasetin Kurucu Aklı’ Arasında, Geleceğin Dizaynı İçin Milletin Gözü Önünde Bir Proje Sürecine Girildiyse?

Vatansever-Milliyetçi Kitle Şöyle Bir Manifesto Ortaya Koyacaktır;
“Bu Milletin Mukaddes Değerleri ve Dînî Hassasiyetleri Kimselerin Masasında Meze Edilemez?”

Kaynak: Mahmut Çetin

Admin Ali Süzen
Sosyal Medya

Admin Ali Süzen

1953 yılında Edirne'de doğdu. İstanbul Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu. 11 yılı lise müdürlüğü olmak üzere 25 yıl öğretmenlik yaptı ve 2001 yılında Milli Eğitim Bakanlığı'ndan emekli oldu. Üniversite yıllarından beri hobi olarak çeşitli yerel ve ulusal basında köşe yazarlığı yaptı. İlk kitabı olan 'BAŞARI HİKAYELERİ' 14 Haziran 2018'de yayımlandı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.